DELİLİK ÜLKESİNDEN NOTLAR

0
867

DELİLİK ÜLKESİNDEN NOTLAR

Vedat Aydın

“Bana doğduğumdan bu yana hiç kimse doğrudan Allah’ı telkin etmedi. Allah’tan başka her şey bana öğretildi. Ve bu yüzden deliliğim, sonunda, bana bir ebedi hayat bilinci olarak geldi.”

Bu satırlar Ayşe Şasa’ya ait. Delilik Ülkesinden Notlar başlıklı denemeler-öyküler kitabından. Ayşe Şasa, Amerikan Kız Koleji’nden mezun. Robert Koleji’nde İdari Bilimler okumuş. 1963 yılından itibaren Türk sinemasında senaristlik yapmış. Murat’ın Türküsü, Son Kuşlar, Ah Güzel İstanbul, Utanç ve Gramofon Avrat gibi filmlere imza atmış. Ayşe Şasa, on sekiz yıl şizofrenik bir hayat yaşar. Sinir hastalığı pençesini bırakmaz. Koyu bir inançsızlık dönemi yaşayan Şasa, Muhyiddin-i Arabî’nin Füsûsü’l-Hikem’i ile tanışınca, tam on sekiz yıl pençesinde kıvrandığı ağır sinir hastalığından kurtulur. Bu kurtuluş, öyle bir kurtuluş olacaktır ki, karanlıklar içerisinde geçmiş bir ömrün sonunda rahmanî ikramın sağladığı iç huzur ve saadetle çeşitli tevafuklar yaşayacaktır. New York’ta ikamet eden Rufaî dervişi Muhyiddin Şekûr’un Su Üstüne Yazı Yazmak adlı kitabına, kurtuluşuna vesile olan İbn Arabî’nin kitaplarından birisinin arasından kayıp eline düşen bir broşürle kavuşur. Daha sonra kendi hikâyesini Muhyiddin Şekûr’a yazar. Muhyiddin Şekûr da kendisine cevabî bir mektup yazar. Dünyanın bir ucundan diğer bir ucuna tecelli eden bu hidayet ve şifa bulma öyküsü Ayşe Şasa’yı derinden etkiler.

Tüketim çılgınlığının giderek arttığı, azgınlık ve bencilliğin iktidarını ilan ettiği bir dünyanın kıskacında yaşayan bizlerin, Ayşe Şasa’nın öyküsünden çıkaracağımız çok büyük dersler vardır. Yazarımız, kırk yaşında bir velinin tasarrufuna girerek, modern aklın kavramakta güçlük çekeceği bir değişimi yaşadığını bizzat ifade etmektedir. Bu veli İslam dünyasının yetiştirmiş olduğu en büyük simalardan biri olan Muhyiddin-i Arabî’den başkası değildir. Muhyiddin-i Arabî, modern psikolojinin izah etmede sıkıntı yaşayacağı derinlikte Ayşe Şasa’nın iç dünyasına nüfuz etmiştir.

Derin acılardan sıyrılarak farklı bir yönelişle huzur bulan birinin kaleme aldığı bu kitabı günümüz insanının okumasında çok büyük fayda olduğunu düşünüyorum. Çünkü İslam’ın huzur veren iklimine adım atıldıktan sonra, insan, varoluş gerçeğini kavrayarak kendini selâmette hissediyor. Kitabın her bir satırı, geniş bir tecrübeden süzülerek özenle dokunmuş ipek gibi insanın yüreğini okşuyor. Şimdi bu kıymetli kitaptan küçük bir pasaj aktarıyorum:

“… Vahşi çölün şiddet dolu kum fırtınaları, o süfli âlemin haşerelerinden, kan içicilerinden oluşan çöl sakinleri: Akrepler, çıyanlar, sırtlanlar, akbabalar, leş kargaları. Kuraklığın, susuzluğun, dehşet dolu anıları. Yoksunluğun binbir acısı ve acıların doruğunda, hayretsizlik… Duyguları küntleştiren, kalbi buzlaştıran, tahayyülatı öldüren hayretsizlik… “Ben bunu biliyordum”, “Ben bunu tanıyordum”, “Bunda yen ibir şey yok” hayretsizliği. Hayretsizliğin uzun, sancılı, işkenceli öldürücülüğü. Sürünen ceset, hasta nefs, yakıcı hiçlik. Hiç bitmeyecek sanılan kör yolculuk, beyindeki çılgın uğultu, kahredici hezeyanlar, yürekte eksilmeyen korku, yokedici keder, yıkıcı karamsarlık…

Ve son korku tufanından sonra, bir dönemeçte, ansızın ışıyan nur. Hidayet Nuru’nun, felekleri aydınlatan kudreti.. Kaderi gösteren, kaderle barıştıran, kaderin barışla yırtılabileceğini ima eder sır… Arşın varlığı, o varlıktan akan yıldızlar, binbir güneşin, binbir ışığın çağıltısı… Yeryüzünün bütün varlıklarından kopup gelen umut. İnsan-ı Kâmil müjdesi, onarılan beden, coşan yürek, şahlanan tahayyülat… Şahlanan tahayyülattan vuran kutlu imgeler… Gür yeşil donanmış Hidayet Vadisi, Tevhid Dağı’nın heybeti…”

Delilik Ülkesinden Notlar kitabı, modern dünyanın bunalımına bizzat tanıklık etmiş değerli bir yazarın kaleminden çıkmıştır. Kitabın bir başka özelliği de modern insanın tercih ve mesuliyetlerinin hatırlanmasında kendilerine önemli ipuçları verecek bir niteliğe sahip oluşudur. Tasavvufun modern insanın savrulmalarına karşı nasıl bir can simidi gibi yetiştiğini satır aralarında okuyabiliyorsunuz. Aklın kalple irtibatını kestiği, her şeyi onun emrine verdiği bir vasatta, gönül dünyamıza seslenen ve bizi sükûnete davet eden eserlere büyük ihtiyacımız var.

Delilik Ülkesinden Notlar

Ayşe Şasa

 

Gelenek Yayınları

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız