Hafıza: Hem Mucize Hem Bilmece

0
523

Hafıza: Hem Mucize Hem Bilmece

İnsan neden kainatın efendisidir sizce? Ne en güçlüyüz ne de en hızlı… Bir araç olmadan uçamayız, yüzme süremiz ise son derece sınırlı. Yırtıcı bir hayvanla karşılaşırsak, silahımız yoksa eğer, işimiz bitik demektir. Bunlara rağmen zekamız sayesindedir ki biz insanlar bu gezegene hakim durumdayız. Suda mesafeler kat etmeyi, havada devasa uçaklar içinde yol almayı, kendini tehlikelerden koruyan sistemler geliştirmeyi başaran insanoğlu, kendisine bahşedilen beyin ve yorumlama gücüne borçlu tüm bunları.

Hayvanlar aleminde içgüdüsel bir uyum ve intibak söz konusuyken, insan binlerce sözcüğü hafızasında istifleyip sözlü ve yazılı dil oluşturarak iletişim kurar. İnsan beyni matematiksel konseptler, mekansal ilişkiler ve sosyal yapı hakkında milyonlarca kavramı kaydeder. Hafıza, eğitim ve deneyimle yüksek hedefleri başarmak üzere inanılmaz boyutlarda geliştirilip aktive edilebilir. Sözün kısası, insanoğlunu kainata efendi yapan zihin gücü, olağanüstü bir kapasiteye ve donanıma sahiptir. Mucizelerin ve harikaların nüvesi, bu özel türe bahşedilen zekada saklıdır.

Hafızayı Anlamak

Hafızamıza kaydedilen bilgiler gerektiğinde, beyin tarafından saklandığı yerden gün yüzüne çıkarılır. İlk bakışta mekanizma çok basit görünüyor, değil mi? Buna karşın hafıza ve beyin yapıları halen birer muamma. Örneğin, yeni bilgilerin biçimlenmesi ve sonrasında uzun süreli hafızaya kaydedilmesinden sorumlu hipokampus, çözümlenemeyen kompleks bilmecelerden biri. Kabaca ifadeyle şakak ve kulak arasındaki bölgede yer alan hipokampus hasar ya da zarar gördüğünde kişi birkaç dakikadan uzun süreli anıları hafızaya kaydedemez.

Hipokampus dışında hafızadan sorumlu diğer beyin bölgeleri de soru işaretleriyle dolu. Bilgi ve anılar, belirgin bölgelere basit bir hasarda hemen silinecek biçimde basitçe kaydedilmez. Anatomik yapımız buna imkan vermeyecek ölçüde komplekstir. Hipokampus hafızanın oluşumundan sorumluyken, anılar ve bilgiler bir kez kaydedildikten sonra depo yeri kesin olarak bilinemez, ancak çıkarsanabilir. Böylece hafıza hem bir mucize hem de bir bilmece olarak kalmaya devam eder.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız