Dünya güzelliklerle dolu ve bizler yanı başımızda olan bu binlerce güzelliğe bakarız bakmasına da göremeyiz. Hayatımızda hep mucize olsun isterken, bir mucizenin içinde yaşadığımız halde, bunun farkında bile olmadığımızı fark ettiniz mi? Hiç sabah kalkıp dışarı çıktığınızda, etrafınızdaki çiçeklere, koşuşan hayvanlara, koşturmaca halindeki insanlara, dikkat ettiniz mi? Hiç yanından geçtiğiniz bir ağacın yapraklarına dokundunuz mu? Hiç güneşin doğuşunu veya batışını seyrettiniz mi? Hiç kafanızı kaldırıp, gökyüzüne baktığınızda, sihirli bir kürenin içinde yaşadığınızı hissettiniz mi? Hiç milyonlarca çeşidi olan kelebeklerin, kanatlarında taşıdıkları o inanılmaz renkler arasında dolaştınız mı? Bu güzellikleri fark etmediyseniz, güneşin doğuşunu ve batışını henüz seyretmediyseniz, yaşıyorsunuz demek yalan olur. Farkındalığınız bu güzellikleri görebildiğiniz oranda artar ve beyninizde büyüttüğünüz, hani o çok irice olan sorunlarınız küçülür ve anlamsızlaşır. Güneşin doğuşuna merhaba deyin ve her gün kafanızı kaldırıp gökyüzüne bakarak, içinde yaşadığınız bu mucize güzelliği doyasıya içinize soluyun. Kendinizi yaşıyor hissetmeniz, bu güzellikleri gördüğünüz oranda yoğunlaşacaktır. her gün kendinize şunu sormayı unutmayın:
“Bugün yaşamın hangi güzelliğini fark ettim?”
Durmadan bir şeyler isteriz, biraz bunun aksini deneyin ve şunu sorun:
“Muhteşemliklerle dolu yaşam, bugün senin için ne yapabilirim?”
Kaynak: Kozmik Rehber