“SİYON LİDERLERİNİN PROTOKOLLERİ” ÜZERİNE

0
746

“SİYON LİDERLERİNİN PROTOKOLLERİ” ÜZERİNE

A.Kemali GARİBOĞLU

 

“Siyon Liderlerinin Protokolleri” İstanbul’da Kayıhan Yayınları tarafından 2005 yılında yayınlanmıştır. İngilizceden dilimize H.AKDAŞ tarafından kazandırılan kitap 154 sayfadır.

Kitabın takdim bölümünde; eserin 1902-1903 yıllarında Rusya’da bir gazetede tefrika edildiği, 1905 yılında kitaplaştırıldığı, 1920’li yıllardan itibaren Rusçadan İngilizce, Almanca, Fransızca ile Arapça dillerine çevrilip yayınlanarak büyük bir ilgi gördüğü ve 1943 yılında Sami Sabit KARAMAN tarafından Türkçeye çevrilerek ülkemizde yayınlandığından bahsedilmektedir.

Eser takdim bölümünü izleyen 24 müteakip protokol’den oluşmaktadır. Protokol, ederin takdim kısmında da belirtildiği üzere; toplantılarda verilen nutuklar anlamında kullanılmıştır.

Esere göre; Protokoller, Yahudi ve masonların siyasi düşünce ve hedeflerini ifade eden metinlerdir. Arz-ı Mevud ekseninde cihan hakimiyetinin kimler tarafından ve nasıl sağlanacağı üzerine bir metodolojidir. Protokoller’de yer alan hususlara hayatiyet kazandırmak için gerekenler sistematik bir biçimde yapılacaktır.

Demokratik yapılanmalardaki açmazların netlikle ortaya konulduğu Protokoller, 20. yüzyıldaki dünya siyasi yapılanmasına dair bir elkitabı mahiyetindedir.

“Amaca ulaşmak için her yol mübahtır!” mantığıyla hareket ederek bir dünya hakimiyetine nasıl ulaşılacağına dair Protokoller hakkındaki yorumlardan birinde: “Bunları yazan ya bir cani, ya da bir çılgın. Ancak, bir  cani ya da çılgın için olağanüstü bir başarı!… Eğer bu  fikirlerin gerçekten tek bir beyinden çıktığını düşünürsek, yazarın ne bir cani, ne bir çılgın, fakat adanmışlık duygusu ve imanın önderlik ettiği bir beyin olduğu ortaya çıkıyor. Hayal olabilmesi için korkunç derecede gerçek, kurgu olması için son derece mükemmel. Dünyada Yahudi ırkından daha gizemli, daha ölümcül ve daha ilginç bir başka ırk daha yoktur.” (1) Diyen Yahudi Dr. Oscar Levy’ye hak vermemek elde değil ama, aynı zamanda :  “Yahudiler için kuvvetten başka hak yoktur.  Hürriyet mezhebi, Goymların (Hıristiyanların) dinini de, hükümetini de sarstı. Altın İsrailoğullarının elindedir; onlar bu altın sayesinde, demokratlaşmış devletlerde hükümetlere kumanda eden basına ve bu yoldan da  halka hakim olmuşlardır. Mason locaları, gösteri  ve propagandaları tertip eden Yahudiler   tarafından idare edilmektedir. Hıristiyan  kavimler bir gün gelecek ve öyle sarsılacaklardır ki bizim hakimiyetimizde evrensel bir hükümet isteyeceklerdir. İsrailoğullarının yolunu bulup kışkırtacağı bölgesel savaşlar ve dünya savaşı da bu  hakimiyeti çabuklaştıracaktır. Yahudi  otokrasisi, Hıristiyan devletler liberalizminin   yerini tutacaksa, ortada Musa”nın dininden başka din kalmayacaktır. Yahudi alemi, gücünü göstermek için Avrupa kavimlerinden birini katiller ve terörle korkutacak, böylelikle esirliği altına alacaktır. Sermaye üzerine vergi koymak, devleti borçlandırmak ve eğitimle ahlaksızlaştırmak sonuçta Hıristiyanları yıkacak ve bunca zamanlardan beri beklenen saat gelecektir. Yahudilerin kralı, yani önsüz  kaderin timsali bütün insanlık üzerinde hükümran olacaktır. İşte protokollerden çıkan sonucun özü  budur.”(2) Diyen Will DURANT’ın düşüncelerini yok saymak ta pek mümkün görünmüyor.

Protokollerin, bütün ve bütünlük kavramlarını kaybetmiş sıradan insanlar için bir komplo teorisi gibi algılanacağı muhakkak olsa da; düşünmeye fırlatılmış insanlar için kısmi de olsa bir aydınlanmaya vesile olacağı da kuşkusuzdur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

(1) “ Siyon Liderlerinin Protokolleri” Nokta Yayınları Tarih Dizisi, Çeviren İsmail Tulçalı, Tanıtım Yazısı.

(2) “ Siyon Liderlerinin Protokolleri” Okumuş Adam yayınları, Çeviren A.Basad KOCAOĞLU, Sh.176

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız