Neden? “Yalnızım Reis” Muhsin Yazıcıoğlu’nun romanını okumam lazım…

0
523

Çünkü!..

“Hafif acılar konuşabilir ama, derin acılar sessizdir.” Ölümden sonra yaşam var mı? Dünyanın geleceği ne olacaktır? İnsanlık nereye gidiyor?

Bu kitap sizi hayrete düşürebilecek gerçekleri açıklayacaktır. Bu gerçekler göz ardı edilemeyecek kadar önem taşıyan tarihsel olaylardır. İyilik ve kötülük arasındaki büyük çatışma, zamanın sonuna dek yoğun bir şekilde artış gösterecektir. Şeytan’ın gazabı her çağda görülmüştür. İyilik ve kötülük arasında uzun süreden beri sürüp giden çatışmanın görüntülerini bu kitapta okuyacaksınız! Bu kitabın amacı, gerçek ve yanılgı arasındaki büyük çatışmanın görüntülerini açıklığa kavuşturmak, Şeytan’ın kötülüklerini ve O’na karşı nasıl durulacağını göstermek olacaktır. Kitap iki ana bölüm üzerine oluşturulmuştur.

1. Muhsin YAZICIOĞLU
2. Ahir zaman

O Muhsin’di. Yüce Allah’ın sevdiği insanlardan, ihsan edenlerdendi. O emrolunduğu gibi dosdoğru oldu, dosdoğru yaşadı. O Muhsin’di…‬

Muhsin Yazıcıoğlu, hesap adamı değil, dava adamıydı. Bu zoru başarmanın yolu ihlâstan, samimiyetten dava adamı olmaktan geçer.

Siyasette hep ilkeli ve tutarlı oldu, milletine yalan söylemedi, yanlış yapmadı, popülizme sapmadı, sağa sola yalpalamadı, politikanın fırıldaklarından olmadı, iki yüzlü davranmadı. İhtirasları yoktu…

Nefsine esir düşmedi, kimseye iftira atmadı, kin tutmadı, tribünlere oynamadı, kaos peşinde koşmadı. İç ve dış karanlık odaklara teslim olmadı. Egemen güçlere çıkar çevrelerine boyun eğmedi. Hep dik durdu düz yaşadı, hayat çizgisini bozmadı, istikametini değiştirmedi. İnandığı değerlere hep bağlı kaldı. Kendisi için bir gün yaşamadı. Ömrünü hayatını verdiği yüce davasına adadı.

Ezilenlerin, yoksulların yanında saf tuttu. Adam gibi adamdı. Milletine ülkesine hizmet yolunda şehit düştü. Uğruna şehit düştüğü Milleti onu geç anladı. Anladığında o çoktan şahadet mertebesine ulaşmıştı.

Bu romanda Muhsin Yazıcıoğlu’nu bam başka bir açıdan ve pencereden okuyacaksınız. Romanın her sayfasında ayrı bir heyecan ve akıcılık ile kitabı elinizden bırakamayacaksınız!

Zamanda yolculuk yaparak bir anda kendinizi geçmiş tarihin içerisinde bulacaksınız. Türk beyleri ile tanışacaksınız. Oğuzhan’dan tutun da Sultan Abdülhamid Han’ın yakın konuşmalarına şahit olacaksınız! Zaman zaman sırlar perdesinde kaybolup çıkış yolu bulabilmek için kitabın sayfalarını heyecanla art arda çevireceksiniz.

“Artık şahlanmanın zamanı gelmiştir! Ergenekonda şaha kalkmış Oğuz Han’ın gayretine denk bir şahlanış olmalıdır bu dirilişin adı. Bize, Kaf Dağı’nda dünya misafirhanesini yecüc ve mecücün saldırılarından korumak için sed çekmiş, Zülkarneyn’nin azmi ve tılsımı lazımdır.”

Bu kitapta Hızır (a.s) ile tanışıp yol arkadaşı olacaksınız. Sadece Hızır (a.s) ile mi? Yok yok! Dahaları var.. Daha nice önemli karekterler ile heyecan dolu bir serüven sizleri bekliyor!

Aslında bu kitapta gizli bir mesaj var! Bütün insanlık adına söylenen ve hatırlatılan önemli bir mesaj. 535 sayfalık romanı bitirdiğinizde sizde bu mesaja vakıf olacaksınız! Bu kitabı okuduğunuzda hayatı bir kez daha sorgulayacaksınız. İnsanlığı ve insan olmayı..
Bir kez ve bir kez daha sorgulayacaksınız!

Bu kitabı okumazsanız çok şey kaçırmış olursunuz! Hayatın anlamı gibi.. İnsanlığın varoluşu gibi.. Yaşam gayemiz gibi.. İyilik ve kötülük gibi.. Doğru ile yanlış gibi..

Lilay Koradan

Satın almak için: KitapLife 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız