İngilizce Nasıl Kolay Öğrenilir?

0
584

İngilizce, Almanca, Fransızca ya da başka bir dil. Adını duyduğumuzda hemen irkiliyoruz. Çünkü defalarca başlayıp bir türlü sonunu getiremediğimiz kurslar, ikinci dilimizi bir türlü öğrenemediğimiz zamanlar aklımıza geliyor.

 

Neden ikinci dili öğrenmekten bu kadar çok zorluk çekiyoruz ve nasıl daha kolay öğrenebiliriz. Bu soruların cevaplarını İngilizce eğitmeni Didem Metin’e sorduk.

– Siz yabancı dil yoktur diyorsunuz. Nasıl yoktur açıklar mısınız?

Aslında yabancı diller vardır. Sadece, yabancı olan bir şeyi, kişinin kabul etmesi zordur. Bilinçaltımız yabancı olan bir şeyi kabul etmekte zorlanır. Tek başına yabancı kelimesi bilinçaltını zorlar. Alışkanlıkların kırılması zordur. (10 yaşınıza kadar elma dediğiniz şey bir anda apple oluverir.) Bu yüzden bilinçaltınıza yapacağınız bir hile ile; yabancı dil demek yerine, öğrendiğiniz ya da öğreneceğiniz dilin özel ismini kullanarak o dili kendinize yakınlaştırmış olursunuz.

İngilizceye gelindiğinde ise, bu kadar haşırneşir olduğumuz, her gün alışveriş yaparken marketten (market kelimesi de ingilizcedir) satın aldığımız yiyeceklerin üzerindeki yazılar, sinemada (sinema kelimesi de İngilizcedir) izlediğimiz filmler vs İngilizce iken, günlük hayatımıza bu kadar girmişken, sokağa çıktığınızda bir turistle; ister Fransız olsun, ister Alman, ister Arap hangi milletten olursa olsun bu insanlarla iletişimde İngilizceyi kullanırken, bu dil için yabancı diyemeyiz. İngilizce evrenseldir.

– Ülkemizde yeni bir dil öğrenmek neden bu kadar zor, başka ülkelerde herkes 2-3 dili rahatlıkla konuşabiliyor.

Şuan bir Amerikalıya Türkçe öğretiyorum ve Türklerin İngilizce öğrenirken yaşadığı zorlukların aynısını yaşıyor. Bunu iki dilin birbirinden çok farklı oluşuna bağlayabiliriz.

Birde Türkler bildikleri şeyleri kabul etmiyorlar. Susmaya alışmış bir toplumuz sanırım. Bildiklerini kullanmak yerine, jestler mimiklerle anlaşmayı tercih ediyorlar. Bildiğin şeyi kullanmazsan onu geliştiremezsin sonuçta. Ellerine fırsatlar geçiyor, dili kullanmak, pratik yapmak için ama reddediyorlar. Yanlış bir şey söylemekten korkuyorlar. Ama yanlış olmadan doğru olmaz. Hata yapmadan öğrenilmez.

– Yeni bir dil öğrenmek isteyenler nereden başlamalı?

Öncelikle öğrenmek istediği dilin ait olduğu ülke ile ilgili araştırma yapmalı. Kültürünü sevebilmeli. O dilin ait olduğu ülkenin birkaç filmini izlemeli, birkaç şarkısını dinlemeli önce, yedikleri yemekleri tatmalı yada öğrenmeli. Eğer bunlar ilgisini çekiyorsa o dili öğrenmeye başlamalı. Her gününü vereceğini bilmeli o dile başlamadan önce. Dil öyle haftada bir kursa giderek öğrenilmez. Bir dili hayatınıza sokacaksanız iyi düşünmeniz gerekir. Çünkü o dille ömrünüzü geçireceksiniz. Evlilikten farksız değil.


– Yeni bir dil öğrenirken hep yarıda bırakıyoruz. Bunu nasıl engelleyebiliriz?

Bir dili yarıda bırakmak o dile büyük bir saygısızlık aslında. Üç kelime Fransızca, beş cümle Rusça, bir ondan bir bundan bu çok çirkin. Bu iş biraz ciddiye alınmalı. Her gün o dille vakit geçirmeli insan. Hatta öyle vakit geçirmeli ki çevresindekileri de özendirmeli bu işe. Bir dil sırf kulağa hoş geliyor diye öğrenilmez. Bir dili öğrenmeniz için tek bir nedeniniz olmamalı. Neden Fransızca dediklerinde; “sanatı, dansı, modası, mutfağı…” Sadece mutfağı öğretemez size o dili yada sadece şarkıları. Pekçok nedeniniz olmalı daha önce de söylediğim gibi bir dille bir ömür geçireceksiniz. Evlenmeden önce iyice düşünmeniz gerekir. Kimse boşanmak için evlenmez.


– Bir dil illaki konuşulduğu ülkeye giderek mi daha iyi öğrenilir sizce?

Konuşulduğu ülkeye gitmek tabiki avantajdır. Daha hızlı,daha zorunda ve daha içinde olursunuz o dilin. Ama bir dili öğrenmek için illaki konuşulduğu ülkeye gitmek gerekmez. Hergün bir saatinizi o dile ayırırsanız siz istemesenizde o dili öğrenirsiniz. İnsanlar dil öğrenmeyi bir hobi olarak gördüklerinde, hergün bununla bir şekilde (film, kitap, şarkı vs.) ilgilenseler, o dili zaten öğrenecekler, geliştirecekler.


– Dili biraz bilipte geliştirmek isteyenler ne yapmalı?

Her fırsat değerlendirilmeli yada fırsat yaratılmalı. Yolda bir turist gördüğünüzde ona yaklaşıp sorular sorabilirsiniz mesela. Haftada bir o dilde bir film seyredebilirsiniz yada daha eğlenceli hale getirip film geceleri düzenleyebilirsiniz. Her gün bir bölüm dizi seyredebilirsiniz. Öğrenirken yalnız olmadığını bilmek de bir artıdır ve kişi kendisi gibi öğrenen kişilerle alışverişte bulunulabilir. Tekrarlar yapmak da çok önemli mesela bir film izlerken kendinize bir karakteri seçip onun söylediklerini ardında tekrar edebilirsiniz. En başta zorlanırsınız ama bu da bir oyundur. Önemli olan sıfır hata ile tekrar etmeniz değil filmin sonuna kadar bunu sürdürebilmeniz. Yani birinci olmanız gerekmiyor. Oyunu bitirmeniz önemli olan.

Kitap okumak da çok önemli ancak kitabı okurken sesli okumak kişinin hem görsel olarak hem de işitsel olarak öğrenmesini sağlar. Kendi sesinizi duyun.

– Diğer dillere ilgi gösterilmesinin Türlçeye zarar verdiğini düşünüyor musunuz?

Hayır. Türkçe zaten çok eski ve köklü bir dil. Dilimizi konuşurken insanlar birbirlerine hava atmak için mi artık ne bilmiyorum ‘’güzel!’’ demek yerine perfect diyorlar. Bu çok çirkin tabiki. Tamam yerine okey kelimesini kullananlar var. Benim bildiğim okey bir oyun adı. Sokak dilinde herşey olabiliyor ama yazılı dile, filmlere, şarkılara geçmediği sürece sorun yok.


– Dil öğrenmek isteyenlere tavsiyeriniz nelerdir?

 

Dili yaşamlarının bir parçası haline getirsinler. Sabah Daily News (önce bir iki cümle sonra bir haber sonra iki sayfa haber yavaş yavaş dozu arttırabilirler) Akşam BBC’de 20 dk 30 dk haber seyretsinler. O dilde şarkı dinlesinler. İnternette o dili konuşanlarla konuşsunlar. Ya bir fırsat yaratsınlar yada fırsatları değerlendirsinler. Dil öğrenmek isteyenlerin, öğrendikçe işleri zorlaşacak, zorlaştıkça daha fazla öğrensinler.

*

Lilay Koradan

lilaykoradan@gmail.com

www.gencgelisim.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız