Parçalanmaya İzin Ver!

0
595

Parçalanma vaktin geldiyse; parçalan, lime lime ol, Ey Dost! Un ufak ol, ol ki; her parçan anlam kazansın. Koskoca anlamsız bir boşluk olacağına; anlamlı bir zerre; bütünün anlamlı bir parçası olmaya razı ol.

Hakka giden yolda kalp gözüyle görebilmiş, felsefe ve kişilik olarak şahaneye yaklaşmış Mevlana ve Şems kalbini dinlemeye niyet edenlerin hayatlarında çığır açmış iki bilgindir.

Mevlana, “Her şey üstüne üzerine gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vazgeçme ! Çünkü orası gidişatın değişeceği yerdir” derken; “Bırak hayat sana rağmen değil seninle beraber aksın. Düzenim bozulur … diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını? ” der Şems.

Dünyada hiçbir din, felsefe ve öğreti yoktur ki, size hayatı pespembe  bir toz bulutu, dalgasız bir deniz, batmayan bir güneş, solmayan bir çiçek gibi sunsun. Tüm alimler anlamış ve anlatmışlardır ki; hayat, inişli çıkışlı, zorlu ve sırrına ermeye değer bir yoldur. Kainatta hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Can verildiği andan itibaren değişime boyun eğmeye mahkumdur. Yumurta, ya yemek olur; ya civciv. İnsan, ya zalim olur; ya alim. Ya aklıyla düşünür, geçmişte yaşar, değişime direnir.Ya kalbiyle düşünür, anda yaşar, her saniye değişir. Karışmış kültürlerin, anlaşılamamış ve sentezlenememiş değerlerin “modern toplum anlayışı” adı altında “Issız Adam” vb. senaryo ve felsefelerin ürünü olan “Yaşa ve At” mantığı değildir, anda yaşamak.

Anda yaşamak, yol ayrımlarını fark etmek, günün getirdiği zorluk ve acıları yaşayıp kabul etmek, kalp ile görmek ve senaryonun içindeki herkesin yararına olacak seçimler yapmaya çalışmaktır. Seçilen yoldaki hayır ve şerlerden ders çıkarmak, şükretmek, af dilemektir. İrade ve nefs arasındaki ince farklılıkları görmek, büyük bedeller ödememek için küçük mücadelelerden kaçınmamaktır. Anda yaşamak, sağlıklı olandır.

Geçmişte yaşamak, bitmeyen bir kin, öfke, suçlama ve suçlanmalar zinciridir. Takılı kalmadır. Yol alamamadır, tramvadır, bitmeyen acıdır. Eskimiş olay ve kişileri yargılama ve değer biçmedir. Oysa; olay bitmiştir, kişiler zamana teslim olmuş ve değişmiştir. Hiç kimse ve hiçbir şey eskisi gibi değildir. Geçmişte yaşamak, hastalıktır, hastalıklıdır.

Acıdan kaçanlar, eninde sonunda derin ve bitmez bir acının mahkumu olurlar. Acı, anlıktır ve kaçınılmazdır. Bize hayatı öğretir, değişime fırsat verir. Koskoca evren içinde daha iyi, daha sağlıklı, daha aklı selim, daha sağlam, dik, dayanıklı, gerçekçi ve anlamlı olmak için ihtiyacımız olan şeydir.

Parçalanma vaktin geldiyse; parçalan, lime lime ol, Ey Dost! Un ufak ol, ol ki; her parçan anlam kazansın. Koskoca anlamsız bir boşluk olacağına; anlamlı bir zerre; bütünün anlamlı bir parçası olmaya razı ol. Işık ol, nur ol. Kendine, evine, çevrene, dünyana  karanlık gibi çökme; güneş gibi doğ. Parçalanmaya izin vermek, her gün yeniden doğmaktır. Her gününüz, doğum gününüz olsun.

*

 

Şirin Kartal

www.gencgelisim.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız