Burçlara Göre Psikolojiler

0
706

Bu burç nelerden mutlu olur? Sonsuz gerçeği ,güzelliği ve adaleti ararken,başkalarıyla bir denge kurmaktan, harmoni yaratmaktan ve işbirliği içinde olmaktan mutlu olur. Çelişkilere getirdiğiniz barışçı çözümler ve güçlendirme yeteneğiniz herkes tarafından sürekli olarak ödüllendirilmenize neden olur.


Terazi olarak sembolize edilen Terazi, insanlar,olaylar ve diğer şeyler arasındaki farklılıkları tartma ve değerlendirme yeteneğine sahiptir. Terazi karşılaştırma yapmaya davet eder. Bu karşılaştırma,ağırlık,boyut,renk,biçim,ton,zaman olabilir,hatta daha ileri gidersek bunlar hakkında değerlendirme yapacak ve bir sonuca varacaktır. Teraziler için bireysellik o kadar önemli değildir. Onlar bir bütün olmaya ve ikinci kişilere değer verirler.

Terazi,gece ve gündüzün tam olarak eşit olduğu dönemde doğar.Batı yarımkürede, Terazi sonbaharın gelişini simgeler. Bu açıdan bakıldığında,gün batarken gece olmaya başlar.Terazinin sembolü bir terazi üzerinde ufuk çizgisidir.Bazı uzmanlar bu şeklin Dünya’nın ufuk çizgisi ve Güneş’in doğuşunu simgelediğini söylerler.
Teraziler, Yengeçten tarafsız tutumlarını nasıl sabitleyeceklerini öğrenmeliler. Sosyalleşmeleri için gerekli olan ve kendilerinde eksik duygusal derinliği öğrenebilirler. Oğlak’tan pratik olma sanatını öğrenebilirler. Zıt burçları Koç’tan nasıl daha özgüvenli,açık ve herşeyden önemlisi hakkını savunan biri olmayı öğrenebilirler. Terazilerin pek çok doğal yeteneği vardır,ama onları nasıl kullanmaları ve hemen şu anda ortaya koyma becerilerine nasıl odaklanmaları gerektiğini öğrenmeliler.

Teraziler kararsızlık ve çabuk karar değiştirme konusunda kötü bir üne sahiptir . Doğru ya da yanlış. Çok Terazi gibi mi göründüm şimdi? Karar verememelerinin nedeni her seçeneğin iyi ve kötü taraflarını görebilmeleridir. Her şeyi tartarlar. Bu onların işidir ve bu yüzden Terazi burcudurlar. Avukatların da yaptığı budur. Bazen müşterilerinin suçlu olduğunu bilirler, ama onu savunmak için ellerinden geleni yapmaları gerekir. Genç, seksi ve inanılmaz akıllı bir avukat tanıyorum. Hırsızlık yaparken yakalanan müvekkilinin bir obez olduğunu ve suçu işlediği sırada son derece mutsuz olduğunu söyleyerek müvekkilini kurtarmıştı. Kadının hırsızlık yaptığına şüphe yoktu, ama avukat onun bunu yapma nedenini dengeleyen bir uç nokta bulmayı başarmıştı.

Teraziler çok konuşma eğilimindedir. İletişimin öncüleri oldukları için bu anlaşılabilir bir durumdur, sessizken kendilerini rahat hissetmezler. Ayrıca aşırı uçlar arasında gidip gelme eğilimine de sahiptirler ve bu hayatınızın Terazi’de bulunan alanında sorunlar yaşamanıza neden olabilir. Bir denge noktası bulmaya çalışırlar, ama her zaman aşırı bir uca doğru gitme ve daha sonra da bunu dengeleyebilmek için karşıt aşırı uca yönelme eğilimindedirler. Bu hayatlarının tüm yönlerini etkileyebilir.

Terazi’nin başa çıkması gereken bir başka konu da bağımlılıktır. Bağımlılığa karşı yatkınlıkları vardır. Kendi ilgi alanlarını eşlerininki ile dengeleme konusunda zorlanırlar ve diğerini memnun etmek için kendilerininkinden fedakarlık ederler.

Üstesinden gelmeleri gereken son şey de bizim ‘Duvardaki Ayna Kompleksi’ dediğimiz durumdur. Grimm kardeşlerin masalı Pamuk Prenses bir Terazi’dir. Bunu nereden biliyorum? Söyleyin, kaç cücesi vardı? Yedi, bildiniz. Üvey annesi de bir Terazi idi. Bunu nereden biliyorum? Başka kim bütün gün bir aynanın karşısında durur ve ‘Ayna, ayna, güzel ayna, en güzel kim söyle bana’ diye sorar ki? Üvey anne krallığındaki en güzel kadın olmak için bir sürü zalimlikler yaparak kendini alçaltmıştır. Çok iyi bilinen bir Terazi sorunu yüzünden acı çekmiştir, karşılaştırma. Pek çok Terazi bu kompleksin tuzağına düşer. Kendilerini sürekli karşılaştırırlar ve bu onlara büyük acı verir. ‘Onun ne düşündüğünü düşündüğümü düşünüyor’ ya da ‘Ne hissettiğimi hissediyor?’ vs. Bir aynadan ve bir aynadan ve bir aynadan yansıyan bir aynanın görüntüsü gibi sonsuz çerçeveler kurgusu içine hapsolabilirler. Bu kurguları sürdürmek için zihinsel bir yeteneğe sahiptirler. Ama biz değiliz!

Uyum – Terazi’nin hedefi budur.Her sağlıklı Terazi davranışının altında -bilinçli veya bilinçsiz- sakinleşmek amacı yatar. Gerilimi atmak, ortayı bulmak, sinirleri yatıştırmak için Terazi adım adım hedefe doğru harekete geçer.
Terazi’nin kaynağı paradoks ve ikileme karşı yüksek toleransıdır. Tüm bütünlerin birbirini tamamlayan yarımlardan oluştuğunun bilincinde olmasıdır. Terazi her konunun iki yönünü de tartar. Karşıt felsefeler, karşıt seçenekler – hepsini kabul eder. Ortayı arar ve dengeyi orada bulur.
İlişkiler bu burcun kendisini geliştirdiği alanlardır. Bu alandaki stratejisi kibarlıktır. Kibarlık bir başkasını nasıl etkilediğimizin algısıyla kısmen hareketlerimizi ayarlama kabiliyetidir veTerazi bu hünerle doludur. Kaynaklarının ve stratejilerinin çarpıtılmasıyla Terazi’nin gölge yönü ortaya çıkar. Akıl uçsuz bucaksızdır, iki olasılığı barındırabilir. Ancak hayat daha dar kapsamlıdır. Terazi, günlük hayatta yol ayrımına geldiginde seçim yapmak zorunda kalır. İkileme olan hoşgörüsü renksizliğe ve kararsızlığa dönüşebilir. Nezaket sığ yüzeyselliğe ve gerçek çatışmalarla açıkça yüzleşmemeye doğru çözülebilir. Terazi ilişkide sahte bir tatlılık, sabır ve uysallık maskesi altında kendi bireyliğini tamamen bastırma pahasına, mutlu bir uyum görüntüsü yaratabilir. Kendi gereksinimlerinin izini kaybedecek kadar bir başkasının bakış açısını anlayıp benimseyebilir.

Öğrenmesi gereken; kendi özünden ödün vermeden kişisel özelliklerinden ödün vermektir.

Düşümde, son gördüğüm sabah düşümde,
Bir tepenin üzerinde duruyordum.
Elimde TERAZİ vardı,
Dünyayı tartıyordum. Friedrich Nietzshe

360 derecelik Zodyak çemberinin 0 derece “Koç” noktasından başlayan yolculuğumuz 180 derece “Terazi” noktasına vardı. “Dante” gibi tam ortasındayız Zodyak’ın. Burası “Ben” bilincinin “Biz” bilinciyle temasa geçtiği çok hassas bir dönüm noktası. Artık “Varoluş” gerçekleşmiş sıra “Birliktelik” lere gelmiştir. Terazi bu önemli kavşakta önce yalpalayarak yürür sonra denge geliştirir. Zodyak’ın “Sentez Ustası” ve “Barış Güvercini” olan Terazi, günlük yaşamımızda sıkça başvurduğumuz “Aristo Mantığı” nı aşarak bizi “Paradoksal” düşünmeye davet eder. Bu burcun en hassas ölçüm aleti olan Terazi ve objektif gözlem yeteneğini ödünç alıp bu kez biz onu ölçüp-biçip-tartalım. Ne dersiniz?

Venüs Terazi ve Boğa burçlarının yönetici gezegenidir. Bu konuda da bazı astrologlar Venüs’ün Terazi burcunu, Dünyanın da Boğa burcunu yönettiğini ileri sürmektedirler. DÜNYA bizim üzerinde yaşadığımız yerdir, ama sonuçta o da Güneş Sistemine dahil bir gezegendir. Doğum haritası yorumlarında genellikle Dünya merkez alınmakta (Geocentric) tercihan da güneş merkez alınarak (Heliocentric) değerlendirme yapılmaktadır. Dünya doğum haritalarımızda nasıl yer alır sorusuna Alan Oken şöyle yanıt veriyor; Güneş’inizin 180 derece karşısındaki pozisyonda Dünya yer alır.Satürn dünyaya çok hakim bir planet olduğundan bu iki gezegenin etkileri birbirine çok benzer diye ilave ediyor. Boğa’nın sahip olduğu özellikleri anımsarsak son derece dünyevi olduğunu görmekte zorlanmayız. Toprak grubudur -sabittir- duyusaldır. Venüs’ün temsil ettiği temalara sahiplenici bir yaklaşım sergilerken, Terazi daha çok zihinsel boyutta, sanatta, birlikteliklerde ve paylaşılan değerler üzerinde yoğunlaşır.

BAŞLICA ORGANİK FONKSİYONLAR:

Böbrekler: 3 bölümden oluşur; 1) Kabuk(cortex), 2) Öz (Medulla), 3) Havuzcuk (Pelvis) Böbrekler Kapsül adını alan sert bir bağ doku ile kaplıdır. Böbrek dokusuna sinirler, atardamarlar ve toplardamarlar üreterlerin girdikleri noktadan girer ve bu nokta, Bilum adını alır. Böbrekte en küçük yapısal ve işlevsel birime Nefron adı verilir. Nefronun ilk parçasına Malpighi cisimciği denir. Nefrondaki başlıca yapılar; a)Glomerulus (kılcal kan damarlarından oluşur), b)Browman kapsülü (Glomerulusu sarar), c)Proksimal kanal (Geri emilmenin meydana geldiği kıvrımlı kanallar), d) Henle kulpu, e) Distal kanal (Bu ikisi de geri emilme işlemlerini sürdürür) Nefronun 3 temel görevi vardır; 1)Süzülme (Filitrasyon), 2)Salgılama (Sekresyon), 3)Emilim (Absorbasyon)
Böbreklerin görevleri; Kanın asit baz dengesini değişmez tutmak, vücudun su ve elektrolit dengesini sağlamak ve azotlu artık maddelerin dışarı atılmasına yardımcı olmaktır. Ayrıca böbrek dokusu da “Renin” adını alan bir enzim salgılar. Renin, karaciğerde oluşan antiotensinogen maddesinin angiotensine çevrilmesinde etkilidir.

Böbreklerin; Süzülme-Salgılama-Emilim fonksiyonların psikolojik karşılığı “Denge”dir. Denge; Varoluşun sürmesine, dengenin bozulması ise varoluşa bir tehdide eşittir. “Homeostatis ya da “Denge”durumu; Biyolojik-Psikolojik-Sosyal denge olmak üzere üç türdür ve Koç-Terazi ekseni içinde yer alır.

Böbrek üstü bezi: Bir kabuk (Korteks) bir de iç bölümü (medulla ) vardır. Medulla; Adrenalin ve Noradrenalin hormonlarını salgılar. Bu iki hormona verilen ortaklaşa isim “Katekolaminler”dir. (Savaş ya da kaç tepkisine yol açarlar) Korteks ise, “kortikostreoid” hormonları salgılar. Bunlar; Aldesteron ve Hidrokortizon olup Kolesterolden yapılmış steroid maddelerdir. Böbreküstü bezlerinin kabuk bölümünün çalışması, Hipofiz bezi hormonlarına bağlıdır. Hipofiz çıkartılırsa böbreküstü korteksi çalışmaz. Hipofizin salgısından A.C.T.H. (Adrenokortikotropik hormon) olmadıkça, böbreküstü bezi kortikostreoidleri salgılayamaz. Bu maddeye, Kortikotropin adı da verilir.

Katekolaminler’in biyolojik fonksiyonunu, Koç-Terazi ekseni içinde değerlendirecek olursak; Savaş tepkisi Koç (Mars), Kaç tepkisi de Terazi (Venüs)’e tıpatıp uyar. Bunu Aksiyon (Koç), Relaks (Terazi) şeklinde de değerlendirebiliriz. Amaç “UYUM” dur. Uyum durağan olmayan, sürekli devinim durumunda bulunan karşıt güçlerin denge ve düzeniyle sağlanır. Bu dengelerdeki geçici bozulmalar organizmayı (sistemi) harekete yönlendirir. Sürekli dengede olma bir anlamda hareketsizlik (eylemsizlik-inertia) dır. Hareketsizlik “atrofi” denilen “yok olma-dumura uğrama-ölüm” durumuna yol açar. Canlı organizmadaki bu hareketlilik/hareketsizlik sürecinin kendisi de bir denge içindedir. Doğa bunu otonom sinir sisteminin iki mekanizması ile mümkün kılmış, bunları bir anlamda “otomatik pilot”a bağlamıştır. Bunlardan biri organizmayı hareket halinde tutan “Sempatik sistem” (Koç-Mars) ikincisi de organizmanın dinlenmesini ya da kendini yenilemesini sağlayan “Parasempatik sistem” (Terazi-Venüs) dür.

Böbrek hastalıkları: Böbrek iltihabı (Nefrit- Akut, kronik ve nefrotik sendrom olarak ayrılır.), Böbrek taşı (Nephrolithiasis), Hipernefrom (Habis Böbrek tümörü), Polikistik böbrek (Böbreklerde çok büyük kist oluşumu), Piyelit (Böbrek pelvisinin iltihabı) Piyelonefrit (Böbrek ve Böbrek pelvisinin iltihabı), Bright hastalığı vb. Ayrıca “Addison hastalığı” ve “Cushing Sendromu” Böbreküstü bezi rahatsızlıklarıdır.
Terazi burcunun en belirgin psikolojik özelliklerinden olan Endişe, Erteleme, Dolaylı ifade, Kararsızlık, Zihinsel karışıklık, Bastırılmış öfke ve kızgınlığın dışa vurumu kendini Böbrek ve İdrar yolu rahatsızlıklarıyla ifade eder. Böbrek Taşları; çözülmemiş sorunlar, biriktirilmiş öfke ve kızgınlıklar yumrularıdır. Piyore; Kararsızlık ve yargı zayıflığı, Addison hastalığı; Duygusal açıdan çok kötü ya da yetersiz beslenme, Kendine karşı öfke duyma. Cushing Hastalığın da ise; Zihinsel dengesizlik, Kendini güçsüz hissetme ön plandadır.

İdrar yolları: Boşaltım sistemi; 2 böbrek, 2 üreter, 1 sidik kesesi (mesane ve bir üretra) dan oluşur. Böbrekler sidiği oluştururlar ve boşaltımda ana organlardır. Üreterler sidiği sidik kesesine taşırlar sidik kesesi depolar ve üretra dışarıya çıkarır.
İdrar yolu rahatsızlıkları: Oligüri; İdrar azlığı,

Anürji; İdrar çıkaramama, Sistit; İdrar torbası iltihabı, İdrar yolu iltihabı, İdrar tutamama ve Prostat (İdrar yollarının çalışmasını engellemesi yönünden idrar yolları hastalıkları arasında sayılabilir)
Hücrelerdeki protein yakımı sonucu kanda nitrojen artıkları tortulaşır. Bu artıklar son derece tehlikelidir ve eğer böbrekler ve idrar yoluyla atılamazsa öldürücü olabilir. İdrar yolu enfeksiyonları ve İdrar yolu iltihabının altında çoğunlukla bastırılmış öfke, kızgınlık ve suçlama duyguları vardır. İdrar Tutamama da ise; uzun süre kontrol altında tutulan duyguların birikimi ve taşması vardır.

Substantia Nigra: Prf.Dr.Nörolog Tony Nader, Beynin iç ve koronel yapılarının kozmik karşılıkları olduğunu ve bunlardan “Substantia Nigra”nın Venüs’e karşılık geldiğini belirtmektedir. Substantia Nigra, Beyin sapı içinde “Siyah cisimcik” denen bir bölümdür. Bu bölümde yerleşik beyin hücreleri ölmeye başladığında Dopamin eksiliği yaratırlar. Bu maddenin eksikliği beynin kas hareketlerini düzenleme yeteneğini aksattığından Parkinson hastalığına aynı beyin kimyasalının fazlalığı ise Şizofreni ye yol açmaktadır.

Paratiroid bezi-Hipotalamus-Toplardamar sistemi: Boğa burcunda açıklandı. Bu bilgilere ilave olarak Venüs’ün özellikle cilt damar sisteminde etkili olduğu ve iyi açılarla desteklendiğinde ipeksimi bir ten verdiğini söyleyebiliriz.

Koç-Terazi ekseninin dengesizliğinde ortaya çıkabilecek psikiyatrik tabloya kısaca bir göz atacak olursak; Anksiyete Bozuklukları, Panik-Atak, Stres Bozuklukları (Posttravmatik ve Akut Stres Bozukluğu), Kronik Yorgunluk sendromu (Nevrasteni) yer alır. Anksiyete bozukluğunda plazma katekolaminlerin (özellikle adrenalin) düzeylerinde artış saptanmıştır. Panik-Ataklarda; gene noradrenijik ve serotenerjik bozukluklar ile Serebral bozukluklar ön plandadır. Stres bozukluklarında ise beynin “Hipokamus” adlı bölgesinin küçüldüğü gözlemlenmiş ayrıca beyindeki hipotalamus-hipofiz ile böbreküstü bezleri bağlantı düzeninin bozulduğu, adrenerjik sistem ve serotonerjik sistemlerde düzensizlikler olduğu saptanmıştır. Öncü burçlar ve temsil ettiği evler insan psişesi ve fizyolojisi üzerinde özel bir öneme sahiptir. Koç-Terazi/Yengeç-Oğlak ekseni veya 1.ev-7.ev/4.ev-10 ev ekseninde yer alan gezegenler çok dikkat çekicidir. Bu tabloya 6-8-12.evlerde yerleşen ve sert açılar yapan planetler de dahildir. Bu durumda karşımıza çok daha ağır psikiyatrik bozukluklar çıkabilir.

BAŞLICA PSİKOLOJİK FONKSİYONLAR:

Denge:İki zıt kutup bir bütünü oluşturur. İkilik olmaksızın birliğin temeli olmaz. Terazi her şeyin zıddıyla birlikte varolduğunu içgüdüsel olarak bilir. Görünürde birbirini dışlıyor gibi dursa da temelde “TEZAT” lar aynı tezgahta dokunan ak iplikle kara iplik gibi birbirine sıkı sıkıya sarılmıştır. İki tarafta bir birini reddettiği sürece aralarındaki savaş sürer. Hakimiyet bir taraftan diğer tarafa gider gelir. Ancak taraflar birbirinin varlığını kabul edip, önem ve değer verdiği ve bunun bir “YARADILIŞ YASASI” olduğunu kavradığı zaman “DENGE” sağlanır. Evet, “İşin sırrı dengededir” teori tamamdır ama pratikte Terazi çuvallar. Her şeyi dengelemeye çalışmaktan kendi dengesini kaybeder. Tezatlar kafasını karıştırır, sinir sistemini alt-üst eder. Neyse ki imdadına J.A.Bertrand koşar; “Aslında denge sallantının kendisindedir.Terazi bunu ileri yaşlarda anlar. Gündüzle geceyi uzlaştırma sevdasından vazgeçer. İbresini fırlatıp atar. Ağırlık kaybeder. Dünya ona daha hafif gelir. İşe o zaman Zodyak’ın tam ortasında, tenle ruhun, gündüzle gecenin gelgitinde Terazi her şeyi sallar”

Eşitlik: Terazi, Gece ile Gündüzün eşitlendiği Sonbahar ekinoksunda yer alır. Güneş, 23 Eylül’de Terazi burcuna girdiğinde eşitlik de onun kanına girer. En önemli ihtiyacı paylaşmaktır. Sezgisel olarak her doğrunun aynı ağırlıkta, ama karşıt bir doğruyla dengelendiğini bilir. Taraflara tarafsızca yaklaşmayı ilke edinir. Bazen iki tarafı da dinledikten sonra Nasrettin Hoca misali ikisine de hak verir. Ona göre her gerçek iki yarım gerçekten oluşmaktadır.

Güzellik-Estetik-Zarafet-Kibarlık: Terazi veya Venüs’ün kuvvetle dokunduğu insanlar sadece göze değil aynı zamanda kafa ve kalbe de hitap eden anlamlı güzelliklere sahiptirler. Zarafet ve Kibarlık doğasında vardır. Yöneticisi Venüs Zodyak’ın en parlak gezegenidir. Mitoloji de ise “Güzellik ve Aşk Tanrıçası” ile “Işık İlahesidir”dir. Venüs hakimiyetindeki insanların yüz ifadeleri aydınlık, teni ipeksi, sesi tınılı, bakışları ışıltılı, gülüşü baştan çıkarıcıdır. Bazılarında bu tabloya gamzeler de eşlik eder. Çoğunlukla büyüleyici tiplerdir ama Venüs’ün büyüsü aktır. (Yıllanmış kaliteli bir şarabın damağınızda bıraktığı tada eşlik eden hafif bir baş dönmesi gibi…) Zodyak’ın asıl büyücüsü Pluto’dur. Akrep’in kara büyüsünün neye benzediğini önümüzdeki bölümde göreceğiz.

Cazibe-Aşk-Zevk-i Sefa(Afrodit Sembolü): Teraziler veya Venüs’ün hakimiyetindeki insanlar cazibe fukarası değildirler. Genellikle çekim gücü yüksek tılsımlı tiplerdir. Ama bu daha ziyade pasif bir çekimdir. Işıkla-Pervane aşkı gibi. Terazinin yaşam iksiri seks değil aşktır. (Venüs=Aşık Arketipi) Mitolojik “Afrodit” sembolü günümüze buram buram şehvet kokan bir seks objesi olarak aktarılmış olsa da cinsellik ne Terazi’nin ne de Venüs’ün takıntısı değildir. Terazi zihinsel olarak fethedilmeden bedensel olarak fethedilemez. Venüs, seksapelini daha çok Boğa-Akrep ekseninde sergiler. Tüm burçların karanlık yönlerinde olduğu gibi, Terazi’nin gölgesi de normal Terazi strateji ve kaynaklarının çarpıtılmasından başka bir şey değildir. O zaman Venüs’ün temsil ettiği temalara “Ye-İç-Eğlen-Gül-Oyna” tarzı yüzeysellikler, aşırılıklar ve şımarıklıklar hakim olur.

Artistik Yetenekler (Sanatçı ruhu): Terazi dünyaya Sanatçı ruhuyla gelir. Artistik yetenekler, gelişmiş estetik zevkler, zarif ve ritmik tavırlarla çevresini güzelleştirir. Sanatı meslek olarak seçmeyenlerin bile sanat tüm yaşamlarına damgasını vurur. Beden dilini iyi kullanırlar. Venüs’e uyumlu Ay açıları da eşlik ediyorsa çok iyi dans edip, şarkı söyleyebilirler.

Birliktelik (Biz Bilinci): Bu noktada Terazi de Koç kadar masumdur. Koç nasıl ki “Ben” bilincinin acemisiyse Terazi de “Biz” bilincinin acemisidir. Koç “Varoluş” Terazi de “Birliktelik” misyonunun öncüleridir. İnsan hiç tanımadığı bir enerjiyle ilk defa karşılaşırsa bunu nasıl kullanır? Acemice. Aynı aksta düet yapan bu ikilinin enerjileri birbirine 180 derece dik yansırsa ne olur? Karşı tarafın enerjisi diğer tarafa kırılarak geçtiğinden zayıflar. (Aynı zamanda ayna teşkil eder) Bu da ikiliyi önce bocalamaya sonrada denge arayışına iter. O halde ne Koç’u “Kurbanlık Koyun” ne de Terazi’yi “Günah Keçisi” ilan edip bu aksı iptal edemeyiz. Bilim ve teknikte dev adımlarla ilerleyen insanoğlu ilişkiler konusunda hala ilkelliğini saklı tutmaktadır. İlişkiler hala kanayan yaramızdır. İçimizdeki Koç-Terazi eksenini sağlıklı çalıştırmayı öğrenerek insan ilişkilerini insanlığa yaraşır bir hale getirebiliriz. Terazi’nin temsil ettiği 7.ev yakın birliktelikleri Evlilik-dostluk-Ortaklıklar -Taahhütler ve Açık düşmanları temsil eder. Terazi’nin bu ağır konuların ustası olabilmesi için bir hayli ter dökmesi ve karanlık yönleriyle yüzleşmesi gerekecektir. Ama O öncü bir burçtur ve tüm bunların üstesinden gelebilecek İnisiyatife sahiptir. Sadece Zodyak’ın değil aynı zamanda Simya sürecinin de tam ortasında yer alır. (Başak kapıda karşılar, Terazi ağırlar,Akrep de uğurlar) Bakır Venüs’ün metalidir. Isı ve elektriği en iyi ileten verimli bir metaldir. Terazi bu iletkenliği ve verimliliği ilişkilere taşıdığında “BİZ” bilinci ışıldar.

Dürüstlük ve İyi niyet: Teraziler dürüst bir karaktere ve adil bir vicdana sahiptirler. Doğum haritalarında çok ağır bir etki yoksa başkalarını hayrete düşürecek kadar saf ve iyi niyetlidirler. Venüs yararlı bir gezegen olduğu için şifreleri arasında art niyet yoktur. Ama evrende her şeye olduğu gibi art niyete de yer vardır ve Terazi’ye iltimas geçme gibi bir niyeti yoktur. Bu nedenle Terazi karşısına çıkan uyarı levhalarını dikkatle okumalıdır. Hava grubu bir burç olduğu için entelektüel ve zekidir fakat ironik bir biçimde kandırılmaya ve aldatılmaya yatkındır “Kişi kendi gibi bilir karşısındakini” sözü onlar için biçilmiş kaftandır. Eskilerin, Terazilerin kulağına küpe olacak nitelikte bir sözü daha vardır; “Cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla örülüdür” Terazi kendini korumak adına en başta iyi niyetini dengelemeyi öğrenmelidir.

Sevgi bağları (Evlilik-Dostluk-Arkadaşlık): Terazi ilişkiler ekseninde yer aldığı için doğal olarak ilişkiler bu burcun kendisini geliştirdiği alandır. Bu da ilişkilerde karmaşa ve uğraşı demektir. Terazi ne kadar çok şeye sahip olursa olsun eğer yaşamında sevgiyi paylaşacağı bir eşi yoksa kendini çok yalnız ve mutsuz hisseder. Terazi bir şeyin yarısıdır. Ve aradığı huzura öbür yarıyı bir yere yerleştirdiği zaman ulaşabilir. Her zaman karşı kefede kendisini dengeleyen bir ağırlığa ihtiyaç duyar. İşte bu yüzden her tür beraberliğe, özellikle evliliğe büyük önem verir. Aslında taahhütte bulunmaktan aklı çıkar ama Partneri de yaşamının vazgeçilmezidir. Bu ikilemi nasıl çözer? (Hem ağlarım hem giderim misali) Partnerinden sonraki sırayı dostluklar ve arkadaşlıklar alır. Terazi onlarsızda yapamaz. Açıkçası Terazi yalnızlığı sevmez.

Hak-Hukuk-Adalet: Terazi’nin bam telidir. “Ama bu haksızlık – Ama bu hiç de adil değil – Hukuk asla çiğnenmemeli” sözleri repertuarında sıkça yer alır. Dr.Wayne W.Dyer’in bu konudaki düşünceleri oldukça ilginç; “Ağaçkakanlar solucan yer. Bu, solucanlara haksızlıktır. Örümcekler sinek yer. Bu da sineklere haksızlıktır. Pumalar kurt öldürür, Kurtlar da porsuk. Porsuklar fareleri öldürür, Fareler de böcekleri. Böcekler…. Dünyanın adaleti olmadığını anlamak için doğaya bakmak yeter. Dünya, her şeyin adil olduğu mükemmel bir düzene sahip olsaydı, hiçbir canlı bir gün bile yaşayamazdı. Kuşların solucan yemesi yasak olurdu ve herkesin kişisel isteklerinin karşılanması gerekirdi.” Bu değerler insanların bir arada düzen içinde yaşayabilmeleri için sosyal yaşamın vazgeçilmezleridir. Eksikliği ciddi boyutta sorunlara yol açar. Önemli olan bu kavramlarla psikolojik olarak paralize olmak değil, bu yüksek değerler karşısında takındığımız tavırdır. Bu konuda şikayet eden mi yoksa iş yapan biri miyiz ?Terazi Adalet tuzağına düşmemek için bu noktada kendini sorgulamak durumundadır.

Paradoksal yönleri: İkilemler, Terazi hava sahasının korsanlarıdır. Klasik Astroloji Terazi’yi “Kadife eldivenli demir yumruk” olarak tarif eder. Bu çok doğru bir tespittir. Aristo mantığıyla Terazi’yi tanıyamazsınız, onu ancak paradoksal bakış açısıyla çözebilirsiniz. Hem bir ipek gibi yumuşacık hem de bir kaya gibi serttir. Hem sıcaktır hem soğuktur. Hem yakındır hem uzaktır. Hem çalışkandır hem tembeldir. “Kül Kedisi” iken bir anda “Sindrella” ya dönüşerek kafanızı karıştırsa da amacı (İkizler teması veya Merkür baskın olmadığı sürece) sizi şaşırtmak değildir. Zaten kendisi ezeli ve ebedi bir ŞAŞKIN dır. İkilemlere karşı toleransı yüksektir ve çok ağır bir etki almadıkça ikilemlerini büyük bir zarafetle dengeler. En büyük tehlike benlik sınırlarıdır. Bir Oğlak gibi duvardan sınır örmez. Onun sınırları cam gibi ince ve saydam olduğundan sizi yanıltabilir ve ancak camdan içeri geçip her yeriniz kesildiğinde sınırı ihlal ettiğinizi anlarsınız.

Diplomasi ve Uzlaşma: “Harp ve Sulh” Koç-Terazi ekseninin ana temasıdır. Terazi bu eksenin Sulh yakasında yer aldığı için yaradılış olarak diplomasi ve uzlaşmaya yatkındır. Bu kavramlar gerek insan ilişkilerinde gerekse uluslararası boyutta kilit öneme sahiptir. O bize her şeyin Ak ya da Kara dan ibaret olmadığını ara tonlarında bulunduğu ve kullanılması gerektiğini hatırlatır. İyi de bir Arabulucudur. “Esneklik” ve “Ilımlılık” en büyük meziyetidir ama sorgulamadan ve irdelemeden sırf “Aman bir tatsızlık çıkmasın!” endişesi ve statükoyu koruma telaşıyla davrandığında yüzeysellik batağına saplanır. Aşırı vakalarda pasifizme demirleyebilir.

Endişe ve Erteleme: Terazi’nin en nevrotik tavrıdır. Bunu bir yaşam biçimi haline getirdiğinde hayatı ıskalar. Onu, “Keşke” sözcüğü ile geçmişe,”Umarım” sözcüğü ile geleceğe, “Acaba” sözcüğüyle de bugüne tutsak eden prangalarından kurtulmalıdır. “An” ı yaşamayı ve keyif almayı öğrenmelidir. Tüm bunların üstesinden gelebilmek için “risk” almalıdır. Karşı komşusu Koç’un kapısını çalmalıdır. Koç’u evde bulabilirse tabi…

Huzur ve Sakinlik: Terazi Huzur peşinde koşan bir “Huzursuz” ve sakin olmaya çalışan bir “Pasif-Agresif” tir. Mesele bundan ibarettir.

Onaylanma ihtiyacı-Sevilme ve Beğenilme zaafı: Tüm bunlar insanın ruhunu okşayan güzel duygulardır ama bir istek olmaktan çıkıp ihtiyaç haline geldiğinde zaafa dönüşür. Terazi kendinden emin olmakta zorlandığı için etrafına bu tür hatalı sinyaller yayar ve sıkça hayal kırıklıkları yaşar. Ne yaparsa yapsın herkesi memnun edemeyeceğini öğrenmesi ve bu sevdadan vazgeçmesi gerekir. Kendini başkalarının değer ölçülerine ve onayına bıraktığı zaman onu “Göklere çıkaranlarla” uçar, ”Yerin dibine sokanlarla” sürünür. Bu psikolojik çıkmaz sokaktan kendi değerini ve önemini kendi belirlediği, başkalarının inisiyatifine bırakmadığı zaman kurtulabilir ancak.

Kararsızlık: Kararsızlığın panzehiri tercihtir, seçimdir. Terazi en ufak bir karar verme durumunda bile büyük bir kriz yaşar. Hele acil durumlarda, zorlama ve baskı altında kaldığında komaya girer. “HAYIR” diyememe sendromundan muzdariptir. Açık ve net bir şekilde Evet demeyi de beceremez. Can kurtaran simidi gibi “BELKİ” sözcüğüne asılır. Belki yarı evet yarı hayır demektir. Bir süre oyalanıp zaman kazanır. Bunun bedeli yanlış anlaşılmaktır. Dolaylı tavrın temelinde ise eşit ölçülerde Ben enerjisinin zayıflığı – Biz enerjisinin acemiliği yatmaktadır. Koç’un tavrı direktir fakat Mars Terazi’de yer alıyorsa aynı problemi getirebilir.

Hüzne evet Acıya hayır tavrı:Terazi hüzne bayılır. Sonbaharın havası ve sarı-kırmızı tonları onu büyüler. Romantik ve Nostaljik duygularını besler. Ama ne acı çekmekten ne de acı çektirmekten hoşlanmaz. Acıyı nerede görse kaçar. Bunu içgüdüsel olarak yapar. Çünkü acıyla nasıl baş edeceğini bilemez. Acı onu derine çektiği için ürküp geri çekilir. Derine inerse dibe vuracağından çok korkar bu nedenle de lodos balığı gibi kıyıya vurur. Yöneticisi Venüs de ona bu konuda yardımcı olamaz çünkü ACI onun temsil ettiği konulara yabancıdır. Bileşiminde yüksek dozda Akrep varsa acının ustası olabilir yoksa Terazi, orta yaş eşiğine geldiğinde ard arda sahne alan Satürn-Pluto-Uranüs-Neptün gibi üstatların eşlik ettiği sınavda acıyı acımasızca öğrenir.

Tartışma ve yorum : Terazi’nin savaş ve mücadele gücü zayıftır. Bu zayıf noktasını tartışma ve yorum ustalığıyla kapatmaya çalışır. Geniş bakış açısı ve güçlü savunma mekanizması rakiplerini zorlar. Bu savunmaya en büyük tehdit diğer öncü burçlardır. Koç (Hücum-atak) Yengeç (Duygusal kıskaç) Oğlak (Soğuk strateji) Aralarında 90 derece kare açı vardır. Enerji alışverişi serttir. Bu nedenle tüm öncü burçlar birbirinden çekinirler, çünkü birinin zayıf noktası diğerinin en güçlü noktasıdır.

Gözlem yeteneği: Terazi’nin harika bir gözlem yeteneği vardır. Olaylara aşırı tepkide bulunmaz.İhtiyatlıdır. Önce her şeyi büyük bir özenle kaydeder. Dışarıdan bakıldığında hiçbir şeyin farkına varmayan alık ve tepkisiz bir portre çizse de zamanı geldiğinde depoladığı tüm verileri kullanarak o herkesi afallatır. Burada oluşabilecek en büyük hatalı alan, gözleme dalıp eyleme geçmeyi ihmal etmesidir. Genel tavrı da budur.

Uyum ve Ahenk: Terazi’nin nihai hedefidir. Maharıshı Ayur-Veda uzmanı Dr.Hari Sharma’ya göre; “Bedene müzikal bir gözle baktığımızda, onun tek nota çalan bir enstrüman olmadığını görürüz. Beden, aynı zamanda çalan ve birbiriyle etkileşen farklı binlerce enstrümanın (biyokimyasal maddelerin) sayılamayacak kadar çok değişkenlik ve kombinasyon sergilediği bir senfonidir. Tıpkı tek tek notaların, tüm diğer notalarla bir armoni içerisinde olması gibi, sağlıklı bir bedendeki her kimyasal reaksiyon da tüm diğer reaksiyonlarla uyum içerisindedir.”

Daha büyük ölçekte değerlendirecek olursak “Zodyak Senfoni Orkestrası”nda tüm planetler yer alır. Orkestra şefi Güneş ise Kompozitör Venüs’tür. Hep birlikte besteledikleri senfoni gökyüzünden yeryüzüne dalgalar halinde yayılır. Temel olarak 12 burç ve planetlerin enerjisi hepimizin içinde mevcuttur fakat hepimizin senfonisi ayrıdır. Farkı yaratan şey ölçü, vurgu, etkileşim biçimi ve alanıdır. Doğduğumuz ana (Doğum yeri-Tarihi-Saati) özel, Burç-Planet-Ev ve Açıları harmanladığımız da kendi senfonimizi besteleriz. Denemeye var mısınız? Öyleyse İster notaları ister renkleri kullanın.Temel malzeme benden, eseri yaratmak da sizden.

Koç : Re-bemol….Kırmızı
Boğa :Mi-bemol….Yeşil
İkizler :Fa-diyez…..Sarı
Yengeç : Sol-diyez….Gümüş
Aslan : La-diyez….Altın
Başak : Do….Kahve
Terazi :Re-natürel….Mavi
Akrep : Mi…..Lal
Yay : Fa….Mor
Oğlak : Sol….Siyah
Kova : La….Çivit Mavi
Balık :Si….Menekşe

Bestelediğiniz senfoni veya yaptığınız resmin keyfini çıkarmayı sakın ihmal etmeyin.

Zira önümüzdeki Pluto/ Akrep Burcu yolculuğunda hepimiz “S.O.S.” verebiliriz….

Kısasa kısas tüm dünyayı kör eder Gandhi -Oda bir Terazi _

Doğum haritanızda Terazi’nin bulunduğu yer bir ortağa,bir aynaya, kendinizi daha iyi anlamanıza yardımcı olacak birilerine ihtiyaç duyduğunuz yerdir.

Haritanızda Terazi’nin bulunduğu yerde,aşırı uçlara güçlü bir çekim yaşarsınız. İki tercih yada fırsat arasında seçim yapmak zorunda kalabilir,karar vermede zorlanabilirsiniz. Size yardım edecek şey,ikiliklerin sadece bir yanılsama olduğunu ve aralarında belirli bir eşitlik olduğunu fark etmektir.

Her yedi yılda bir ilişkinizin ince elenip sık dokunan bir inceleme döneminden geçtiğinin farkında olmalısınız. Ortaya çıkan zorluklar sayesinde büyümek için en iyi zamandır bu zamanlar.

Haritanızın neresinde Terazi varsa , orası hukuku, sanatı, tasarım ve renkleri kullanarak yükseleceğiniz yerdir. hayatınızın bu bölümünde yaratıcı ve artistik olun.

Terazinin olduğu evde , size değerli bir ders vermeye çalışan düşmanlarla karşılaşabilirsiniz. Onlar bu derslerin farkında olmayabilirler ama eğer siz onların size ne öğretmeye çalıştıklarını görebilirseniz , bu çatışmada üstün gelecek ve zafer kazanacaksınız.

Terazi ayı içinde,iş ortaklarınız, sevgilileriniz, düşmanlarınız, avukatlarınız, müşterileriniz, tasarımcılarınız ve sanatçılarınız tarafından oluşacak ya da onlarla ilgili eşzamanlılıkları takip edin. Değişik alanlardaki saklı imkanları keşfetmek için yeniden tasarımlamak yada mobilyaların yerini değiştirmek için en iyi zaman. Eşinizle zaman geçirmelisiniz ve eğer eşiniz yoksa , çok daha ciddi ve bilinçli bir şekilde bir eş aramaya başlamak için en uygun zaman. Yılın bu dönemi gündüz ve gece birbirine eşit olur. Yılın bu dönemi gerçek aşkınızı bulma yolunda size destek verecektir.

Yaz bugün bitiyor.Artık olgunlaşma ve hasat zamanı.Satürn ve Güneş bu ay içinde yüceleşek üzerimizde.

Bir partneriniz varsa mutlaka birlikte Tantra Yoga yapın bu zamanlarda.
Bu dönemde 23 Ekim’e kadar burçları neler bekliyor bakalım ;

KOÇ BURCU VE YÜKSELEN KOÇ :

Bu dönem kişiye, ikili ilişkilerdeki rolünü gösterir. Kendi çalışmalarının başkaları üzerinde nasıl bir etki bıraktığını anlayabilir. Karşılıklı konuşmalar tartışma görünümünde olsa bile yaratıcı düşünme ve kendi durumunu fark edebilme açısından fayda sağlar. Benzer şekilde; evlilik ilişkisini gözlemleyerek, kendinin ve eşinin durumunu görebilir. İhtiyaçlar ve eksik yönler keşfedilebilir.Bu dönemde çalışmaları tek başına değil de birileri ile birlikte yapmak daha verimli olur. Ortaklaşa çalışmak, en azından değer verilen birinin fikrini almak iyi sonuç verir. Tartışmaları, anlaşmazlıkları çözmek için bilirkişilere, avukat veya danışmanlara başvurulabilir. Aynı şekilde; kişisel sorunlar için, ihtiyaca göre doktor, psikolog veya astrologa gitmek iyi bir çözümdür…

Bu dönemde evliliğin ilişkin varsa ortaklarınla olan ilişkilerin hayatının odak noktasıdır bu ay ben değil biz dersin yalnız hiçbirşey yapmak istemezsin bu yüzden insanalra teklif edersin hayatında sorunlar varsa insanlardan danışmanlardan yardım alabilirsin . Evliliğimiz, eşimiz ya da birlikteliğimizin ön planda olacağı günlerden geçmekteyiz. Anlaşmalar, imzalarla ortaklığa girişmek, yol arkadaşlığı yapmak için de oldukça uygun günlerdir. Nezaket, diplomasi ve uyumun verdiği yüksek enerji ortaya çıkacaktır.bu dönemde biriyle birlikte çalışırsan daha başarılı olursun en azından çevrenden tavisye almalısın Yılın bu döneminde, çok yakın olduğunuz insanlarla kuracağınız birebir ilişkilerden kendinizle ilgili çok şey öğrenebilirsiniz. Başkalarıyla çeşitli amaçlara yönelik çalışma grupları kurabilir, bu çalışmalar aracılığıyla insanlar üzerinde bıraktığınız etkileri gözlemleme şansı elde edebilirsiniz. Bu gruplar zaten tanıdığınız insanlardan oluşuyorsa, onlarla ne şekilde iletişim kurduğunuzu ve ilişkilerinizi nasıl yürüttüğünüzü daha iyi anlama fırsatı bulursunuz.Bu tür ilişkilerden en önemlisi evliliktir. Evli değilseniz fakat biriyle birlikte yaşıyorsanız bu da eşit ölçüde önemlidir. Evliyseniz, bu dönemde eşinizle aranızdaki ilişkiyi mercek altına alın ve hayatınızda hangi ihtiyaçlarınızı karşılayıp hangi ihtiyaçlarınızı karşılamadığını araştırın. Aynı zamanda siz eşinizin hangi ihtiyaçlarını karşılayabiliyorsunuz hangilerini karşılayamıyorsunuz, bunları da bulmaya çalışın. Her tür ilişkide (evlilik, iş ortaklığı, herhangi başka bir ortaklık) iki taraf hayatının her alanında tek bir vücut olurlar. İlişkiniz için elinizden gelenin en iyisini yapmanız sizin yararınıza olacaktır.Yılın bu döneminde her şeyi kendi başınıza yapmaya çalışmak pek iyi bir fikir olmayabilir. Biriyle birlikte çalışmayı ya da güvenebileceğiniz birinin görüşlerini almayı deneyin. İş hayatında, hangi alanda çalışıyorsanız o alanla ilgili uzmanlara danışmak size çok şey kazandırabilir. Bir danışman, avukat ya da herhangi başka bir uzman birçok ihtiyacınıza cevap verebilir. Özel hayatınız için de aynı şey geçerli. Kendi başınıza çözemediğiniz bazı problemler söz konusu olduğunda, profesyonel yardım almaktan çekinmeyin. Bir doktora, avukata, psikolog veya psikiyatra hatta belki bir astroloğa danışabilirsiniz. Bu insanlar, sorunlarınıza tarafsız bir gözle yaklaşmanız için size yardımcı olabilirler.Bazen bire bir karşılaşmalar tartışmaya, hatta kavgaya dönüşebilir. Bu kavgalardan iyi sonuçlar da çıkabilir, çünkü kendi pozisyonunuzu daha dikkatli bir biçimde gözden geçirmeniz ve kendinizi daha iyi tanımanız için sizi zorlar. Karşınızdakiyle bir takım oluşturursunuz. Bu da bir tür ilişkidir. Dolayısıyla, hukuki problemlerle bağlantılı olduğunuz da söylenebilir. Haritanızda hukuksal sorunlara işaret eden başka unsurlar da varsa, bu tür problemler yaşama olasılığınız artabilir.

BOĞA BURCU VE YÜKSELEN BOĞA :

Bu geçiş bir evvelkinin tam tersine görevlerini, sorumluluklarını bilmenin, kendini kontrol etmenin zamanıdır. Yaşamak için gerekli şeyleri yapılmasına, çalışma tekniklerinin, çevre koşullarının testiye edilmesine uygundur. Başkalarının emri altında çalışanların egosunu bastıra bilip bastıramadığı ortaya çıkar. Eğer egoya yeterince sahip çıkılmıyorsa bazı sorunlar çıkabilir. Bu dönemde daha ziyade başkalarının ihtiyacına ve yönlendirmesine göre hareket etmeyi kabul etmek gerekecektir. Diğer taraftan, Hoşa giden şeyleri yapmanın vereceği haz, özverinin getirdiği eksikliği dengeleyecektir…Fiziksel randıman kalitesi için sağlıkla ilgilenme eğilimi artar. Bedenin ihtiyaçlarına her zamankinden fazla ihtimam gösterilir. Sağlık ve temizliğe bir başka önem verilir. Çevre düzenlemeleri yapmak için de uygundur…

Bu dönemde iş hayatına odaklanırsın daha verimli çalışmak için çaba sarf edersin sağlığına normalde olduğundan daha çok dikkat edersin diyete spora başlayabilirsin . Şimdi çalışmak, ürün vermek zamanıdır. Önce çalışma koşullarımızı düzenlemeli, detayları toparlamalıyız. Sonra ince ince ama en verimli şekilde çalışıp, ürünlerimizi sergilemekten zevk duyarız. Sağlığımıza önem vermenin, gereken müdahaleleri yaptırmanın da zamanı gelmiştir.birinin istediği gibi çalışmak zorunda olabilirsin.kendi işine sahipsen bile başka birinin ihtiyaçları doğrultusunda çalışacaksın mesela bir müşterirnin gibi.Bu dönem, bir öncekinden oldukça farklıdır. Bu dönemde, yaşamınızı nasıl sürdürmeniz ve ne gibi görev ve sorumluluklar üstlenmeniz gerektiği konusuna yoğunlaşmak durumundasınız. İşlerin ve yerine getirilmesi gereken görevlerin zamanı. Dolayısıyla, eğlenceyi ikinci plana atmanız gerekir. Etkinlik ve verimlilik meselesine odaklanmalısınız. Mümkün olduğu kadar yerinde ve zamanında hareket etmeye, doğrudan sorunları çözmeye yönelik girişimlerde bulunmaya gayret gösterin. İş hayatınız açısından düşünüldüğünde, kullandığınız teknikleri ve izlediğiniz prosedürü yeniden ele alıp incelemek için son derece uygun bir dönemde olduğunuz söylenebilir. Çünkü zihniniz şu an son derece açık ve kavrama yeteneğiniz en üst düzeyde.Bu dönemde karşılaşacağınız tek problem, kendi iradenizle hareket etme fırsatı bulamayışınız olabilir. Diğer bir deyişle, muhtemelen başkalarının istek ve taleplerine göre çalışmak zorunda kalacaksınız. Böylece, gerektiğinde egonuzu ikinci plana atıp atamadığınızı da test edip görmüş olursunuz. Eğer yapamıyorsanız, bu dönemde birtakım sorunlar ve sürtüşmeler yaşama olasılığıyla karşı karşıyasınız. Ayrıca herkesi bir kenara itip kendi işinize bakmanızın ya da her şeyi kendi bildiğiniz gibi yapmaya çalışmanızın size hiçbir yararı olmayacaktır. Kendi kendinizin patronu bile olsanız, attığınız adımların ve yaptıklarınızın başkalarına, örneğin müşterinize veya müvekkilinize bir yararı dokunmalıdır. Görev ve sorumluluk duygusu kendi içinizden gelmelidir. Kendinizi sürekli kontrol ve denetim altında tutmak zorunda kalabilirsiniz.Öte yandan, bütün bunlar, duygularınızı ve kendinizle gurur duyma isteğinizi bastırmak zorunda olduğunuz anlamına gelmiyor. Üstelik bu dönemde elinizdeki işi iyi ve doğru yapmak sizi her şeyden daha çok tatmin edecek, keyfinizi yerine getirecektir.Bu süreçte aynı zamanda fiziksel yeterlilikle de ilgilidir. Sağlığı temsil eder, fakat sağlığınızın kesinlikle her zamankinden daha kötü olacağını ifade etmez. Yine de, vücudunuzla ve onu nasıl daha sağlıklı ve güçlü hale getireceğinizle her zamankinden daha çok ilgilenmeye başlarsınız. Hijyen konusunda da aşırı titizlik gösterebilirsiniz ki bu son derece yararlı bir şey. Yalnız, bu durumu takıntı boyutuna taşımamaya özen gösterin. Gündelik iş temponuz, işyeri ortamınız ve birebir çalıştığınız insanlarla olan ilişkiniz ve her şeyden önemlisi sağlığınızla ilgili konularda kendinizi oldukça ferah ve zinde hissedebileceğiniz enerjilere sahip olacaksınız. Kimileriniz bu etki altında yeni iş olanakları elde ettiği gibi, işyeriyle sorunu olanlar ise bu problemlerin düzelmesi adına yeni görüşmelerde bulunabilirler. Kimileriniz bu etki altında işyerinin ortamının değişmesi veya tayin gibi bir durumla karşılaşabilir, özellikle yurtdışı bağlantılı işler için girişimde bulunanlar bu konuyla ilgili haberler alabilirler. Sağlık problemi olanlar ise bu süreçte tedavi açısından olumlu bir dönem geçirerek, alternatif yöntemler keşfedebilirler. Beslenme düzeninizle ilgili yapacağınız yeni diyet programı size olumlu katkılar sunabilir ve siz bundan sonra daha dikkatli bir şekilde beslenmenize özel önem verebilirsiniz.

İKİZLER BURCU VE YÜKSELEN İKİZLER :

Güneş bu dönemde üzerinizde hayat iksiri gibidir. Mutluluk ve canlılık verir. Değerlendirme iyi yapılmışsa şimdi kendini ifade etmede son derece özgürlük hissettirecektir. Kişinin kendi olma zamanıdır fakat bu fırsatla kendini tanımayı da ihmal etmemelidir. Önceliklere ilk sırayı vererek istenilen her şey yapılır. Buna mani olmak isteyenlere tepki büyük olur. Eğlence ön plana çıkar. Adeta yaşamın amacı zevki sefa olur. Aşk da sahnededir. İlişkiler açık net ve özgüvenlidir. Âlicenap ve lütufkârdır. Belli sınırlar aşılır, dur durak tanınmazsa kişi kendini bu dönem sonunda sersem gibi hissedebilir.Çocuklara karşı ilgi artar. Kendi çocuğunuz varsa ilişkileri tartmak için iyi bir zamandır. Onların da ihtiyaçlarını görebilmek, birlikte vakit geçirmek, yakınlaşmak için uygundur.

Bu dönemde yaratıcılığın artar kendini rahatca ifade edersin neşeli ve esprili olursun sanatsal faaliyetlere spor faaliyetlerine katılabilirsin sosyal olduğun bir aydır aşk hayatın hareketlenebilir eğlenceli zaman geçirirsin . Hayattan zevk aldığımız, eğlendiğimiz zamanlardır. Çocuklar, eğlenceler, kişisel zevklerimiz ön plana çıkar. Kendimizi sahneleyebileceğimiz, alkış alabileceğimiz mutlu günlerdir. Her türlü sanatsal, hobisel çalışmalar için harekete geçmeliyiz. Kendinizi çok daha rahat ifade edebilir, neyseniz o olabilirsiniz. En temel dürtünüz, kendi önceliklerinizi belirleyip mümkün olduğunca canınız ne isterse onu yapmak olacaktır. Başkalarına üstünlük sağlamak ya da baskın gelmek için özel bir çaba sarf etmiyor olsanız da, şu sıralar bunu yapabilecek yeteneğe sahipsiniz. Sizi istediğiniz şeyi yapmaktan alı koymaya kalkışacak herkese şiddetle karşı koyacaksınız. Kendinizi dışarı atmak ve iyi vakit geçirmek için çok yoğun bir istek duyarsınız. Sorumluluklarınızı ihmal etmediğiniz ve ölçüyü kaçırmadığınız sürece çıkıp biraz eğlenmekte hiçbir sakınca yok. Fakat Güneş’in neden olduğu özgürlük hissi sizi sorumluluklarınızdan uzaklaştırabilir ve bu durum bazı problemler yaşamanıza yol açabilir. Öyle veya böyle, bu dönemde kendinizi her zamankinden daha rahat ve umursamaz hissedeceksiniz.Bu dönemde çocuklarla ilgili meseleler ağırlık kazanabilir. Yine de bu, onlarla sorunlar yaşayacağınız şeklinde yorumlanmamalıdır. Duygusal yönünüzün daha fazla açığa çıkacağını söylemek mümkün. Eğer çocuğunuz varsa, onlarla aranızdaki ilişkileri incelemenin tam zamanı. Hatta Güneş’in yarattığı iki etkiyi birleştirip çocuklarınızla birlikte dışarı çıkabilir, hoşça vakit geçirebilirsiniz.Bu süre içinde ilişkilerinize çok daha yüzeysel bir açıdan bakabilir, arkadaşlıklarınızı bir tür eğlence kaynağı olarak görebilirsiniz. Aynı dürtü sizi karşı cinse yönlendirebilir ve başka transitler tarafından da destekleniyorsa yeni bir aşkın başlamasına öncülük edebilir.Eğlenceye ve özel zevklerinize gereğinden fazla kapılıp kendinizi incelemeyi, kişiliğinizi ve iç dünyanızı gözden geçirmeyi ihmal etmeyin. Şimdi kendiniz olmanın tam zamanı, fakat kim olduğunuzun farkına varmanın da tam zamanı. Kendiniz olmakla kendinizi tanımak farklı şeylerdir. Bu dönemde, her ikisini aynı anda yapabilirsiniz.

YENGEÇ BURCU VE YÜKSELEN YENGEÇ :

Yaşamın bu döneminde daha çok özel aile yaşamı ön plana çıkacaktır. Hayatınızda etkili olan kişiler, anne, baba, diğer aile büyükleri veya ebeveyn durumunda olan kişilerle beraber olmak için çeşitli sebepler doğabilir. Aile ortamı, çalışmalara temel olabilecek uygun bir inşaat alanı gibi hissedilir. Güven veren bir yer durumuna yükselir.Dış dünyadan kopma eğilimi olabilir. Maneviyata yönelmek, psişik, ruhsal konularla ilgilenmek, tefekküre ağırlık vermek, sübjektif bakabilmek ve kendini idrak etmek zamanıdır. Bu yönlü yapılacak çalışmalar ilerisi için iyi bir zemin oluşturacaktır.Eğer ihtiyaç hissediliyorsa profesyonel yardım alınabilir. Küçüklükte yaşanılanların şimdiki durum üzerindeki rolünü ortaya çıkararak, sıkıntıların, sorunların kaynağı bulunabilir. Bu dönemde yapılacak psikolojik değerlendirmeler, diğer zamanlara nazaran daha anlamlı olacağından kişiliğin gelişmesi ve rahatlamak için çok faydalı olacaktır.

Evimize, ailemize yöneldiğimiz, kabuğumuza çekildiğimiz, sakinliği aradığımız günlerdeyiz. Ebeveynlerimizle onların gençlik yıllarını konuşmaktan, piknik yapıp doğaya açılmaktan hoşlanırız. Aileyle, evle ilgili konular ön plana çıkar. Taşınmak, restorasyon gündeme gelir. Yılın bu döneminde, dikkatinizi özel hayatınıza ve onu en çok etkileyen kişilere, örneğin ailenize odaklayacaksınız. Tanıdık çevrelerde bulunmayı tercih edecek, faaliyetlerinizi sağlam temellere dayandırabileceğiniz bir yere sahip olmak isteyeceksiniz. Birçoklarına göre bu yer bir evdir. Özel yaşantınızla dış dünyanın gerektirdikleri birbirine bağlı olan şeylerdir. Dolayısıyla, dikkatinizi özel yaşamınıza yoğunlaştırırken gündelik yaşamınızın gereklerini yerine getirmeye devam etmelisiniz. Sadece özel yaşamınızı değil, ruh halinizi de derinlemesine incelemelisiniz. Bu dönemde, daha yoğun bir kişisel farkındalık yaşayacak, yaşamdaki yerinizi ve ruhunuzun derinliklerinde neler olduğunu bulma ihtiyacı hissedeceksiniz. Gerekirse kendi kabuğunuza çekilin, meditasyon yapın.Geçmişte meydana gelen olaylar, hatıralar ayacılığıyla ya da hala etkileri devam eden sonuçları nedeniyle tekrar su yüzüne çıkabilir. Böyle durumlarda yapılacak en iyi şey, geçmişinizi, büyüme sürecinizi en çok neyin etkilediğini ve ailenizin hayatınızdaki rolünü bulmaya çalışmaktır. Geçmişinizin şimdiki yaşantınızı ne şeklide etkilediğini anlayabilmek için başkalarından, örneğin profesyonel bir danışmandan yardım almak isteyebilirsiniz. Geçmişte bazı davranış kalıpları geliştirmiş olduğunuzu ve bunların şu anki yaşantınıza hiçbir şekilde uymadığını, yaşadığınız sıkıntı ve gerginliklerin bu kalıplardan kaynaklandığını fark edebilirsiniz. Yılın bu döneminde, psikolojik açıdan kendinizi inceleyip değerlendirmenizin kişisel gelişiminize çok büyük katkısı olacaktır.

ASLAN BURCU VE YÜKSELEN ASLAN :

Bu dönemde dikkatler yakın çevreye yönelir. Genellikle sık sık bir arada olunan arkadaşlar, komşular, kardeşler, akrabalar ve iş arkadaşları ile olan etkileşim artacaktır. Bunun yararı, gündelik ilişkilerin nasıl ele alındığını görebilme imkânıdır. Çünkü bu geçiş, ilişkilerde sürekli aktif olarak sürekli enerji boşalımına yol açar. Dengeyi sağlamak için arada pasif olup, sadece dinlemeyle yetinmek enerji toplamağa fırsat verecektir.
Hayat temposu hızlanıcaktır. Aktivite ve hareketlilik artar. Daha önce hiç ele alınmayan konularda çalışma sahaları çıkabilir. Özellikle fikirsel iletişimin de ön plana çıkma çabası görülebilir. Sosyal ilişkiler çok önemli olur.Güneş enerjisi ile can bulan fikirlerle, istenilen kişiye bir konu hakkındaki gerçek düşünceleri açıklamak mümkündür. Böylece başkalarının, sizin daha evvel yaptıklarınız veya söylediklerinizle ilgili şüpheleri varsa aydınlanmış olur. Ayrıca bu dönem kişinin kendi düşüncelerini inceleyip net hale koyabilmesi için de uygundur.

Etrafımızla kaynaştığımız, sürekli yazar, çizer, konuşur olduğumuz bir zaman diliminden geçmekteyiz. Kısa, yakın yolculuklar, iletişim ön plandadır. Fikirlerimiz sayesinde kendimizi göstermekten memnun oluruz. Komşular ya da kardeşlerle ilişkiler dikkat çeker.Dikkatinizi yakın çevrenize yönlendirecek, arkadaşlarınız, komşularınız, akrabalarınız ve iş arkadaşlarınız gibi her gün karşılaştığınız insanlarla ilişkileriniz yoğunluk kazanacak. Hayatınızda çok önemli bir yer tutan bu ilişkileri nasıl yürüttüğünüzü gözden geçirmenin tam zamanı. Genellikle, bu insanlarla iletişim kurarken pek de hoş olmayan bazı alışkanlıklar geliştiririz ve bu alışkanlıklar, onlar üzerindeki etkimizi azaltır ve düşüncelerimizi ifade etme yeteneğimizi köreltir. Bu geçiş süresince en temel amaçlarınızdan biri açık ve net iletişim kurma becerinizi geliştirmek olmalıdır. Enerji toplamaktan çok birikmiş enerjiyi dışarı boşaltma isteği uyandırmakta. Bu isteğe yenilmemeye çalışın. İletişim sırasında sürekli aktif taraf olmak yerine bazen pasif tarafta yer almaya gayret gösterin. Diğer bir deyişle, dinlemeyi öğrenin. Ayrıca, yılın bu dönemi hayatınızın hareketlendiği dönemdir. Daha fazla etkinliğe katılabilir ve sadece yeni ve farklı şeyler yaparak giderebileceğiniz bir heyecan ve hareket ihtiyacı hissedebilirsiniz. Daha önce hiç karşılaşmadığınız bir konu üzerinde araştırmalar yapabilir veya bir dizi kısa seyahate çıkabilirsiniz. Günlük yaşamda alıştığınız düzenden kopmakta zorlansanız da bu dönemde seyahate çıkmanın çok faydasını göreceksiniz. Küçük seyahatleri, günlük yaşamın koşuşturmasından kaçma yöntemi olarak görmek yerine, yaşamınızın bir parçası haline getirmelisiniz.Herhangi bir konuda gerçekten ne düşündüğünüzü ve ne hissettiğinizi ifade etmek için son derece uygun bir dönemdesiniz. Eğer yaptıklarınız veya düşündükleriniz etrafınızdakilerin kafasını karıştırıyorsa, onlara gerçek niyetinizi açık ve net bir biçimde anlatmanın tam zamanı. İnsanların kafasında sizinle ilgili olarak karanlıkta kalmış olan her noktayı aydınlatmalısınız. Zihinsel faaliyetlerinizin nispeten daha etkili ve yoğun olduğu bir dönemdesiniz ve bu yeteneğinizi kullanarak çevrenizdekilerle çok daha sağlıklı iletişim kurabilirsiniz. Kendinizle ilgili olarak netleştiremediğiniz birtakım meseleler varsa, onları çözmek için yılın bu zamanlarını iyi değerlendirin.

BAŞAK BURCU VE YÜKSELEN BAŞAK :

Bu geçişte sahip olunan soyut değerler, maddi nesneler değerlendirilmek istenir, ihtiyaçlara yeterince cevap verebilip veremediklerini kendine ve başkalarına kanıtlama ihtiyacı doğar. Sahip olunan değerler, örneğin; kutlamalar yapmak, parti yapmak, hediyeler almak amaçlı kullanılır. Böylece kişi kendi için övünç duyarken başkaları için eğlenceli saatler anlamına gelir.Bunun bir başka anlamı da, kendi hayatı yanı sıra başkalarını da kontrol altında tutma isteğidir. Kendi değer sistemini kabul ettirme şeklidir ki; kişi başkalarının kendi değerleri ve doğruları olduğunu adeta hiçe sayar. Sanki değerleri yaratan odur ve herkes tarafından kabul edilmelidir. Bu hareketler aşırıya kaçarsa insanlara itici gelebilir…

Maddi kaynaklarımızı korumanın, yeni kazanç yolları aramanın zamanıdır. Bankadaki paramızı, bütçemizi, gelirlerimiz kontrol etmeliyiz. Bütün değerlerimizi elimizin altında toplamalıyız. Harcamalarımız artacağı için tutumlu olmaya özen göstermeliyiz. Bu dönemde kişisel değerleriniz ve değer verdiğiniz şeyler üzerinde yoğunlaşacaksınız. Bir ay devam eden bu geçiş süresince, yaşam kaynaklarınızla aranızdaki ilişkileri gözden geçirmelisiniz. İhtiyaçlarınıza karşılık veriyorlar mı ya da siz onları yeteri kadar besleyebiliyor musunuz? Birçok insan, kendilerini güvende hissetmek adına sahip oldukları şeylere gereğinden fazla bağlanırlar ve onları kaybetme korkusu yüzünden özgürce hareket edemezler. Bu dönemde, kendinizi maddi ve manevi kaynaklarınızı kullanarak ifade etme ihtiyacı duyabilirsiniz. Örneğin canınız bir parti vermek isteyebilir. Böylece sahip olduklarınızı kullanarak sevdiklerinizin ve arkadaşlarınızın iyi vakit geçirmesini sağlayabilir ve bundan memnuniyet duyabilirsiniz. Sahip olmakla gururlandığınız bir şeyle gösteriş yapmak isteyebilirsiniz. Bunu yaparken aşırıya kaçmamaya özen göstermelisiniz. Aksi takdirde, tavırlarınız çevrenizdekiler tarafından hoş karşılanmaz. Sizi sevimsiz bulabilirler.Bu dönemde, hayatınızı kişisel değerleriniz doğrultusunda idare etmeye her zamankinden daha çok ihtiyaç duyacaksınız. Maddesel açıdan bu, kendi hayatınız veya başkalarının hayatı üzerinde daha fazla söz sahibi olabilmek için maddi varlıklarınızı artırma ihtiyacı duyacağınız şeklinde yorumlanabilir. Psikolojik açıdan yorumlamak gerekirse, kendi değer yargılarınızı ve anlayışınızı ortaya çıkarma ihtiyacına işaret eder. Kendi çıkarlarınızı korumalısınız fakat bunu yaparken başkalarının çıkarlarını göz ardı etmemelisiniz.

TERAZİ BURCU VE YÜKSELEN TERAZİ :

Bir aya yakın devam edecek bu yaşam dilimi, gelecek için kendini yenileme gibidir. Bu devre insanı başkalarının duygularına, isteklerine karşı kapalı, kendine karşı açık yapar. Bencillik gibi görünen bu durum aslında, kendini analiz ederek gelecekte nelere ihtiyaç duyacağını anlamak isteğinden kaynaklanır.
Tüm enerjilerin gerçek kaynağı olan Güneş, size kendine güven, zorlanmadan insanlar üzerinde etkili olabilme, parlaklık ve cazibe türünden canlanış verir. İş aramak, istekleri kabul ettirme, ihtiyaçlarını elde etmek, belki birilerinin dikkatini çekmek için iyi bir zamandır. Ayrıca evlilikle ilgili problemler ortaya çıkabilir. Bu konudaki çekişmeleri halletmek için uygun değildir. Benlik duygusunun artması kendini ispatlamaya ve fark etmeden başkaları üzerinde baskıcı olmaya sebep olabilir.

Kişiliğimiz, kimliğimiz, beden sağlığımız üzerinde her türlü olumlu etkiyi aldığımız bir süreçten geçmekteyiz. Bu zamanda spora, diyete başlamak, imaj değişikliğe gitmek için fırsatları yakalamalıyız. Kendimize düzen vermek, öne çıkmak, yeteneklerimizi göstermek için harekete geçmeliyiz.Yılın bu zamanında, kendinizi yeni yıla hazırlama fırsatı bulacaksınız. Yaklaşık bir ay sürecek olan bu hazırlık döneminde kişisel meselelere yöneleceksiniz. Bunu bencillik olarak yorumlamak doğru olmaz, çünkü kişisel konulara ağırlık vermenizin altında, daha iyi yaşamak ve kendinizi geliştirmek için neler yapmanız gerektiğini keşfetme ihtiyacı yatıyor.bu dönem kendinizi dışarıya her zamankinden daha güçlü ve etkili bir biçimde yansıtacağınız şeklinde yorumlanabilir. Çevrenizdekileri üzerinde etki bırakmak için mükemmel bir dönemdir. Fakat dikkatli olmalısınız, çünkü başkalarının istek ve ihtiyaçlarına karşı yeteri kadar duyarlı davranmayabilirsiniz. Kendi ihtiyaçlarınıza öncelik verebilir, olaylara tarafsız yaklaşmakta zorlanabilirsiniz. Dolayısıyla, bu transit süresince grup çalışmalarında bazı sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Başkalarıyla çalışmanızı gerektiren projeler için harcadığınız çabanın hiçbir işe yaramadığını hissediyorsanız, bu tür projeleri ertelemeniz daha iyi olacaktır. kendinizi derinlemesine incelemelisiniz.Belli şartlar altında, eğer çok daha ciddi transitler de varsa, bu transit, evlilikle ilgili sorunlara işaret eder. Bu tür sorunları çözmek için pek iyi bir dönem olduğu söylenemez.Şu sıralar haklı olarak kendinizi ifade etmeye çok ihtiyaç duyuyorsunuz. Görevlerinizi yerine getirmek uğruna kişisel ihtiyaçlarınızdan tümüyle vazgeçmek size hiçbir şey kazandırmayacaktır. Bazen en önemli göreviniz kendinizle ilgilenmektir ve bu da o anlardan biri. Bu görevi yerine getirmezseniz, kimseye bir faydanız dokunmayacaktır.

AKREP BURCU VE YÜKSELEN AKREP :

Bilinçaltının incelenmesi gibi düşünülebilir. Bu dönemde kendimizle baş başa kalıp, iç dünyamızı görmeğe çalışmak iyi olur. Kendimize dürüst olabilirsek eksik ve doğrularımızı bulabiliriz. Egoya sıkı sıkıya sarılmak yerine itiraf etmek ve düzeltme yönüne gitmek doğru olur. Aksi halde yüzleşmekten korkulan herhangi bir şey bilinçaltında oturmağa devam edeceğinden her zaman rahatsız edecektir. Hâlbuki bu geçiş dönemlerinde bilinçli olarak parazit olabilecek şeyleri görebilmek ve temizlenmek daha kolay olacaktır.Eğer; sabit güneşiniz de onikinci evinizdeyse bu dönem olumlu geçer ve enerji verir. Fakat güneş sert etkiler alıyorsa haritanızda sıkıntı verir, benlik savaşı kendine karşı samimi olabilmeyi engeller. Bunalımlı bir dönem yaşanır.

Şartların kontrol edilemediğini anlayarak, biraz inzivaya çekilmeli, endişeden uzak durmalıyız. Fedakârlık yapmanın, görmezden gelmenin zamanıdır. Yoksa içimizdeki korkular büyüyerek ciddi rahatsızlara sebep olabilir.yapılacak atılımlara hazırlanırız. Ama, henüz harekete geçmek için erkendir. Şartlar henüz kontrolümüzde değildir. Dış faktörleri beklemek durumunda oluruz.Bu dönemde, hayatınızı size fark ettirmeden ne şekilde yönlendirdiğini bulmak için bilinçaltınızla bağlantı kurmanız gerekecek. Bazı davranışlarınızın bilincinize ve iradenize nasıl ters düşebildiğini görmeye çalışın. Hepimiz dış dünyaya iki farklı türde sinyaller göndeririz. Bunlardan biri, düşündüğümüz ve gerçekleştirmeye çalıştığımız şeylerin sinyalleri, diğeriyse farkında olmadan gönderdiğimiz ve insanlara niyetimizin ne olduğunu belli eden sinyallerdir. Eğer bu iki farklı sinyal birbiriyle çelişirse, karşınızdakileri istemeden yanıltabilir, hatta daha da kötüsü, size olan güvenlerini kaybetmelerine neden olabilirsiniz.Özellikle çocukluğunuzdan kalma bazı davranış kalıpları bilinçaltınıza yerleşmişse, üstesinden gelemeyeceğiniz baskılarla karşılaştığınızda çocukça tepkiler verebilirsiniz. Artık bir yetişkin olduğunuzu ve daha anlayışlı davranmanız gerektiğini unutmamalısınız. Çocukça tepkiler yakışık almayacaktır. Bunlarla başa çıkmanın ve ortadan kaldırmanın en iyi yolu öncelikle fark etmek ve bilinçli bir biçimde özeleştiri yapmaktır. Yani, bu fikirlerin ve davranışların varlığını kabul etmeli fakat yetişkin olarak size yakışmadığını kavramalısınız. Bu dönem, böyle bir farkındalık ve kavrayış için son derece uygun.Güneş’in natal evlerinizde transitte olduğu bir yıllık dönem sona eriyor. Geriye dönüp bakabileceğiniz ve yaşamla nasıl başa çıktığınızı görebileceğiniz bir dönemdesiniz. Bir süre yalnız kalmanız iyi olur. Böylece sakin ve huzurlu bir biçimde düşünebilir, değerlendirme yapabilirsiniz. Öte yandan sizi bekleyen bir tehlike var. Bütün davranışlarınızı ve olayları ele alış biçiminizi değerlendirirken tamamen dürüst olmalısınız. Yüzleşmeyi reddettiğiniz her şey bilinçaltınızın bir parçası olmaya devam edecek ve hiç beklemediğiniz anlarda ortaya çıkıp size problem yaratacaktır. Egonuza saplanıp kalmanın hiç sırası değil. Hatalarınızı ve erdemlerinizi tarafsız bir biçimde, şikayet etmeden ve korkusuzca bulup ortaya çıkarmaya hazır olmalısınız. Tabi bunları sadece kendinize değil, başkalarına da gösterebilmelisiniz.İstemeden de olsa, tavırlarınızla çevrenizdekilerin tepkisini çekebilirsiniz. Bazen bu insanlar size tepki gösterdiklerinin farkına bile varmazlar. Eğer kişiliğinizde ve davranış biçiminizde çevrenizi rahatsız eden unsurları bulur ve mümkün olduğu kadar etkisiz hale getirmeye çalışırsanız, aldığınız tepkileri de eşit oranda yumuşatmış olursunuz.

YAY BURCU VE YÜKSELEN YAY :

Tüm dikkatler bağlı olunan bir grup varsa onun fikirlerine, değer yargılarına, tüzük ve kurallarına yönelir. Gurup ilişkileri önem kazanır. Arkadaşlık, dostluk ne ifade ediyor. Bunun hayatınız içindeki yerini, neler ifade ettiğini ve kendi gerçek rolünüzün ne olduğunu anlamanın zamanıdır.Amaçlara, belirlenen hedeflere ulaşmak için heves artar. İdeallerin farkına varılır. Kişi, hayatının nasıl olmasını istediğinin farkına varır. Bunlar daha çok kişiseldir. Ancak birlikten kuvvet doğduğunu fark ederek, aynı ideolojisi olan kişilerle birlikte çalışmak fikri daha cazip gelir. Bir grup içinde, hem birey olarak hem diğer bireylerin varlığını hissederek, tahakküm etmeden ama kişiliğini de yansıtarak çalışmayı öğrenmenin yararlarını keşfedebilmek mümkündür.

Gelecek günlerin planlarını yapmak için öğütlere kulak vermemiz gereken günlerden geçmekteyiz. Arkadaşlarımız her zamankinden daha yardımcı olacak, güç vereceklerdir. Sosyal yerlere, gruplara, derneklere girmek için fırsatları görmeliyiz.Yılın bu döneminde, dikkatiniz dahil olduğunuz resmi ya da özel topluluklara, bu toplulukların değer yargılarına ve ideallerine yöneliyor. Ayrıca, hem bu toplulukların değerlerine, hem de kendi değerlerinize ve ideallerinize gösterdiğiniz yaklaşım ön plana çıkıyor. Arkadaşlık ilişkileriniz ve diğer ilişkileriniz sizin için önem kazanıyor. Bu ilişkilerin hayatınızdaki rolünü sorgulamaya başlıyorsunuz. Çevrenizdekilerle ne tür etkileşimlerde bulunduğunuzu ve karşılıklı olarak birbirinizin ihtiyaçlarına ne ölçüde karşılık verebildiğinizi inceliyorsunuz. Hiç kimse yalnız yaşayamaz ve bu transitin görevi, size bunu hatırlatmak, bir birey olarak yalnızlığın size ne ifade ettiğini bulmanıza yardımcı olmaktır.Bu dönemde yalnız çalışmak yerine başkalarıyla iş birliği yapmak yararınıza olacaktır. Daha önce, kim olduğunuzu ve hayatınızın temel amaçlarını keşfetmek için yalnız kalmaya ihtiyaç duyuyordunuz. Şimdi, aynı soruların cevabını ararken başka insanlarla ortak hareket etmeniz gerekiyor. Hem iş hem de özel hayatınızda, grup çalışmalarına ve projelere dahil olarak amacınıza çok daha kolay ulaşabileceksiniz. Mümkün olduğu kadar sosyalleşmeye, birebir ilişki içinde olduğunuz insanları incelemeye çalışın, çünkü onlar sizi tıpkı bir ayna gibi yansıtırlar. Arkadaşlarınızın doğruları çoğu zaman sizin de doğrularınızdır.Arkadaşlarınıza kim olduğunuzu göstermeye, kendinizi tanıtmaya çalışın. Fakat bunu yaparken onlar üzerinde hâkimiyet kurmamaya özen gösterin. Böylece, kendi iç bütünlüğünüze zarar vermeden grup etkinliklerine uyum sağlayabilirsiniz. Takım çalışmaları için mükemmel bir dönem. Takım üyelerinin hepsi gerçekten bilinçli birer birey olduğu sürece bu tür çalışmalar çok yararlı ve verimli olacaktır.İdealist yönünüzün ön plana çıkacağı söylenebilir. Fakat bu idealizm soyut fikirlerden çok kişisel konuları kapsayacaktır. Hayattan ne istediğinizi bulacaksınız. Dolayısıyla, bu ideal doğrultusunda ilerlemenizde fayda var.

OĞLAK BURCU VE YÜKSELEN OĞLAK :

Bu geçişin zuhuru, içinde bulunulan hayat şartları çizgisinde göz önüne çıkma veya dillerde dolaşma şeklinde olabilir. Duruma göre; beğenilen bir proje, idare ediş tarzı, başarılı olduğunuz bir yön veya yapılan bir iş üzerine olabilir. Bu durum kişinin zayıf ve kuvvetli olduğu yönlerini bulması yönünden önem taşır.
Özellikle baba ile olan etkileşim daha çok artabilir. Onlardan birinin dikkat çekmesi sizin gurur duymanıza veya sizin üstünlüğünüzün onları hoşnut etmesine sebep olabilir.Bu dönemde yaşanabilecek bir risk vardır, hele sert etkili başka bir yıldızın etkisi de varsa kaçınılmaz olabilir. Daha evvel durumu kurtarmak veya bir sakınca yaratacağı düşünülmeden yapılan hatalı, kötü veya saklanılmak istenen bir konunun ortaya çıkmasıdır. Bazen bu durum iyi giden bir işinize pisipisine çelme takabilir. Bu tür şeyler varsa gözden geçirip uygun bir zamanda düzeltmek, sonradan pişman olmamak için gereklidir.

Kariyerimizde en önemli günleri yaşamaktayız. Patronlar, müdürlerle ilişkilerimiz her zamankinden daha ön plana çıkabilir. Terfi, ödül, tayin gibi konularda önemli etkiler alabiliriz. Sosyal statümüzü sergilemekten çekinmemeliyiz. Yılın bu döneminde bütün dikkatinizi dünyevi işlerinize ve ilişkilerinize, örneğin kariyerinize, toplum içindeki rolünüze, şöhretinize ve duruşunuza odaklamalısınız. Ayrıca, yaşamınızı genel olarak gözden geçirmeli, istediğiniz yönde ilerleyip ilerlemediğinizi, yeteri kadar gelişme gösterip gösteremediğinizi kontrol etmelisiniz. Egonuzun kişisel değil, toplumsal düzeyde dışa vurumuna dikkat etmelisiniz. Dış dünyayla ilişkileriniz, yaşadığınız olaylar, bu olayları ele alış biçiminiz gibi son derece önemli konuları kapsar. İçinde bulunduğunuz çevrede göz önüne çıkmanıza, dikkatleri üzerinize toplamanıza neden olabilir. Bu durumdan ne derece etkileneceğiniz, çevrenizin genişliğine göre değişir. Size çok büyük yetki ve güç verecek bir pozisyon önerilebilir. Örneğin çok önemli bir görevi ya da projeyi yönetmeniz önerilebilir. Fakat alacağınız sorumluluğun da en az yetkileriniz kadar büyük olacağını unutmayın. Böyle bir fırsatla karşılaştığınızda, kararınızı verirken güçlü ve zayıf yönlerinizi çok dikkatli bir biçimde inceleyip göz önünde bulundurmanızda yarar var. Bu dönemde, başarılı olmak için aşırı derecede çaba sarf etmek ya da çok güçlü olmak zorunda değilsiniz, çünkü bütün bunlar sizde kendiliğinden var olacaktır. Öte yandan, kapasitenizin ne kadar olduğunu, sınırlarınızı çok iyi bilmeniz gerekiyor. Kendinizi olduğunuzdan farklı gösterirseniz gerçekler eninde sonunda ortaya çıkar ve çevrenizdekileri yanıltmanın cezasını yine siz çekersiniz.Bunlara ek olarak, anne ve babanızla ilgili meselelere de dikkat etmeniz gerekir. Onlarla ilişkilerinizin son derece önemli olduğunu vurgular.Bu dönem, geçmişten çok gelecekle ilgilidir. Geçmişinize dönmeniz gerekebilir, fakat bunu sadece hatalarınızı bulup, gelecekte benzerlerini tekrarlamamak için yapmalısınız. Karşınıza çıkarabileceği en büyük tehlike, geçmişte yaptığınız bir yanlışlığın şimdi ortaya çıkıp sizi zor durumda bırakma olasılığıdır. Geçmiş yaşantınızı gözden geçirip, gelecekte sizi kötü yönde etkileyebilecek olan hatalarınızı düzeltmeye çalışmanızda yarar var. Ailevi problemlerinizin toplumsal yaşantınızı etkileyebileceği bir dönemde olsanız da, özel hayatınızın dışında kalan konulara eğilmek durumunda kalabilirsiniz.

KOVA BURCU VE YÜKSELEN KOVA :

Çeşitli yönlerde ufkunuzu genişletme zamanıdır. Bu amaçla yapılan çalışmalar yeni tecrübeler kazandırır, alışılmış çevreden tamamen farklı değişik kültürlere yapılacak yolculuklar yaşama renk katar. Mekânsal seyahat getirmese de, değişik ilgi alanlarında dolaşarak sınırları genişletmek mümkündür. Bunun için rutin işlerin dışında farklı şeyler yapılabilir. Bir kursa gitmek, yeni bir hobi bulmak gibi…Bu dönemde okumak, ders çalışmak, kişiyi ilgilendiren konularla uğraşmak, düşünsel aktivitelere ağırlık vermek çok uygun olur. İdrakler açık olduğundan kavramak daha kolaydır.Metafizik, din, felsefe ve kanunlara karşı ilgiyi arttırabileceği gibi, bazen de ilgilenilmese bile bu konularla ilgili bir şeyler oluşturur veya kişilerle karşılaştırır…

Bu dönemde yolculuk yapmak farklı kültürleri araştırmak eğitim almak isteyebilirsin bu dönemde hayatında sana yol gösterecek biriyle tanışabilirsin yada görüşebilirsin

Yabancılarla irtibat kuracağımız, başka ülkelere gidip geleceğimiz, yeni öğretilere tanık olacağımız zamanlardan geçmekteyiz. Dini, kültürel, ahlaki konular üzerinde durabiliriz. Hukuksal işlerimizi halletmek yerinde olacaktır. ufuklarını geliştirmek istersin yenitecrübeler yaşayabilirsin yeni insanlarla tanışabileceğin yolculuklar yapabilirsin en önemsiz karşılaşmadan görüşmeden bile öğretici birşeyler çıkarabilirsin normalde günlük hayatında yapmadığın şeyler yapabilirsin bu evde çalışarak okuyarak birşeyler öğrenebileceğin bir zaman değildir gezerek yeni şeyler yaşayarak öğreneceğin zamandır yolculuk yılın bu döneminde yapabileceğin en iyi şeydir bu yolculuk senin için öğretici de olur.

BALIK BURCU VE YÜKSELEN BALIK :

Bu geçişin etkisiyle değişik hissedişler yaşanır. Duygular esrarengiz olur, psikolojik uyarılar kişinin kendisi ile farklı ilgilenmesine yol açar. Kendin ile temas halinde olma, içindekilerle ilgilenme ve kendini gizli yönleri ile tanıma faklı bir mutluluk verir.Bu dönemlerde önemli psikolojik değişiklikler yaşanır. Dikkatle incelenirse, çeşitli ölümler yaşandığı fark edilir. Bunlar düşüncelerin, sahip olunan bazı şeylerin veya hayatın bir bölümünün ölümü şeklinde olup üzüntü veren durumlar değildir. Aksine yenilenmeyi getirir. Karşılaşılan bazı kişi ve olaylar kendimizi sorgulamamıza ve hayatımızda güçlü değişiklikler olmasına vesile olur. Bazı hukuki işlemlerle uğraşmak gerekebilir. Maddi boyutta ise, başkaları tarafından idare edilen veya sorumluluk getiren finansal bazı meseleler ortaya çıkabilir.Finansal konular üzerinde durmamız, borç alacak dengesini kurmamız gereken zamanladır. Hem kendi elimizdeki kaynakları, hem de eşimizden dolaylı olarak gelen paraları değerlendirmek için uygun adımları atmalıyız. Risk almamalı, kumar oynamamalıyız. Kendi değerinizin farkındasınız hatta başkalarının değerlerini de daha iyi biliyor ya da hissediyorsunuz, bu sezgi insanların maddi durumları hakkında da başarılı tahminler yapabilmenizi sağlayabilir. Güneş, size beceriklilik de getirmekte. Olayların gelişmesi zorlanabilir fakat bu size keyif verecektir yani olayları kontrol etmeyi sevebilirsiniz. Bilinmeyene ve gizemli şeylere ilginiz artarken, başarılı araştırmalar yapabilirsiniz.Bu dönemin etkisini birkaç farklı şekilde hissedebilirsiniz. Yine de, genel olarak, dikkatinizin iç dünyanıza, duygularınıza, psikolojinize ve ruh sağlığınıza odaklanacağı söylenebilir. Kişiliğinizin bu yönüyle her zamankinden daha çok ilgileneceksiniz ve bunun çok faydasını göreceksiniz. Genellikle gündelik yaşamın temposu, iç dünyamızla ilgilenmemize izin vermez ve git gide kendimize yabancılaşırız.Sizi manevi ve ruhsal dünyanıza yönlendiren en önemli etkenlerden biri, son zamanlarda anlam vermediğiniz birtakım davranışlarda bulunmanız veya bazı hislere kapılmanız olacaktır. Eğer duygusal dünyanıza inip bunların nedenlerini araştırmazsanız, hem kendinizi hem de çevrenizdekileri şaşırtacak, hatta rahatsız edecek birtakım güçlü değişiklikler yaşayabilirsiniz.Neyse ki, bu dönem hayatı duygusal açıdan algılama isteği duymanızı sağlar. Diğer bir deyişle bu dönemde en çok ihtiyacınız olan şeyi size verir. Mantıksal ve zihinsel kavrayış her zaman yeterli gelmeyebilir. Bu dönem ne zaman oluşsa (her yıl yaklaşık bir ay devam eder) çok ciddi psikolojik değişimler geçirmeye başlarsınız. Genellikle ölüme işaret eder fakat bu ölüm yaşamın sona ermesi değildir. Kişiliğinizin bir yönünün ölmesi ya da hayatınızda bazı şeylerin sona ermesi anlamına gelir. Çok nadiren de olsa gerçek anlamıyla ölümü sembolize eder. Fakat bunun için doğum haritanızda ölüme işaret eden birçok başka unsur da olması gerekir. Endişelenmeyi ya da üzerinde düşünmeyi gerektirecek kadar önemli bir etki değildir. Sizi psikolojik ve duygusal yapınızla ilgili olarak daha fazla düşünmeye zorlayacak biriyle karşılaşma olasılığınız da var. İç dünyanızla ilgili bu incelemeler sonunda çok büyük değişimler geçirebilirsiniz. Karşılaştığınız kişi sizi değer yargılarınızı sorgulamaya itebilir ya da kişilikleriniz arasında bir etkileşim meydana gelebilir.Maddesel düzlemde, bu geçiş, başkalarıyla, örneğin eşinizle ya da iş ortağınızla paylaştığınız maddi kaynaklarınıza çok büyük dikkat ve önem vermeniz gerektiğini ifade eder. Kendi başına ne iyi ne de kötü bir etki yapar. Sadece konuya dikkatinizi çeker. Bu dönemde bir yerden borç almaya ya da bir bankadan kredi almaya uğraşıyor olabilirsiniz.

Yıldızlarınız üzerinizde mutluluk ve şansla pırıl pırıl parlasın,İyi bir Terazi ayı geçirmeniz dileği ile…

Hülya Balıkavlayan

Ayrıca Kaynaklarım:

Ders Notlarım ve
Medical Astrology (Jane Ridder-Patric)
Planets and Their Keywords (Reinhold Ebertin)
The Planets and Human Behaviour (Jeff Mayo)

Merhaba 🙂

Astrolojiye profesyonel olarak başlamadan önce yaptığım iç mimarlık ile Astrolojiyi birleştirerek yeni bir akım başlatıyoruz. Öncelikle bunun Feng Shui ile karıştırılmamasını istiyorum. Yakın olsa da tam olarak değil.

İnsanın gelişmesi ve kendini rahat ifade edebilmesi için; içinde yaşadığı çevreyle uyumlu olması çok önemlidir. Aynı şekilde yapacağı bilinçli düzenlemelerle kendisine uygun bir çevre yaratması da mümkündür. Yaşam alanlarının kendini ifade etmesine kolaylık sağlar nitelik göstermesi kişinin çevre ilişkilerinin daha verimli olmasına yol açar.

Var olan her yapı; Astroloji’de ATEŞ; HAVA; SU ve TOPRAK olarak ifade edilen unsurların birleşiminden oluşur. Doğum tarihimize göre çıkarılan size özel astroloji haritası varlığımız ve yapımız hakkında bize geniş bilgiler sunmaktadır. Bu yapı rahat gelişebilmek için uygun ortamlara ve gelişim koşullarına ihtiyaç duyar. Bu koşulların sağlanmaması durumunda varlıksal kapasitemizi tam kullanabileceğimiz düşünülemez.
Öte yandan yaşam alanlarını bilinçli olarak düzenleyen bireylerin sayısı arttıkça uyumlu ve doğayla barışık çevrelerin genişleyeceğini düşünmek yanlış olmayacaktır.Doğum haritanıza göre çıkartılan haritanızda nasıl bir evin enerjisine sahip olacağınız , tüm zevklerinizi görerek yapılan bu çalışma parmağınızı bile kıpırdatmaya gerek olmayacak.

Elbette düzenlemelerin işe yarayacağı hususunda şüpheleriniz olabilir. Ancak bunlar sizi bu uygulamayı deneme hususunda alıkoymamalı. Bu düzenlemeler sizin üzerinizde olduğu kadar çevre üzerinde öyle değiştirici bir etki yapıyor ki üzerinde yaşadığımız dünyanın soluk almasını sağlıyor.

Düzenli olarak yaşadığımız alanlarda (ev;ofis) yapılacak bu uygulama, içinde yaşayan bireylerin kendilerini en iyi biçimde ifade etmelerine olanak tanıyan bir ortam yaratmanın yanı sıra; doğal gelişmeye öncülük ediyor.

Mimari Astro ile sadece görüntüye önem veren bir güzellik yerine; doğal içsel uyumu, size ait güzelliği yaşamanıza olanak tanıyacak bir ortam yaratıp, evinizi içinden çıkmayı hiç istemeyeceğiniz bir yuva; iş yeriniz ise sizi ulaşmak istediğiniz hedeflere götüren verimli bir ortam haline dönüştüreceksiniz…


Sevgilerimle

BAŞAK BURCU VE BAŞAKLARIN BİLİNMEYEN YÜZÜ , BAŞAK AYI BOYUNCA BURÇLARA ETKİLER

Temel İlkesi : Üretirim.

Düzenli,üretici ve güçlü zekaya sahip olmaktan keyif alır. Hem bedenini hem de zihnini geliştirir , çünkü işleri en iyi seviyeye getirmek isteği çok kuvvetlidir.

Hasat zamanı doğmuş olmanız nedeni ile üretmek konusunda çok iyisiniz. İnsanlık ile ilgili bilgi birikimi sayesinde , Başak’ın rolü , bize neyin değerli olup neyin olmadığını göstermektir. Başak modern kadın ya da erkeğin bir sembolü olabilir , organizasyon ve iletişim yeteneği çok gelişmiştir. Hayatlarının amacı her zaman çok üretken olmaktır ve bu da başakların sürekli olarak kendi performanslarını eleştirmelerine neden olur. Bazıları Başaklar için eleştirisel diyebilir ama aslında bu onların idealist bir burç olduklarının göstergesidir. Hasat zamanında doğan başak dokundukları her şeye tam potansiyel sağlamak isterler. Başaklar dünyevi ve pratik tabiatlıdır. Bu özellik bu burcun hayalleri gerçekleştirmesine neden olur , aşkta Başak kadını ya da erkeği kişisel olarak tutkuludur. Yıllar geçtikçe Başaklar hep sadık kalacaklardır, sevgileri her zaman derin olacaktır.

‘Tırtıl, kadife çiçeklerini ölçen tırtıl, bana öyle geliyor ki durmalı ve görmelisin, onların ne kadar güzel olduklarını’

-Susam Sokağı

Başaklar da tırtıllar gibi olabilirler. Sınıflandırma, analiz etme ve ayırt etmeyle o kadar meşgullerdir ki, çiçekleri ve hayatın onlara sunduklarını yaşamayı unuturlar. Bizler de haritamızda Başak’ın olduğu yerde aynı şeyi yapma eğilimindeyiz. İlişki evinde Başak olan bir adamın haritasını çıkarmıştım. Yorumlar sürekli onun ilişkileri üzerineydi. Sevgilisi hakkında her şeyi bilmek istediğini söyledi. Sonunda, artık sabırsızlandığımda, ona ‘sevgilini sınıflandırmak ve eleştirmekle o kadar meşgulsun ki onun keyfine varamıyorsun’ dedim. O sanki kelebeklere bayılan ve onlara sürekli bakabilmek için onları avlayan ve tahtalara iğneleyen birine benziyordu. Bazen bir deneyimi sınıflandırmak, ona teslim olup ortasına atlayıvermekten daha kolaydır. Bize bir kontrol duygusu verir. Tırtıl Sendromu Başaklar’ın hayatlarının küçük bir bölümüne odaklanmalarına ve onunla takıntılı hale gelmelerine sebep olur. Bu yüzden, bazen hayatın çok küçük bir parçası hakkında bilinmesi gereken her şeyi bilirler, ama sonunda hiç bir şey bilmediklerini anlarlar. En küçük parçayı bulana kadar keser dururlar, ama en küçük parçaya geldiklerinde ne aramakta olduklarını çoktan unutmuşlardır. Başak bir mükemmelliyetçi de olabilir. Bu onların hayata zum yapma ihtiyacından kaynaklanır. Eğer herhangi bir şeye zum yaparsanız, elbette bir kusur bulursunuz. Başak’ın öğrenmesi gereken şey kusurların genel kusursuzluğun bir parçası olabileceğidir.

Eleştiri de Başak için önemli bir nokta olabilir. Moralinizi bozmayı seven kaba insanlar değillerdir. Kendilerini diğerlerine yaptıklarından yüz kat daha fazla eleştirirler. Bir Başak’a ne kadar yakınsanız, o kadar çok eleştiriye maruz kalırsınız. Neden? Sizin mükemmel olmanızı isterler. Ama katılıyorum, ‘As good as It Gets’ filmindeki karakter gibi, düzen ve alışıldık şeylere ihtiyaçları onları takıntılı ve zorlayıcı yapabilir.

Kusursuzluk ;Başak ın hedefi budur. Kendi potansiyellerinin en üst, en arıtılmış düzeyine çıkmaktır.Hangi doruğa ulaşırsa ulaşsın hedefi daha yukarıdır. Saflık, doyum,anlam içerme, zor işler ve ulaşılması zor hedefler Başak ın konularıdır.Başak ın ana kaynağı kişisel dönüşüme (transformasyona) duyduğu açlık ve mükemmellik duygusudur.Gerçeklerle ilgili kılı kırk yaran, vicdanlı bir dürüstlüğü vardır. Mükemmel ile gerçek arasındaki gerilim Başak ın büyümesini hızlandırır, yönlendirir ve onu değişime zorlar. Asla halinden memnun, kayıtsız değildir. Repertuarında tembellik yer almaz. Kişisel önemini abartmaya karşı kendini sigortalamış olması onu mütevazi yapar. Stratejisi hizmettir. Başak kendisine içsel olarak bakar, parlatılabilecek özelliklerini bulur ve pragmatik gerçekçiliğiyle yollar bularak bunları dünyaya sunar. Özen, dikkat ve sabır gerektiren işler, sorumluluk duygusu, insanlara hizmet Başak a çok doğal gelir. Gölgesi kaynağı olan kusursuzluk anlayışının çarpıtılmasıyla ortaya çıkan sakatlayıcı ve yok edici öz eleştiridir. Bunu dış dünyaya eleştiricilik, alaycılık ve çevresindeki herhangi bir şeye (veya her şeye) olumsuz bakarak yansıtabilir.

Öğrenmesi gereken; kendisini affetmektir. Kendisini yargılama kapasitesini kendisini olduğu gibi kabullenerek törpülemelidir. Aksi taktirde, sıkıcı bir şüphe ve kendini kısıtlama çizgisine gider. İçsel bir eksikliğini özverili davranarak saklama duygusundan kurtulmalıdır. Detaylarda kaybolmadan bütünü görebilmesi için gerekli ile gereksizi ayırmasını öğrenmesi şarttır.

Zodyak çemberindeki ilk öğrenme otomatik öğrenmeyi (etrafımızda algıladıklarımızı isimlendirmeyi, konuşmayı, yazmayı, taklit etmeyi) temsil eden İkizler burcuyla karşımıza çıkar. Anne karnından ayrılıp kendimizi ayrı bir varlık olarak kabul ettikten sonra bir çevremiz olduğunun farkına varır, bu çevre ile etkileşim içine gireriz. İhtiyaçlarımızı anlatmak, neler olduğunu anlamak için etrafta dolaşan ortak dili, eşyalara ne dendiğini, kavramları taklit ederek -duyarak, söyleyerek- otomatik olarak öğrenmeye başlarız. Bu öğrenme olgusuyla ilk karşılaşmamızdır.

Zodyaktaki ikinci öğrenim durağı ise Başak’tır. Bu süreçteki öğrenme İkizler’den farklıdır. Başak, benliğin dolaysız olarak ifade ettiklerini, ortaya çıkardığı ham yaratıcılığı ve yeteneğini işlemek, parlatmak ve gerçek mükemmelliğine kavuşturmak üzere, bir önceki burç olan Aslan’dan devralır. Aslan’dan sonraki bu süreç bir cevherin -bir hammaddenin- işlenmesi ve daha büyük bir bütünün içinde işlev görebilmesi ve faydalı olabilmesi için hazır hale getirilme sürecidir. Sahip olduğumuz zeka, yetenek ve becerilerin geliştirilip somut bir şekilde başkalarına, içinde bulunduğumuz dünyaya yararlı olacak şekilde hizmet olarak sunulmasıdır. Bu bakımdan Başak’taki öğrenme daha spesifik ve ustalaşmaya yönelik bir öğrenmedir.

12 Burçluk Zodyak çemberinde Başak 6.burç olarak bütünlenmeye giden yolda kişisel sürecin tamamlanmasını sağlar. Bu devre artık kendini düzenleme, daha büyük bir bütüne ulaşmak üzere dışarıya açılmaya hazırlanma aşamasıdır ve bilgiyi toplamaktan ziyade hazmetmek, işe yarar hale getirmekle ve bilgiden öğrenmekle ilgilidir. Bu öğrenme, yetenekleri geliştirme becerisini ve daha sonra karşılaşılacak farklı durumlarda da uygulayabilme becerisini kazanmaktır.

Başak, yöneticisi olan, algı ve öğrenmenin temsilcisi Merkür’ün dikkati ile detaylara ve ince ayara yönelir. Aynı zamanda Başak’ın bir toprak burcu olmasından dolayı bu öğrenme, sadece soyut akılla değil yaşadığımız somut dünya ile ilgilidir. İkizler sürecinden sonra geçilen ve mutlaka tamamlanması gereken, ham bilgilerin düzenlenmesi, ayrıştırılması, gerekli olanın alınması ve teorik bilginin yaşadığımız günlük hayatta somut bir şekilde uygulamaya geçirilmesiyle ilgili bir süreçtir.

Bu süreci nasıl tamamlayabiliriz? Teorik olarak öğrendiğimiz bir bilgiyi günlük hayatta uygulamayı nasıl öğrenebiliriz? Burada Başak’ın meşhur öğretisi devreye girer. Çıraklık ederek öğrenmek. Ustalığa giden yol bir ustanın yanında bilginin uygulanışını öğrenmektir. Bu tür bir öğrenmenin ilk şartı itaattir; bilmediğini kabul etmek, bilene teslim olmak, öğretilene tam olarak uymak, aynen gösterildiği gibi uygulamak… Başak burcu bu donanıma sahiptir. En önemli unsurları tevazü, çalışkanlık ve kendini mükemmelleştirme arzusu bu amaca hizmet eder.

Başak’taki öğrenme süreci nasıl aksar? Kendini mükemmelleştirme konusunda olduğu kadar sabote etme konusunda da Başak epey donanımlı bir burçtur. Bu, Başak burcunun öğrenme sürecinde de açıkça görülür. Kendini geliştirme arzusu mükemmeliyetçiliğe döndüğünde, alçak gönüllülük aşağılık kompleksine döndüğünde (dolayısıyla yükseklik kompleksine), kusurlu olanı fark etmek eleştiriye döndüğünde doğal öğrenme süreci de aksar.

Başak ne zaman öğrenemez? Kendi hakkında olumsuz düşündüğünde (ben öğrenemiyorum, aklım ermiyor, takılıyorum, beceriksizim, vb), istediği mükemmelliğe ulaşamayacağını düşündüğünde (yüksek standartlar), tam anlamıyla çıraklık yapmadan ustalık yapmak istediğinde, kendi yönteminde ve düzeninde direttiğinde, bilgiyi işlemeyen noktayı tamir etmek üzere kullanmaktan ziyade kendini ya da başkasını eleştirmekle meşgul olduğunda, ayrıştırma mekanizmasındaki aksama dolayısıyla gerekli olmayan ayrıntılar üzerinde takıldığı ve küçük bir aksaklık dolayısıyla tüm süreçten vazgeçtiğinde Başak tarzı öğrenme süreci sekteye uğrar. Mükemmeliyetçilik yüzünden mükemmel olunamayan her durum reddedilebilir (bilmiyor olmak, çırak olmak, beceriksiz olmak, bir şeyi yanlış yapıyor olmak, bir işe daha yeni başlarken yapılan doğal hataları yapmak vs).

Başak sürecinin aksadığını nasıl anlayabiliriz? Usta-çırak ilişkisinde ustamızın gösterdiğini değil kendi bildiğimizi veya doğru olarak düşündüğümüzü yapmaya devam ediyorsak, kendimizi dövmek, suçlamak, başkalarını ya da durumları eleştirmek yerine bir şeyin neden işlemediğini gözlemleyemiyorsak, verilen ödevleri, rutin tekrarları yapmıyorsak, işin ehlinin yap dediği, ancak bizce gerekli görünmeyen ayrıntıları atlıyorsak, bir işi bilmediğinizi bilmiyorsak, çalışmayı sevmiyorsak, yapılması gerekenleri erteleme alışkanlığındaysak bu süreç aksıyor demektir. Hala bir yeteneğimizi somut bir şekilde ortaya koyamamış ve parlatamamışsak, bizim için en önemli uğraşılarımız hobi (Aslan) düzeyini geçememişse, bildiklerimizi yaşadığımız günlük hayatta uygulayamıyorsak, bilgi birikimimizi başkalarına yararlı hale getirmek için nasıl birleştireceğimizi bilmiyorsak Başak öğrenimini tamamlayamıyoruz demektir.

Başak burcunun öğrenme sürecinin gereklerini yapmadan zodyakın bütüncül öğrenim yolu olan İkizler-Başak-Yay-Balık yolunda sağlıklı bir şekilde ilerleyemeyiz. Uygulama becerisi kazanmadan Yay sürecindeki felsefeyi hayata geçiremeyiz, bilmediğimizi kabul edebilecek bir alçak gönüllülük kazanmadan Yay tuzaklarını –fanatizm, guru egosu, fildişi kulesinde yaşamak, her şeyi bildiğini zannetmek, lutfetmek- geçemeyiz. Ya da Balık sürecindeki yüksek bilince ulaşabilmek için kendi bilincimizi bırakmayı mütevaziliği öğrenmeden beceremeyiz, dolayısıyla Balık’ın spiritüel ego, kişiselliği aştığını zannetmek ve yanılsama gibi tuzaklarından kurtulamayız.

Daha yüksek öğretilere, sezgizel bilgiye ve ruhsal öğrenime giden Yay ve Balık yolundaki yolculuğa Başak alt yapısı olmadan, orada nefes alabilmemizi sağlayacak donanımı ve beceriyi kazanmadan, somut gereklilikleri yapmadan çıkamayız. Eğer yola Başak donanımı olmadan çıkarsak yükseklerde başımız dönebilir, büyüklüğün derinliği içinde hiçbir şekilde yol bulamayıp kaybolabiliriz, kafa karışıklığı ve bulanıklık yaşayabiliriz, o bütünlüğe ve ruhsallığa tüm hayatımızda değil, sadece yaşadığımız hayattan uzaklaştığımızda, kaçışlarımızda, kendimizi uyuşturduğumuzda ve ancak parça parça erişebiliriz. Çünkü Balık’ın vaat ettiği ruhsallığı hayatımızın tümüne yayabilecek kaslarımızı geliştirmemişizdir. Aydınlanma ve farkındalık yolunda her gün çalışmadan, her gün kafamızı eğip öğrenmeden bir gün gelip de aydınlanacağımızı düşünmek, içimizdeki cevherin hayat bulacağını zannetmek en büyük kandırmacamız haline gelir.

Koca bir mermer bloğu yontmakla meşgul ünlü rönesans sanatçısı Michelangelo’ya bir delikanlı, niçin bu yorucu işle uğraştığını sorar. Daha sonra en ünlü heykeli David’e dönüşecek olan mermerden başını kaldıran sanatçı bu soruyu şöyle yanıtlar:. ‘Genç adam, bu kayanın içinde melek var ve ben onu özgürlüğe kavuşturuyorum.’

Michelangelo’nun bu cevabı Balık’a özgü bir son’u nasıl Başak tarzıyla hazırlamak zorunda olduğumuzun iyi bir ifadesidir. Hepimiz bir eser olarak kendimizi ortaya çıkartmak ve kendimizi aşmak istiyorsak Başak’ın öğrenim yolunu tamamlamak, yorucu ve ustalıklı çalışmasını öğrenmek zorundayız. Başak yolunda törpülenmeden Balık sürecinde dağılırız ve içimizdeki eseri ancak rüyalarımızda ya da hayal alemimizde görürüz.

“BİR BÜTÜN dür, BÜTÜN de BİR dir”
Başak burcu “Zodyak’ın Sinerji Ustasıdır.” Onunla birlikte bütünü oluşturan birimin önemi ve değeri üzerine odaklanırız. O, Zodyak çarkının dişlilerini tek tek ele alır, bakım ve onarımını yapar, sistemin tıkır tıkır işlemesini sağlar. O aynı zamanda bir “Simyacı“dır. Kurşunu altına çevirebilme becerisine sahip “Hermes” tir. Başak için simya sadece sıradan bir metalin nadide bir metale çevrilmesi değil, aynı sihirle sıradan bir ruhun nadide bir ruha dönüşebilmesidir. Zodyak çemberinin 6-7-8.evleri simya süreci ile kusursuz bir şekilde örtüşür; Başak=Ayrıştırma/ Terazi=Birleştirme/ Akrep=Dönüştürme sürecini temsil eder. Başak bu süreçte bize simyanın kapısını aralar, ayrıştırma ve saflaştırma işlemleriyle ruh ve bedenin simyasını gözler önüne serer.

Son dönemde bazı astrologlar Merkür’ün sadece İkizler burcunu yönettiği, Başak burcunu ise CHİRON (Kayron)’un yönettiği tezi üzerinde durmaktadırlar. Satürn ile Uranüs arasındaki yörüngede yer alan Chiron 1977 yılında keşfedilmiştir. Güneş çevresindeki yörüngesini 50-51 dünya yılında tamamlayan Chiron dünyaya yaklaştığı dönemlerde önemli tarihi olaylara damgasını vurmuştur. Roentgen tarafından X ışınları nın keşfi ve “Chiropractic” denen, sinir sistemine bağlı alternatif yöntemin keşfinde onun parmak izini görürüz. Evreni ve İnsanı anlamamıza en son katkılarda bulunan “Kuantum Fiziği” ve “Hologram Tekniği” Chiron’un keşfedildiği 1977 yılından beri ağırlığını hissettirmeye başlamıştır. Chiron’un tekrar dünyaya yaklaşmasıyla belki yakın gelecekte, gezegenlerden ve burçlardan gelen kozmik ışınımın insan genetiğini etkilediği ve beyni programladığı, dolayısıyla yeryüzündeki yaşamda söz sahibi olduğu somut bir biçimde ortaya konacaktır. Chiron’un bir planet olup olmadığı zaman içinde açıklığa kavuşacaktır. Zaten hiçbir planet biz onu görmeye hazır olmadan bize gözükmez. Sadece uzaktan kendisini hissettirecek sinyaller yayar. Chiron’un yaydığı sinyallere bakacak olursak Başak burcu ve 6. evi yönetmesi kuvvetli bir ihtimaldir. Bu bağlamda Chiron bir gezegen olarak kabul gördüğünde belki senkronize bir biçimde Kuantum Tıb da kabul görecektir. Merkür’ü İkizler burcu bölümünde detaylı bir şekilde incelediğimiz için Başak Burcuyla ilgili olarak söyleyebileceğimiz en temel şey; bu burçta çok güçlü olduğu, pratik ve teknik beceriler verdiği, çeşitli birimler arasında koordinasyonu sağladığıdır.

BAŞLICA ORGANİK FONKSİYONLARI:

Bağırsaklar: Üç bölüme ayrılır; 1) İnce Bağırsaklar; Mideden sonraki ilk bölüme oniki parmak bağırsağı; Duedonum denir. Sonra gelen kümeleşmiş boş bölüme Jejunum ve son kıvrımlı bölgeye ise İleum adı verilir. Duedonuma Karaciğerden safra, Pankreastan amilaz, lipaz, tripsinojen ve kimotripsinojen enzimleri gelir. Burası bütün besinlerin kimyasal sindiriminin yapıldığı ve sona erdiği yerdir. İnce bağırsak duvarından kana sekretin, bağırsak içine laktaz, maltaz, sükraz, enterokinaz ve erepsin enzimi salgılanır. 2) Kalın Bağırsak; Sindirilemeyen besin artıklarının (posa) toplandığı ve taşındığı yerdir. Su, mineral ve vitaminlerin büyük bir bölümü burada emilir. Kalın bağırsakta B ve K vitamini sentezleyen bakteriler vardır.Kalınbağırsak karın boşluğunu çerçeveler; sağ taraftan yukarıya karaciğere doğru gider ve “yükselen kolon”, mide altından geçerek “enine kolon” ve oradan da aşağıya doğru inip “inen kolon” aşağıda göden bağırsağı adını alarak anüsle son bulur. 3) Kör Bağırsak; İnce bağırsakla Kalın bağırsağın birleştiği yerin alt tarafında kalan bağırsak parçasıdır. Körbağırsağın “Apandis” adı verilen ve kimi zaman iltihaplanarak “Apandisit”hastalığını oluşturan içi boş bir çıkıntısı vardır.
Yediğimiz besinler sindirim süreci içinde önce parçalanır sonra emilerek kana karışır, işe yaramayan posalar da dışarı atılır. Organik bir süreç olan “Parçalama ve Emilme” fonksiyonlarının psikolojik karşılığı “Analiz ve Kusursuzlaştırma” dır.
Bağırsak Rahatsızlıkları: Bağırsak kanseri, Kabızlık, İshal, Crohn hastalığı, Ülserli Kolit, Çöliak Hastalığı (Glütene karşı aşırı duyarlılık), Apandisit, Aşırı duyarlı bağırsak sendromu-İBS (Yiyeceklere karşı duyarlılık, Laktoz duyarlılığı, Çay,kahve ve alkol), Kandida alerjisi vb. sayabiliriz.

Dr.G.L.Engel, KOLİT rahatsızlığı olan hastaların, kendilerine özgü bir kişilik yapıları olduğunu savunmuştur. Ona göre bu kişiler aşırı titiz, ince eleyip sık dokuyan, takıntılı-zorlayıcı (obsessif-kompulsif), kararsız, aşırı derecede düzenli, katı kurallara sahip, aşırı mantıklı ve yoğun kaygılı kişilerdir. Diğer bir örnek de ÜLSER hastalığıdır. Midedeki salgıların işlevi duygulardan şiddetle etkilenir. Normal olarak mide çeperleri, hidroklorik asit gibi güçlü salgılardan korunur. Ancak, bu doğal savunma bozulduğunda mide kendisine ait bir parçayı da sindirmeye başlar.Yani mide zarı midenin kendi salgısı tarafından delinir. Bir tıp deyimi vardır; “Ülser sizin yediğiniz şey değil, sizi yiyen şeydir”. Ülser en çok Başak-Yengeç karışımı olan insanlarda görülür. Burada bir parantez açıp bu iki burcun “Kendi kendini yeme sendromu”na değinmek gerekir. (Yengeç’in çağanoz cinsi ağa takıldığında bir anda kendi kendini yiyip içini boşaltır- Başak kıstırıldığında ya dudaklarını ya tırnaklarını ya da tırnak etini yer bitirir). Çoğu sindirim bozukluğunun aslında ruhsal kökenli olduğu doktorlarca bilinmektedir. KABIZ rahatsızlığının altını kazıdığımızda karşımıza, katı düşünce kalıpları, aşırı kuralcı ve kontrolcü davranışlar, inat ve bırakamama modeli çıkar. İSHAL de ise; korku, reddediş, kaçış gibi bunalımlı davranışlar etkendir.

Cıva Zehirlenmeleri: Hava-Toprak-Su kirlendikçe vücudumuza giren cıva miktarı artar. Cıva zehirlenmelerinin etkileri en çok sinir sistemi üzerinde görülür. Gebelikte cıva zehirlenmesine maruz kalan kadınların beyin kanamalı, küçük kafalı ve geri zekalı çocuklar doğurduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca cıvalı diş dolguları da çeşitli reaksiyonlara yol açar; Bağışlık sistemini zayıflatabilir, ağızda bir takım elektrik akımları (Galvanizm) oluşabilir, çiğneme esnasında ağızdan cıva buharı salınabilir, ağızdaki bakteriler cıvayı, cıva metile dönüştürerek daha zehirli bir cıva bileşimi oluşturabilir, deride ürtiker ya da egzamaya benzer döküntüler olabilir.

Mide-Bağırsak Gazları ve Geğirme: Gaz genellikle mide-bağırsak yolundaki bakterilerin yol açtığı fermantasyondan kaynaklanır. Yediğimiz yiyecekler (özellikle baklagiller) de gazı artırır. Geğirme ise çok acele yemek yerken bol hava yutulmasından kaynaklanır. Hidroklorik asit ve pepsin azlığı midede bakterilerin aşırı çoğalmasına, bu da besinlerin hemen fermantasyona uğrayıp gaz üretmesine neden olabilir. Sonuç olarak mide şişer ve geğirme başlar.

Parazitler, Bakteriler, Virüsler, Mantarlar – Bulaşıcı Hastalıklar: Parazitler (Askarit, Bağırsak solucanı, amip vb.) bağırsaklara yerleşerek besinlerimize ortak çıkan asalaklardır. Bakterilere gelince insan kolonunda çok miktarda bulunur. Bunların bir çok önemli işlevleri vardır. Kolondaki ve dışkıdaki bakteri miktarı gram başına on milyardır ki, bu da bedenimizde insan hücresinden çok mikrop hücresi barındırıyoruz demektir. Kandida Albicans denen mantarın kalınbağırsakta aşırı çoğalmasının başlıca nedenleri antibiyotik kullanımı, aşırı karbonhidratlı gıdalar, gebeliği önleyici haplar, östrojenler ve stroidlerdir. Kandida alerjisi ayrıca mide-ağız ve vajinada yaygın olarak görülür. “Louise Pasteur” sayesinde virüslerle başa çıkmayı öğrendik. Dr.Marvin Stein’ın tespiti öğrenmemiz gereken başka bir gerçeği işaret etmektedir; “Hastalığa neden olan şeyin sadece bir bakteri ya da virüs olduğuna ilişkin eski görüşler artık geçerli değildir. Bakteri ya da virüslerin ev sahibi de hastalıkta en az onlar kadar önemli rol oynamaktadır.” Başak en güçlü özelliği olan ayrıştırma ve saflaştırma sayesinde sapla samanı birbirinden kolaylıkla ayırabilir, verimli olanı içte, verimsizi ise dışta bırakabilir. Sindirim Sistemini kapsayan başlıca bulaşıcı hastalıklar; Sarılık, Tifo, Dizanteri, Kolera vb.dir. Burada Başak temasıyla birlikte, Jüpiter (Karaciğer-Safra Kesesi), Ay (Mide-Pankreas), Güneş (Timüs bezi ve bağışıklık sistemi) ön plandadır. Ayrıca bulaşıcı-deforme edici özellikleriyle “Büyük Yıkıcı” olarak ünlenen Pluto ve ateşli-iltihaplı cephanesiyle ”Güdüsel Savaşçı” unvanına sahip Mars da devrededir.

Karın Bölgesi: Ağrı ve spazmlar, Fıtık (Başak temasıyla birlikte Mars-Uranüs sert açıları etkilidir.)

Hastalık Hastalığı: Başak burcunun yönettiği 6. ev temaları içinde sağlık önemli bir yer tutar. Dolayısıyla o aynı zaman da Sağlık Bakanımızdır. Böylesi hayati önem taşıyan bir konuda Başak’ın “hastalık hastalığı”ndan muzdarip olması 6.evin sağlıksız işlemesine yol açar. Psikiyatrist W. Ellerbroek’in inancına göre hastalık “size olan ” bir şeyler değildir, “sizin yaptığınız” davranışlardır. “Hastalıklar, gerçek dünyanın yanlış yorumları ve o dünyaya yönelik mücadeleleridir. Eğer olayların nasıl olması gerektiğine ilişkin kurduğunuz hayaller, olayların oluş biçimine uymuyorsa, başınız derde girer. Bu konuda bir şeyler yapabileceğinize inanıyorsanız kızgınlık duyarsınız. Bir şeyler yapamayacağınıza inanıyorsanız bu kez de depresyona girersiniz.” diyor. (Ellerbroek daha önceleri bir cerrahtı. Ancak, insanları kesip biçmek yerine onların dünyaya bakış açılarını değiştirmenin daha önemli olduğuna karar verince cerrahlığı bırakıp psikiyatrist oldu) Burada Satürn (Kronik-Fobik) ve Neptün (Çözücü-Bozguna uğratıcı), Pluto (Takıntılı-Saplantılı) zorlayıcı açıları etkilidir.

BAŞLICA PSİKOLOJİK FONKSİYONLARI:

Analiz Yeteneği: Başka hiçbir burç kendisini serinkanlılıkla parçalara ayırarak böyle inceleyemez. Başak, bütünü oluşturan birime hakkını verir. Parçalardaki bozukluğun bütünü tehlikeye sokacağını bilir. Bu nedenle bütün parçaları tek tek elden geçirir, sarmal bir düzen oluşturacak şekilde yeniden bir birine ekler. Böylece her hangi bir parça alınıp ayrıntılarıyla incelendiğinde diğer bütün parçaların toplam bilgisi elde edilir. Analiz sürecindeki en büyük risk “Ağaca bakmaktan, Ormanı görememek”tir.

Mükemmeliyetçilik: Başak’ın en ağır misyonudur. Aslında onun en büyük derdi “Mükemmeliyetçilik” kelimesinin olumsuz çağrışım içermeyen bir eşanlamlısının olmamasıdır. Kusursuzluk onun yaşayabileceği en doruk deneyimdir. Ne var ki doruklar aynı zamanda daralma noktalarıdır. Bir anda tepe taklak olup nevrozların ayak dibine yuvarlanma riskini de beraberinde taşır. Gene de Başak’ın standartları yüksektir ve kolay pes etmez. Zodyağın 1.evle başlayıp 6.evle biten alt dilimin en son durağıdır o. Ufkun altındaki 6 dilimlik ilk bölümde “BEN” bilinci vardır. Ufkun üstündeki 6 dilimlik ikinci bölümde ise “BİZ” bilinci yer alır. Başak, BEN bilincinin bilirkişisidir. BEN bilincini kusursuzlaştırmadan, BİZ bilincinin kavranamayacağını içgüdüsel olarak bilir. Bu nedenle oturur hiç üşenmeden BEN bilincinin uzun uzun raporunu hazırlar ve 7.ev sınırında bekleyen Terazi burcunun eline tutuşturur. Derin bir nefes alır. Bundan sonra ne mi olur? Onu da önümüzdeki bölümde göreceğiz.

Eleştiri ve Yargı Mekanizması: Başak’ın çıkmaz sokağıdır. Hem kendini hem de başkalarını acımasızca eleştirir, yargılar, suçlar. Sürekli şikayet eder. Öz güveni zayıftır. Kendini beğenme ve sevme konusunda ciddi problemleri vardır. Sevgiye, ilgiye, şefkate hararetle ihtiyaç duyduğu halde, tam tersi “ihtiyaçsızmış” gibi davranır. Bilinçsizce “Aslını” inkar eder, kendini olduğu gibi kabul etmekte zorlanır, serde Mükemmeliyetçilik olduğundan sürekli “olması gerektiği hali” kritik eder, fakat bir türlü beğenmez. Bu duygusunu etrafına da yansıttığından başkalarını beğenmekte ve olduğu gibi kabul etmekte sorun yaşar. ”Armudun sapı-Üzümün çekirdeği” diyerek ince eleyip sık dokur. Yüzeydeki Çok bilmiş, Akıl Hocası, Ahlak kumkuması kimliğin altında, acıdan ve suçluluk duygusundan kıvranan çıplak hali saklıdır. Başak bu çıkmaz sokaktan eleştiriyi analize (kurşunu altına) dönüştürmeyi başardığında ve insanları yargılamak yerine sevmeyi denediğinde (Bölünmeyi Bütünleşmeye) çevirdiğinde kurtulabilir.

Güçlü Mantık-Zayıf Duygular: Bu konuda Ata Ruhum Jung’un tespiti çok isabetli; “Bildiğiniz gibi Tabiat, yüksek bir zekaya aynı zamanda ruh yeteneği de verecek kadar cömert değildir. Kural olarak, birinin olduğu yerde diğeri bulunmaz ve bir yetenek kusursuz bir biçimde var ise bu, genellikle diğer yeteneklerin pahasına gelişmiştir. En iyi koşullarda birbirinin önüne çıkan akıl ile duygu arasındaki zıtlık, insan psişesinin tarihinde acı dolu bir sayfadır.” Başak Mantık dersinde Aristo’nun ruhuna rahmet okutabilir, ama duygularıyla ne yapacağını gerçekten bilemez. Dışarıdan bakıldığında duygusuz izlenimi verebilir, ama onun çilesi duygularıyla temas kurmakta çektiği ıstıraptır.

Hizmet etme ve Servis verme Kapasitesi: Bu konuda hiç kimse Başak’ın eline su dökemez, çünkü o hizmet etme ruhuyla dünyaya gelmiştir. Hizmet etmek aynı zamanda onun servis kanalıyla kendini ifade biçimidir. Kendine ve başkalarına yararlı olduğu zaman doyuma ulaşır, mutlu olur. Buradaki en büyük tuzak hizmet uğruna kendi değerini un ufak ederek pas pas olmasıdır. “Gördüğün servis kadar servis” ilkesi onu bu aşırılıktan koruyabilir, ama gene de bu onun kör noktasıdır ve istismara açıktır. Çoğu insan için sıradan bir eylem olan hizmet, Başak için bir Aşk, bir İbadet’tir.Hani, Hizmet görücüye çıksa onu hiç kimselere kaptırmayacak tek talibi Başak’tır.

Bakirelik Sembolü (Saflık): Steven Forrest’in görüşü sanırım konuya açıklık getirecektir; “Bakire. Bütün semboller içinde anlaşılması en zor olanı. Bakireliği deneyimden yoksunluk olarak düşünürüz. Ama o deneyimsizliğin sembolü değildir. Namusluluğun veya cinsel dürtüden kaçmanın sembolü de değildir. Bakire Saflığın imgesidir. Onu hiçbir şey sahiplenmemiştir. Hiçbir şeye bağlı değildir. Yine de burada, yeryüzündedir. Dünya mükemmellikten başka bir şey istemeyene ne sunabilir? Bakire ne yapabilir? Soğuk, mesafeli Meryem Ana gibi bekler. Kendisi üzerinde çalışır ve yardım edebileceği yerde yardım eder.” Başak diğer insanlara örnek olabilmek için önce kendini daha saf, daha rafine hale getirebilmek için didinir durur.

Doğruluk: Başak doğruluğun da ötesinde dosdoğrudur. Hilesi hurdası yoktur. Diğer gezegenlerle çok ağır bir etkileşimi olmadığı sürece yalanla-dolanla da bir işi olmaz. Dolaylı bir tarzı yoktur. Tersine direkt, net ve kesin tavırları vardır.

Düzen-Tertip-Plan-Program: Yaşamda bu özelliklerin hepsine yer vardır, sorun bu özelliklerin başka hiçbir şeye yer bırakmayacak kadar tüm yaşamı kaplamasıdır. Başak karışıklık ve dağınıklığa gelemez. Bu nedenle karşı komşusu Balık’la pek fazla haşir-neşir olmayı sevmez, ama ondan öğreneceği çok şey vardır. Hayatı hiç birimiz süper organize bir şekilde yaşayamayız, bazı şeyler mutlaka bizim kontrolümüz dışında gelişir. Ama Başak’ın kaos’tan aklı çıkar. Onun dünyasında her şeyin adı konmalı, her şey yerli yerine oturmalıdır. Bulunduğu eksende “Bırakma-Bırakamama”temasıhakimdir. Bu temada Balık “Bırakma”, Başak ise “Bırakamama” ayağında yer alır. İkisinin de birbiriyle teması kaçınılmazdır. Başak’ın, ruh ve beden sağlığı açısından ara sırada olsa kendisini evrenin akışına teslim etmesinde fayda vardır.

Ciddiyet ve Resmiyet: Başak serin ve mesafelidir. Görgü kurallarına “Emily Post” kadar sadıktır. Saygısız ve pervazsız insanlardan hoşlanmaz. Vıcık-vıcık ilişkiler, ense-tokat şakalaşmalar ve geyik muhabbetleri ona göre değildir. Teklifsiz bir şekilde ona yaklaşmaya kalkarsanız bir bakışıyla sizi yerinize oturtur. Durun bakalım! Suyun bile bir ısınma süresi varken, siz nasıl oluyor da bir anda böyle fokur fokur kaynıyorsunuz. Niyetiniz onunla yakınlaşmaksa sabırlı olmak ve sonuca değil sürece önem vermek zorundasınız. O sizi bir dizi testten geçirmeden, yedi göbek ötenize kadar analiz etmeden (İyi hal kağıdı getirmeniz de gerekebilir) ne gönlünün ne de evinin kapılarını asla açmaz. Başak gerçekten çetin cevizdir. Bu kilitli sandığı zahmetsiz açamazsınız. Her katmanı sabırla ayıklamak zorundasınız. Önce, Yeşil dış kabuk (buruk-acı) sonra Sert orta kabuk (zorlu-hırçın), daha sonra ara İç zar (utangaç-çekingen) en sonda enfes beyaz iç (zahmete değer öz) bulunur. Bir lokmada yutmaya kalkarsanız ya dişleriniz ağzınıza dökülür ya da midenize oturur. (Yükselen Başak ya da Ay ve Venüs Başak’ta- Yükselen Oğlak ya da baskın konumdaki Satürn de aynı kilitli yapıyı verir.)

Utangaçlık-Çekingenlik-Mahcubiyet: Bu konu da J.A.Bertrand’a başvuralım, bakalım o ne diyor; “Başak çılgınlık derecesinde usludur. Ara sıra çılgınlıklara kalkışsa da, bunu çok uslu bir şekilde yapar. Başak’ı çılgınlıklar yapmaya yüreklendirmek zordur. Küçük tutkular Başak’ın başını döndürür, büyük tutkular birkaç beden büyük gelir. Başak’a küçük bir çılgınlık teklif edin, sizi çılgınca cüretkar bulacaktır; orta boy bir çılgınlık teklif edin, zırdeli olduğunuza hükmedecektir.” Buna bir de Başak’ın “El-alem ne düşünür, ne der” fobisini ekleyebiliriz. (Yükselen Başak, Ay ve Venüs Başak’ta içinde aynı şeyler geçerlidir.)

Temizlik-Titizlik, Takıntılı düşünceler-Saplantılı davranışlar: Hijyen Başak’tan sorulur. Normal ölçülerde temizlik ve titizlik sağlık açısından gereklidir, fakat doz aşıldığında “Obsesif-Kompulsif” bozuklukları besler. Bir düşünceye takılıp kalma ya da bir davranışa saplanıp kalma genellikle şu üç türde kendini gösterir; 1) Bireyin kendine ya da başkalarına zarar vereceğiyle ilgili düşünceler; Bu duruma örnek olarak yeni doğum yapmış bir anneyi gösterebiliriz. Anne küçük bebeğini öldürüvereceğini düşünür ve bu düşüncesinden dolayı kendini suçlu hisseder. Bunu kimseye söyleyemez, ancak bu fikri kafasında sürekli tekrar eder. Bu nedenle doktorların çoğu, ilk doğum yapan annelere ara sıra çocuğa kızgınlık duymalarının, hatta onu terk etmeyi düşünmelerinin doğal olduğunu, böyle duygular geldiğinde pek ciddiye almamaları gerektiğini söyleyerek onları bir nevi hazırlarlar. Ciddiye alınmayan düşünce zamanla kuvvetinden kaybederek ortadan kaybolur. 2) Pislik ve bulaşıcı hastalıkla ilgili düşünceler; Ellerini günde elli bazen yüz defa yıkayan insanları örnek verebiliriz. Bu kimselerin bazen yıkanmaktan ellerinin derisi soyulup yara olur. Daha uç bir örnekte ise; her türlü salgı ve sıvıdan midesi bulanan, bu nedenle de cinsellikten iğrenen, tensel temastan nefret eden takıntılı-saplantılı hastalar yer alır. 3) Sürekli olarak tekrar tekrar şüphe etme; Bu duruma da eve hırsız girmesinden kuşkulanan insanı örnek verebiliriz. Eve yeni kilitler vurdurur, pencerelere yeniden demir parmaklıklar koydurur. Bununla da yetinmez, geceleri uyuyamaz, her yarım saatte bir kalkarak kapıyı ve pencereleri yeniden kontrol eder. Aldığı önlemler onun yeniden tekrar tekrar şüphe etmesini önleyemez. (Başak-Akrep karışımı veya Pluto Başak’ta takıntılı ve saplantılı davranışları artırabilir/ 6-12.ev ekseniyle, 1., 4. ve 8. evlerde yer alan Pluto özellikle dikkat çekicidir.)

Pratiklik ve Beceriklilik: Başak somut dünyanın insanı olduğu için pratik ve beceriklidir. El becerileri ve teknik işlerde yeteneklidir.

Alçakgönüllülük: Başak’ın en büyük meziyetidir. Aslan ne kadar saraylı ise Başak o kadar alaylıdır. Aslan ne kadar ön planda ise, Başak o kadar geri plandadır. Aslan ne kadar haşmetli ve azametli ise, Başak o kadar sessiz ve mütavazidir. Aslan’ın “Ben söylerim sen yaparsın” çalışma anlayışına karşılık Başak’ın, “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz” ilkesi çalışma anlayışına damgasını vurur.

Sorumluluk Duygusu: Başak’ın en ağır çeken duygusudur. Bazen altında kalır. Ezilir. Bazen de üstesinden gelir, kendi kendisinin efendisi olur. Aşırı vakalarda karşımıza iflah olmaz bir “iş-kolik” olarak çıkar.

Çıraklık-Kalfalık-Ustalık süreci: Başak’ın düsturudur. Onun ilkelerine göre merdivenler basamak basamak çıkılır. Emek vermeden ve hak etmeden bir yere gelinmez. Her şeyin bir adabı ve usulü vardır. Çıraklık süresi dolmadan kalfalığa geçilmez, Kalfalık süreci de bitmeden Ustalığa terfi edilmez. Başak enerjisine yaşadığımız çağda (özellikle ülkemizde) aslında çok ihtiyaç var. Tarihimize bir göz atacak olursak büyük ustaların bu sürece hakkını verdiğini görmekte zorlanmayız. Mimar Sinan’ın eserleri çıraklık-kalfalık-ustalık dönemlerine ayrılır. Günümüzde ise sürece değil genelde sonuca önem verildiğinden her yol mübah hale gelmiştir.

Hiciv yeteneği: Merkür İkizler’in hava sahasından Başak’ın toprağına mecburi iniş yaptığında dünyası değişir. Espiri anlayışı yerini hicve bırakır. Tatlı dil ve güler yüz, sivri dil ve çatık kaşla yer değiştirir. İkizlerin ele avuca sığmaz haşarı Merkür’ü, Başak’ın eline düştüğünde akıllı-uslu bir talebe olup çıkar. Başak, Merkür’ün asker ocağıdır. (Pluto Başak’ta, Merkür Akrep’te karışımı ya da Merkür- Pluto karesi diliyle adam öldürebilir) Başak kendi kusurlarına gülmeyi ve kendi kendiyle dalga geçmeyi bir şekilde öğrenmelidir.

Kronik Stres: Başak dünyaya yüksek gerilim hattıyla bağlıdır. Yüksek standartlar, üstün kalite anlayışı, ‘meli-malı’ yaşam tarzıyla kronik strese göbek kordonuyla dolanır. Garip bir şekilde stresle beslenir. Bir kriz esnasında diğer insanlar sapır sapır dökülürken, Başaklar tık etmezler. Dışarıdan bakıldığında sanki hiç bu kadar iyi olmamış, kabına sığmayan bir enerji ile doluymuş gibi gözükmesine karşın aslında uzun süreli strese uyum sağlamanın bedelini bedeni sessizce öder. Tükenmiş kişiler zayıf yönlerini iyi gizleyebilen, becerikli ve yeterli insanlar oldukları için, çoğunlukla bu durumun ilk dönemlerinde, içlerinde olup bitenlerin farkında değillerdir. Ama tükeniş yavaş ve sinsice bütün hücrelerini esir alır. Kalp krizi-Felç-Kanser, bünye hangisine yatkınsa kapıyı çalmakta gecikmez.

Huysuzluk-Memnuniyetsizlik: Başak’ın en çok tepki alan negatif uçlarıdır. Ama olaya bir de Başak’ın gözleriyle bakmayı denersek gerçek durumu belki kavrarız. Huysuzluk ve memnuniyetsizlik aslında kusursuzluğun doğması için çekilen doğal doğum sancılarıdır. (Maalesef, kusursuzluk sezaryenle dünyaya gelmiyor) Bu kadar çok meziyetine karşılık, kusurları için ancak “Bu kadar kusur kadı kızında olur” Atasözümüzü hatırlatmakta fayda var. Başak yolun bir yerinde kusurlarıyla yüzleşir. Onu tutan ne kadar şey varsa hepsini bırakır. (İçi cız ederek-eli titreyerek) Yani bırakmaya çalışır. Ödül olarak evren ona kusursuz bir kusursuzluk tarifi sunar;

“KUSURLAR SERBEST BIRAKILDIĞINDA, KUSURSUZLUK KENDİLİĞİNDEN ORTAYA ÇIKAR”
Başak’lar için bu, her derde deva bir reçetedir.

Başak burcu ve temsil ettiği 6. ev çıraklıktan ustalığa giden sistemli bir süreçtir. Evrenin planı içinde hepimizin bir yeri ve görevi var. Bütün bu görevleri bir araya getirdiğimiz ve bütün bireyleri o görevlere oturttuğumuz zaman tıkır tıkır işleyen bir çark sistemi var. Bizim buradaki işimiz bu dişlinin neresinde yer aldığımızı bulmaktır. Evrendeki yerini ancak kendini daha iyi tanıdıkça bulursun. Evrende sana ait olan yeri doldurman çok önemli. Sana ait olmayan bir yerleşime girdiğinde bu dengeyi bozarsın. Çünkü orayı dolduracak asıl sahibi var. Çarkın hangi dişlisini doldurduğunu keşfetmek zorundasın. Yanlış bir dişliye yerleştiğinde kendi hayatını yaşayamazsın, emanet ya da eğreti, başkasının hayatını yaşarsın.

Tüm sevgimle,

Keyifli mutlu bir Başak  ayı dilerim.

Yıldızlarınız üzerinizde mutluluk ve şansla pırıl pırıl parlasın,
yazan: Hülya Balıkavlayan♥♥♥

*

SATIN ALMAK İÇİN:

 

http://www.dr.com.tr/Kitap/2014-Burc-Yorumlari/Hulya-Balikavlayan/Hobi/Astroloji-Fal-Buyu/urunno=0000000577693

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız