Aksiyon ve Hüznü Estetikte Harmanlayan Yönetmen

0
433

1950 doğumlu Çinli yönetmen Zhang Yimou uluslararası bir şöhrete sahip. Filmleri iki kez akademik ödüle aday gösterildi.  Ju Dou İçin ve Kırmızı Fener en önemli filmleri arasındadır. İlk filmi Kırmızı Süpürgedarısı 1988’de Berlin Film Festivali’nde ödüle layık görüldü. Kırmızı Fener filmi ise, Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan ödülünü aldı. “Kahraman”, şöhretini dünyaya duyuran en önemli filmi oldu.
“4 yaşımdan beri değişik ülkelerden filmler seyrettim. Bu gün bile sinemaya gitmek en tutkulu alışkanlıklarımdan biridir. Bir film yapımcısı olarak dünyaya gelmek nasıl bir şey, bilmiyorum. En basit çalışmaları bile dikkatle takip etmeli, onlardan bir şeyler öğrenmelisiniz. Ben böyle yaptım. Bu suretle birçok yönetmenden etkilendiğimi söyleyebilirim.”
<“Her yönetmenin bir amacı var; kendi estetiği, dramatik yorumlama biçimi var. Ben savaş sanatına dayalı …

 

İRFAN YEŞİLAY
bilgi@gencgelisim.com

 
1950 doğumlu Çinli yönetmen Zhang Yimou uluslararası bir şöhrete sahip. Filmleri iki kez akademik ödüle aday gösterildi.  Ju Dou İçin ve Kırmızı Fener en önemli filmleri arasındadır. İlk filmi Kırmızı Süpürgedarısı 1988’de Berlin Film Festivali’nde ödüle layık görüldü. Kırmızı Fener filmi ise, Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan ödülünü aldı. “Kahraman”, şöhretini dünyaya duyuran en önemli filmi oldu.

“4 yaşımdan beri değişik ülkelerden filmler seyrettim. Bu gün bile sinemaya gitmek en tutkulu alışkanlıklarımdan biridir. Bir film yapımcısı olarak dünyaya gelmek nasıl bir şey, bilmiyorum. En basit çalışmaları bile dikkatle takip etmeli, onlardan bir şeyler öğrenmelisiniz. Ben böyle yaptım. Bu suretle birçok yönetmenden etkilendiğimi söyleyebilirim.”
<“Her yönetmenin bir amacı var; kendi estetiği, dramatik yorumlama biçimi var. Ben savaş sanatına dayalı sinemayı seviyorum.”
< ”Filmin estetiği büyük oranda hikâyeyi anlatma biçimine bağlı. Renkleri kullanma fikri, sinema tarihinin erken dönemlerinde ortaya çıktı. Set, kostüm ve diğer şeyler senaryo yazma aşaması ile birlikte gelişti. Benim zihnimde uzun bir süre bir imge oluşur. Onun detayları üzerinde diğer insanlarla konuşarak çalışırım.”
<“Benim için bir yönetmenin en önemli özelliği, birlikte çalıştığı insanlarla etkili bir iletişim kurabilmesidir. Bir yönetmen daima yeniliklere açık olmalıdır.”
<“Kahraman” filmi bütünüyle benim tasarımım. Bu film çocukluğumun bir rüyası. Benim fikrimce Çin savaş sanatı filmleri Batı aksiyon filmlerinden bütünüyle farklıdır. Çin savaş sanatının en önemli farkı, estetik kavrayışa doğrudan vurgu yapmasıdır. Bazen hikaye bütünüyle bir şiir gibi olur, bütünüyle bir romans… İşte bu, Çin savaş sanatını batı aksiyon filmlerinden tamamen ayırır. Küçükken savaş sanatına dair birçok yarışma seyrederdim. Bu ustaların estetik hareketleri yarışmanın sonucunu belirleyen en önemli unsurdu. Ben de savaş sanatı filmleri yapmaya başladığım zaman, bunları batı aksiyon filmlerinden ayırdım. Göze en estetik gelecek biçimiyle vermeye çalıştım. Bu estetik kavrayış, benim imzamı belirleyen tek unsur oldu.”
<“Yaratıcılık ve hayalin fiyatı yoktur. Asıl olan da bunlardır.”
<“Beğendiğim bazı Asyalı, Amerikalı yönetmeler var, Ang Lee ve John Woo gibi. Bunlar başarılı yönetmenler. Hollywood’a gelmek isteyip istemediğimi sordular bana. Ben Hollywood için uygun olduğumu düşünmüyorum. Her şeyden önce dil bilmiyorum. Sonra, benim yaptığım filmlerin zemini Çin. Amerika’ya gidersem orada film yapamam, orada üçüncü sınıf film bile yapamam. Kendimi biliyorum. Büyüdüğüm topraklardan kopamam.”
<“Çin birçok güzel hikayenin vatanı, bu da yaratmak için tükenmez bir hazine. Çin’de bu hikaye olgusu edebiyatla sınırlı değil. Bu hikayelerin binlerce yıllık geçmişi var ve bunlar, filmler için harika bir kaynak.”
<“İnsanların kaderlerini, aşklarını, nefretlerini, mutluluklarını ve hüzünlerini gösteren filmler yapmak, insan tabiatında önemli olan unsurları göstermek istiyorum. İnsanların hayatlarını açan, onların nasıl yaşadıklarını anlatan filmleri seviyorum.”
<“Hiçbir sanatın amacı siyaset değildir. Siyasetle hiçbir ilişkim olmadığı için hiçbir siyasi niyetim de yok.”
<“Kahraman filmi savaş sanatının felsefi ve teorik taraflarıyla çok ilgili. “Uçan Hançerler” ise çok daha duygusal, çok daha pratik. Kahraman filmi ile Uçan Hançerler aynı şeyin iki yüzü.
<“Oskar töreninde iki kez bulundum. Orada oturup töreni seyrederken olup bitenler bütünüyle bir Amerikan oyunu gibi geldi bana. Bunların benimle hiçbir ilişkisi olamazdı. Avrupalı yönetmenlerin Hollywood için neden ‘zehir’ kelimesini kullandıklarını şimdi anlayabiliyorum. Üçüncü dünyanın daha kaliteli insanları şöyle der: ‘Avrupa filmlerinin değerleri yok, Amerika filmleri ise hiçbir kültüre sahip değil.’ Bizler daha iyi şeyler yapmak zorundayız.”
<“Benim için sinematografide Çin usulü bir görünüş sunabilmek en önemli şeylerden biridir. Çin’e özgü bir görsellik vermek benim amacımdır. Bir gün kitaplarda ‘Çin usulü Zhang Yimou filmleri’ diye ismim geçerse, buna memnun olurum.”
< “Filmlerimde insanlara şu mesajı vermek istiyorum: Güç ve maddi zenginlikten çok daha önemli şeyler var. Hayatta asıl olan sevmek ve cömertliktir. İnsan tabiatının zenginliğini açığa çıkarmak istiyorum. Bence içinde yaşadığımız dünyada en çok ihtiyaç duyduğumuz şey budur.”  
<“Dünyaca ünlü yönetmen Akira Kurosawa 80 yaşında Cannes Film Festivali’nde hayat boyu başarı ödülüne layık görülür. Kurosawa çok saygı duyduğum bir yönetmendir. Kurosawa kürsüye geldiğinde şöyle der: “Bu gün hala bir film nasıl çekilir bilmem.” Herkes güler ve yaşlı Kurosawa’nın espri yapmaya çalıştığını zanneder. Ama ben onu anlayabiliyorum. Şüphesiz bu büyük usta ile kendimi kıyaslayamam. Ondan şunu öğrendim: Ne olursa olsun büyük biri olduğunu düşünemezsin. Bu yüzden diğer insanların ne söylediklerine çok dikkat etmiyorum. Ne büyük bir adam olursunuz, ne de yeşil evin bir çiçeği… En önemli şey insanın kendisini bilmesidir. Sükûnet içinde kalmalı ve sadece bir yönetmen olduğunuzu hatırlamalısınız. Yönetmen olmak fazladan bir değere sahip değil. Yönetmen olmak dülger olmaktan farklı bir şey değil. Sadece şu açıdan şanslıyız ki, bizim çalışmamız daha çok sayıda insana ulaşıyor.” 
<“Çoğu zaman seyircinin filmlerimizi nasıl karşıladığını düşünürüz. Benim için başkalarının anlayabileceği filmler yapmak ve filmlerimi duygu itibariyle insanlarla paylaşmak önemlidir. Ayrıca insanın kendi karakterini oluşturması ve bunu muhafaza etmesi de önemlidir.” 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız