Pozitif Bilinç-Madde İlişkileri

0
358

Bir şeylere inanırız veya inanmayız. İnandıklarımızın veya inanmadıklarımızın gücü oranında bilincimiz yönünü belirler. Bu yön ya doğru yöndür ya da yanlış yön. Eğer inandıklarımız doğru olansa, inançlarımızın gücü oranında, bilincimiz doğru yöne doğru …

 

Bir şeylere inanırız veya inanmayız. İnandıklarımızın veya inanmadıklarımızın gücü oranında bilincimiz yönünü belirler. Bu yön ya doğru yöndür ya da yanlış yön. Eğer inandıklarımız doğru olansa, inançlarımızın gücü oranında, bilincimiz doğru yöne doğru gelişme gösterir. İnandığımız şeyler yanlış ise ve biz doğru olduğuna inanıyorsak, inançlarımızın gücü oranında bilincimiz yanlış yöne doğru gelişme gösterir…

Plasebo Etkisi
Bilinç-madde ilişkisinde, bilincimizi yönlendiren temel unsur, “inançlarımızdır”.  Bir şeylere inanırız veya inanmayız. İnandıklarımızın veya inanmadıklarımızın gücü oranında bilincimiz yönünü belirler. Bu yön ya doğru yöndür ya da yanlış yön. Eğer inandıklarımız doğru olansa, inançlarımızın gücü oranında, bilincimiz doğru yöne doğru gelişme gösterir. İnandığımız şeyler yanlış ise ve biz doğru olduğuna inanıyorsak, inançlarımızın gücü oranında bilincimiz yanlış yöne doğru gelişme gösterir. Bilincimiz yanlış yöne doğru gelişmişse, bu durum bizim “şartlanmalarımız”dır. Bilincimiz doğru yöne doğru gelişiyorsa, bilincimizin gücü oranında, bu durum da bizim “farkındalığımız”dır. Bir kimseyi, yanlış bildiğiniz bir şeyi, ‘doğru diye’ ikna ederek inandırabiliyorsanız, bu yaptığınız eylem bir “beyin yıkama”dır. Karşınızdaki kişi yanlış olanın farkında olamayarak söylediklerinize inanıyorsa, bu durum inanan kişinin bilinç zayıflığından kaynaklanmaktadır. Söylenen bir şeyin doğru veya yanlış olduğunu ayırt edemeyecek bir kapasiteye sahiptir. Farkındalığı zayıf olan bu kişinin, özümsediği bu yanlış bilgilerle yönlendirilmesi, bu kişinin şartlanmaları olur.
Örnek 1: Ağrı giderici özelliği olmayan bir ilacı, başı ağrıyan kişiye verirken, ilacın ağrı giderdiğini söylediğinizde, ilacı alan hasta, ilacın ağrı giderici olduğuna inanırsa bu inancı özel bir moleküle dönüşür. Bu moleküller ise, vücudumuzun doğal ağrı gidericileri olan endorphin’lere dönüşür.
Örnek 2: Gözü kapalı olan (gözü bantla bağlı) birini, çimlerin üzerinde yürüttüğünüzde, önünde yanmış kor halinde bulunan kömür parçalarının üzerinden geçirirseniz, gözü kapalı kişi, bastığı yerin ateş olduğunu farkına varırsa, acı duyar. Gözü kapalı olan kişiyi, önünde basacağı yerin, soğuk (yanmamış) küçük kömür parçaları olduğuna inandırabilirseniz, ayağının yanmayacağına inanan kişinin inancı, özel bir moleküle dönüşür. Bu molekül, vücudun kendi ağrı giderici maddeleri olan endorphin’lere dönüşür. Bu dönüşüme neden olan, plasebo etkisidir.
Yukarıda verilen iki örnekteki plasebo etkisi, doğru olmayan bir şeyin, doğruluğuna inanılmasından kaynaklanan bir bilgidir. Kişilerin, diğer bir deyişle, “beyin yıkanması” da denilen bu yöntemle kişiler yönlendirilebilir. Yönlendirilen kişinin bilinç seviyesi, yönlendiren kişinin bilinç seviyesinden çok daha zayıftır. Çünkü olayda yönlendiren ve yönlenen vardır. Yönlendirenin bilinci her zaman yönlenenin bilincinden üstündür. Kişinin bilinç seviyesi çok güçlüyse, doğru ile yanlışı birbirinden ayırt edebilecek bir seviyededir. Dolayısıyla bir başkasının kendisini yönlendirmesine izin vermez. Kendi kendisini yönlendirir. Bu duruma, “Kendi kendisinin öğretmeni olmak ya da kendi kendisinin efendisi olmak” denir. Bu durumda olan kişiyi bir tek güç yönlendirir. O güç, Tanrı’dır. Bu kişi, tek öğretmeni olan Tanrı’ya kendisini teslim etmiştir. Her şeyi yapanın ‘Tanrı olduğu’ bilincine varmıştır.   
Necebo Etkisi
Doktor, kanserli olan bir hasta ile kanserli olmayan bir hastanın tahlil raporunu karıştırırsa, kanserli olmayan hastanın üzüntüsünün vücudunun bağışıklık sistemini zayıflattığını, hastalıklara temel olduğunu görebilir. Kanserli olan hasta ise, kanserli olduğunu bilmeden, kanserli olduğunu öğrendiğinde yaşaması gereken süreden daha da fazla yaşabilir. Bu etkiye necebo etkisi denir. Bu durumda da önemli faktör inançlarımızdır. Kanserin öldürdüğüne ve kurtuluşun olmayacağına beynimiz küçük yaşlardan beri şartlanmışsa, kansere yakalandığımızda, bağışıklık sistemimiz yenilgiyi baştan kabul eder. İşlemeyen bir bağışıklıkla ölüm kesindir. Eğer bağışıklık sistemimizin çok güçlü olduğuna, kanser dahil her türlü hastalığı yeneceğine kendimizi inandırmışsak, kansere yakalanmadığımız gibi, hiçbir hastalığa da yakalanmayız.
Bazı insanlar, 90 yaşlarına gelmelerine rağmen, hayatlarında hiç doktora gitmemişlerdir. Bu durum “Bana bir şey olmaz” inancının kişinin bilincinde yer etmesi ve bağışıklık sistemini sürekli uyanık tutması olarak açıklanabilir.     
Saf Madde
Bilinç ile madde arasındaki bağlantıyı sağlayan saf madde (ojas), ne kadar çok etkinlik kazanırsa, sağlığımız da o oranda güçlü olur. Saf maddenin asıl yeri kalbimizde bulunduğundan, kalbimizi kontrol eden dördüncü çakranın açık olması, mükemmel sağlığın da temelini oluşturmaktadır. Saf madde, bütün çakralarda bulunmaktadır; fakat saf maddenin özü kalpte bulunur. Örneğin, altıncı çakradaki saf madde, affetme durumunda birinci çakradaki saf maddeyse masumiyet durumunda etkin olur. Etkin olan saf maddeyse, yedi temel dokunun (yağ, kemik, ilik, kan, lenf, et, sperm + ovum) gelişmesini sağlar.
Saf madde sadece sağlığımızla ilgili değil; duygu, düşünce ve inançlarımızla da ilgilidir. Vücudumuzdaki saf maddenin çokluğu oranında, bilincimiz güçlüdür. Bilincimiz, duygularımız ve isteklerimiz düşüncelerimiz ve inançlarımıza yön verir.
Saf maddenin artışına neden olan etkenler nedir?
1) Hormonsuz, doğal gıdalar
2) Spor yapmak
3) Sigara, uyuşturucu ve alkol kullanmamak
4) Gece yaşantısı ve eğlencelerinden kaçınmak (sabah 6’da kalkmak, akşam 22’de yatmak)
5) Doğa ve doğal güzelliklerle iç içe yaşamak (şehrin gürültü ve stresinden uzak durmak)
6) Sahajayoga tekniğini uygulamak
7) Güçlü inanç sistemi
8) Doğru ile yanlışı ayırt edebilmek

 

kaynak: Genç Gelişim dergisi

 

bu yazılarda ilginizi çekebilir:

 

Erkeklerin beden dili

Erkeklerin Beden Dili Farklı Anlamlar Taşıyabilir

KADIN hakkında güzel sözler

MUTLULUĞUN YOL HARİTASI: Düşüncenin Gücü

Cool Görünmenin 10 Altın Kuralı

BABALARDAN HAYAT DERSLERİ

ERKEKLER KADINLAR VE DUYGULAR

SEVGİLİNİZLE NE KADAR UYUMLUSUNUZ ? TESTİ ÇÖZÜN, ÖĞRENİN

Ergenlerin Karşı cinsle arkadaşlık ve Flört

KADINLARI MUTLU ETMEK İSTİYORSANIZ BUNLARI MUTLAKA YAPIN

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız