Necip Fazıl Kısakürek’in Astrolojik Karakter Analizi

0
623

“Bir mısrası Türk milletini ihya etmeye yeter.” Daha önce hiç kimse için söylenmemiş bu övgünün ve “Şairler Sultanı” unvanının sahibi Necip Fazıl Kısakürek, 26 Mayıs 1904’te İstanbul’da büyük bir konakta doğdu. Çocukluk yılları büyük babasına ait Çemberlitaş’taki bu konakta geçti. Birçok şiirinin ana imajını ve ruhî kaynağını teşkil eden bu konakta geçen çocukluk yıllarından şöyle söz edecektir: “Yakıcı bir hayal kuvveti, marazi bir hassasiyet, dehşetli bir korku…”
Gerçekten de Necip Fazıl’ın 1. evinde Mars’la birleşen Güneş’inin de işaret ettiği gibi; çocukluk yılları hastalıklarla, kız kardeşi ve …

 

H. KÜBRA ERGİN
hkubraergin@yahoo.com

 

“Bir mısrası Türk milletini ihya etmeye yeter.” Daha önce hiç kimse için söylenmemiş bu övgünün ve “Şairler Sultanı” unvanının sahibi Necip Fazıl Kısakürek, 26 Mayıs 1904’te İstanbul’da büyük bir konakta doğdu. Çocukluk yılları büyük babasına ait Çemberlitaş’taki bu konakta geçti. Birçok şiirinin ana imajını ve ruhî kaynağını teşkil eden bu konakta geçen çocukluk yıllarından şöyle söz edecektir: “Yakıcı bir hayal kuvveti, marazi bir hassasiyet, dehşetli bir korku…”
Gerçekten de Necip Fazıl’ın 1. evinde Mars’la birleşen Güneş’inin de işaret ettiği gibi; çocukluk yılları hastalıklarla, kız kardeşi ve büyük babasının ölümü gibi acı olaylarla geçmişti. Hastalıkları gibi, yaramazlık seviyesi de yüksek ateşle seyreden küçük Necip, belki biraz oyalanır diye kitap okumaya yönlendirilmişti. Necip Fazıl’ın ömrünün geri kalanında da Mars’ın yakıcı heyecanından ve hararetinden bir şey kaybetmediğini görüyoruz.

Doğum Haritasında Kendini Gösteren Güzel Söz Söyleme Yeteneği
İfade yeteneğinde, eskiden beri hatiplerin burcu sayılan, söz güzelliği ve zihinsel kabiliyet göstergesi İkizler burcu çok belirgindir. Yazarlık ve hitabet özellikleriyle birlikte melankoli eğilimi de, Güneş’inin ruhsal ve zihinsel güç işareti olan Hyades sabit yıldızıyla birleşmesine çok uyumludur. Doğum anlarında Güneş’in bu gibi sabit yıldızlarla birleşmesi, sıradışı şahsiyetlerin ayırt edici özelliklerindendir.
İfadelerindeki etkileyici güzellik ve ahengin Merkür’ün estetik ve sanat burcu olan Boğa’da, bu burçta iyi yerleşmiş Venüs’le birleşmesine uygun olduğunu görüyoruz. Özellikle şöhret ve toplumsal saygınlık evi olan 10. evindeki Kova’da iyi konumlanmış Satürn’le açılı olması, “söz güzelliğiyle kısa zamanda dikkat çekmesi” şeklinde tezahür etmişti. Gerçekten de şairliğe ilk adımını çok gençken, henüz on yedi yaşında iken, annesinin arzusuyla attı ve ilk şiirleri zamanın önde gelen dergilerinde yayınlandı. Özellikle Paris dönüşü yayımladığı Örümcek Ağı ve Kaldırımlar adlı şiir kitapları onu çok genç yaşta çağdaşı şairlerin önüne geçirerek edebiyat çevrelerinde büyük bir  hayranlık  ve  heyecan  uyandırdı.
Sanatkarların birçoğunda olduğu gibi, Necip Fazıl’ın da hayatında bir savrukluk dikkati çeker. Hayatında İkizler burcunun genel eğilimi olan “usanma, fikir değiştirme, yarım bırakma” davranışının izlerini görmek mümkün. Fakat bu bıkıp usanmasının da temelinde yatan zehir gibi zekası, çoğu zaman ona uzun uzun çalışmasına gerek bırakmayan başarılar getirmişti. Mesela, Avrupa’ya tahsile gönderilecek ilk talebe grubu için açılan imtihanda gösterdiği başarı neticesinde okulunu resmen tamamlamış sayılıp Paris’e gönderildi. Edebiyat Fakültesi felsefe bölümünde başladığı eğitimine Sorbon Üniversitesi Felsefe bölümünde devam etti. Şiirinde ve eserlerinde de aldığı felsefe eğitiminin izleri hissedilebilir.

Kolay Sarsılan Hassas Ruh
Necip Fazıl’ın hayatında, doğum haritasındaki hava üçgeninin işaret ettiği entelektüel sorgulayıcılığı ve sosyal cesareti çok net görürüz. Özellikle alaycı ifadeleri, kolay sarsıntıya düşen hassas ruh hali ve bilhassa gençlik döneminin bohem yaşantısıyla tam bir havai meşreptir. Çocukluğunda kendisine telkin edilen manevi değerlerle çatışan bu hayat, gerek Paris’te öğrencilik yıllarında, gerek daha sonra Babıali’de sürüklendiği savrukluk çağıdır. Ancak özellikle birinci evindeki devrimcilik göstergesi Plüton, zor da olsa dönüşmeye ve acıtıcı da olsa gerçeklerle yüzleşmeye zorlayıcı bir ruh haline işaret eder.

Otoritelere Kafa Tutan Asi Bir Benlik
Necip Fazıl, gazetelerde köşe yazarlığı yaptı ve oldukça başarılı oldu. 2. Dünya Savaşı’nın çıkacağı yönündeki görüşü, Babıali’nin önde gelen yazarlarına; “Bu adam ne derse çıkıyor!..” dedirtti. Ankara Devlet Yüksek Konservatuarı’na hoca olarak tayin edilmiş ancak yine; “bu profesörlük işinin trenlerde kondüktörlüğe döndüğünü” ileri sürerek onu da bırakmıştır.
Heyecanlı, inançlı ve içinde bulunduğu topluma karşı kendini sorumlu hisseden şair, kendi özünde yaşadığı dönüşümü toplumda da gerçekleştirme arzusuyla yanmaktadır. Bu amaçla 36 yıl boyunca bin bir sıkıntıyla çıkardığı “Büyük Doğu” dergisinin yayınına başlar. Fakat ateşin mizacı rahat durmamakta, cemiyet yaralarına ısrarla parmak basmaktadır. Bu sebeple dergisi defalarca kapatılır, toplatılır; kendisi de tutuklanır. Necip Fazıl’ın otoritelerle geçimsizliği ve manasız sınırlamalara kafa tutuşu, 10. evinin girişindeki Chiron gezegeninin anlamıyla gayet uyumludur.
80 yaşında vefatı sırasında dahi hakkında mahkumiyet kararı bulunan şair; çektiği sıkıntıların sonrasında ölümsüz bir abide şahsiyet olarak gönüllerde yer etmiştir.

 

bu yazılarda ilginizi çekebilir:

 

1 Bir Anadolu Şövalyesi : Sakıp Sabancı
2 Steve Jobs Stanford Konuşması Hazin Öyküsü
3 IMMANUEL KANT
4 Yeni çağ filozofları
5 ANTİKÇAĞ FİLOZOFLARI
6 DÜNYANIN NABZINDA ATAN LİDER “ATATÜRK”
7 Suavi Kemal Yazgıç: Baba olana kadar babama bakışım farklıydı
8 Cahit Koytak’ın Babalığı
9 Gücünü Gökyüzünden Alan Bir Türk: Uluğ Bey
10 Hürrem Sultan Kimdir?
11 Sezai Karakoç Kimdir?
12 Cahit Zarifoğlu’nun hayatı ve şiirlerinden örnekler;
13 Cahit Zarifoğlu (1940-1987)
14 Cahit Zarifoğlu Kimdir?
15 Yedi Güzel Adam tam olarak kimler?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız