Ziyaretler ve Zaman

0
352

Ziyaretler ve Zaman

Sadece iletişimde bulunmak, özellikle konuşukluk etmek için yaptığı­mız iştir, ziyaret. Ve birçok “başarmak sevdasına tutkun” insan bu işi zararlı bulur. Çünkü, o insanların iletişmek ve konuşukluk konuları, madde ile ölçülen sonuçlar anlamındaki başarı çerçevesindedir. Birçok insan için ise yaşadıkları filmin üzerlerine düşürdüğü roldür, ziyareti doğuran şeyler. Ve bu iki tür insan için bu iş, seçimlik bir iş değildir. Zorunlu bir iştir. Ziyaret etmek de ziyaretçi kabul etmek de böyledir onlara göre.

Bir bakıma haklı saymalı onları. Zira birçok ziyarette biraraya gelmiş insanların konuştuğu şeyleri şöyle bir gruplasanız ve her gruba giren alt grupları çıkarsanız bulacağınız sonuç; onları konuşmak için biraraya gelmelerine gerek olmadığıdır. Zaten biraraya gelmek çabası göstermedikleri zaman da konuşulan şeyleri konuşmuşlardır. Hem hiç­bir fark, derinlik, çeşitlilik olmadan konuşmuşlardır. Haliyle böyle bir ortama girmenin seçme tarafı olması beklenemez, olsa olsa zorunlu­luktan girilebilir çünkü.

Sokrat demiş. “Hiçbir konuda fikrim yoktur. Konuştukça fikir sahibi oluyorum”. İşte ziyaretlerin sebebi bir seçme olmayıp zorunluluk olsa bile ziyaretlerine böyle bir yaklaşım katabilir insanlar. Sonra, iletişmenin ve konuşukluk etmenin somut bir faydası, karşılıklı ikram edilen somut bir sonucu bulunamasa bile “kalpten kalbe giden bir yol bulmak” şeklinde sonuçlanması gözetilebilir. Ziyaretlerimiz, birbiri­mizle dostça ilgilenmeye fırsat olarak görülebilir. Fakat bu fırsatı bir sohbet şeklinde idrak etmekle yakalamış olacağımıza dikkat kesilmeli­yiz. Bir sohbet de katılımcılarının bir konu hakkında ne düşündükle­rini beyan etmeleri, bir konunun içerdiklerini ve içermediklerini be­lirlemeleri, bir konunun nasıl sonuçlar içerdiğini veya doğurduğunu aramaları maksadıyla gerçekleşen konuşukluktur. Ancak bu sayede sohbet olabilir o ziyaretler.

Japonlar, sırf soyut şeyleri konuşarak, o konuları karşılıklı konuşarak doldurdukları vakitler kararlaştırır ve bir araya gelirler imiş. Bu adeti, ilk duyduğumda, bir okuma konusundan başka bir okuma konusuna yönelerek zihni dinlendirme yöntemine benzetmiştim. Ziyaretlerimizi, bize bu imkanı tekrar kazandıracak kuvvet sahibi edebilirsek, ille de şahit olup ille de içinde yer alıp ancak tecrübe edebileceğimiz olaylara bizi hazırlar, idmanını yaptırır.

 

 

Yazan: Tahsin Yılmaz Kaynak: AKİS KİTAP

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız