Hayatı Bir Çiçek Gibi Büyütün

0
345

Gül, günden güne sararıp soluyordu. Nicedir ne yüzüne bakan vardı, ne de onunla ilgilenen… Boynunu bükmüş, çaresizce bekliyordu. Zaten yapabileceği başka bir şey de yoktu. Oysa ne hayalleri vardı…
Bu eve gelirken iyi bakılacağını, daha da serpilip güzelleşeceğini ümit ediyordu. Önce onunla ilgilenmişlerdi ama uzun zamandır tüm ev halkı kendi işine dalmış, onu kimse hatırlamaz olmuştu. Unutmak mıydı, ihmal miydi, önemsememek miydi! Sebep her ne olursa olsun, ilgisizlik affedilecek şey değildi. Madem ilgilenmeyeceklerdi, ne diye getirmişlerdi ki onu buraya? Daha ne kadar dayanabilecekti bu ilgisizliğe?
Balkonun en güzel köşesini ayırmışlardı ona. Güzel bir saksısı vardı …

 

AYŞEGÜL AKGÜL
ay_akgul@yahoo.com.tr

 

Gül, günden güne sararıp soluyordu. Nicedir ne yüzüne bakan vardı, ne de onunla ilgilenen… Boynunu bükmüş, çaresizce bekliyordu. Zaten yapabileceği başka bir şey de yoktu. Oysa ne hayalleri vardı…
Bu eve gelirken iyi bakılacağını, daha da serpilip güzelleşeceğini ümit ediyordu. Önce onunla ilgilenmişlerdi ama uzun zamandır tüm ev halkı kendi işine dalmış, onu kimse hatırlamaz olmuştu. Unutmak mıydı, ihmal miydi, önemsememek miydi! Sebep her ne olursa olsun, ilgisizlik affedilecek şey değildi. Madem ilgilenmeyeceklerdi, ne diye getirmişlerdi ki onu buraya? Daha ne kadar dayanabilecekti bu ilgisizliğe?
Balkonun en güzel köşesini ayırmışlardı ona. Güzel bir saksısı vardı, ama mutlu değildi; çünkü suyunu vermeyi ihmal ediyorlardı. Susuz hayat olur muydu hiç? Susuzluğa nasıl  dayanılırdı ki?
Yediveren gülü deniyordu ona. İyi bakıldığı takdirde goncaları açılacak, etrafa pembe gülücükler dağıtacaklardı. Ama… Ah şu ihmâlkarlık yok muydu!
Ne hüzünle boynunu bükmesi, ne içli içli ağlaması kâr ediyordu. Dili yoktu ki feryat edip hâlini anlatabilseydi! Ne olurdu bir hâlini soran, suyunu veren olsaydı! Ne güzel bir evdi burası oysa… Ne güzel eşyaları vardı… Ama huzur eksikti burada; sevgi, şefkat eksikti. Bunlar olmadan yaşanır mıydı!
Bir gün… Onu ihmal ettiklerini hatırladılar ve koşup yanına vardılar, ama kurumuştu artık. Hatalarını anlamış olsalar da ne gül eski hâline gelebilirdi, ne de geçen zaman geri getirilebilirdi.

Çiçekleri Zamanında ve Yeteri Kadar Suluyor musunuz?
Annemle babam bir süre evvel seyahate çıktılar. Annem giderken her zamanki gibi tembih etti: “Çiçekleri sulamayı unutma! Sık sık topraklarına bak, kurumuşsa su ver!”
Anneme tamam dedim, ama ben, -çeşitli meşguliyetlerden dolayı zihnen yorgun olduğumdan olsa gerek- çiçekleri unuttum. Ne zaman ki çiçekler boyunlarını bükmeye başladılar, ben “Eyvah!” dedim, “Çiçekleri sulamayı unuttum, ihmal ettim.”
Çiçeklerle konuşmak gerekir derler. Çiçeklerle konuşarak onlara sevgi göstermek gelişmelerini sağlarmış. Annem de çiçekleriyle sanki karşısında küçük çocuğu varmış gibi konuşur, onları severdi.
Ben de çiçekleri ihmal ettiğim için hâliyle kendimi suçlu hissettim ve onlarla konuşmaya başladım. “Canlarım benim! Size su vermeyi unuttum, boynunuzu bükmenize sebep oldum, bunun için de sizden çok özür diliyorum. Bundan sonra daha dikkatli olup sizi ihmal etmeyeceğim.”
Bir kâğıda “Çiçekleri zamanında ve yeteri kadar sula!” yazdım ve görebileceğim bir yere koydum.
“Çiçeklerle de konuşulur mu hiç?” demeyin. Çiçeklerden de özür dilenir mi hiç diyorsunuz belki de. Ben, insanın kalbini rahatlıkla kıran veya çeşitli sebeplerle üzüntü, sıkıntı veren, sonra da gönül alıp özür dilemek yerine umursamaz bir tavır takınan, ya da hem suçlu hem güçlü tavrıyla hareket eden insanlara inat, çiçeklere karşı bile hatalı isem, gerektiğinde çiçeklerden de özür dilerim.
Evet, çiçekleri sulamazsak onları soldurur, kuruturuz.   
Ya evdeki diğer çiçekleriniz ne âlemde acaba? Onları yeterince suluyor musunuz?
Çocuklar ve de kadınlar narin çiçeklere benzerler.    
Çiçekleri kırdığınız zaman eski hâline getiremezsiniz. Kuruttuğunuz zaman tekrar canlandıramazsınız. Yeteri kadar su vermezseniz kurutur, çok su verirseniz çürütürsünüz. İhmal ettiğinizde boyunlarını bükmelerine, sararıp solmalarına sebep olursunuz. Hemen hatanızı telâfi etmeye çalışırsanız hiç olmazsa onları kurumaktan kurtarırsınız. 
Çevremizdekilere sevgi, şefkat ve ilgi göstermek, gerektiğinde teşekkür etmek ve bilhassa özür dilemek konusunda cimri olmayalım. Hayatı bir çiçrk gibi büyütelim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız