Işığınızın Göz Kamaştırması İçin 6 Sır

0
385

Doğada, eşyada, suda, aynada hep görmek istediğimiz bir şeydir güzellik, aslında yaşama bağlanma nedenimiz… Çünkü amaç, hep en güzel olanı yaşamaktır. Kadınların çoğunun yaptığı şey, aynanın karşısına geçip kendilerini incelemek. İster zayıf, ister…

 

 

 

 

 Yazar : Ebru Edizer YILMAZ   
    ebruedizer@hotmail.com

"Bazı kadınlar etraflarına ışık saçarlar, çünkü onlar kendileriyle barışıktırlar…"
Doğada, eşyada, suda, aynada hep görmek istediğimiz bir şeydir güzellik, aslında yaşama bağlanma nedenimiz… Çünkü amaç, hep en güzel olanı yaşamaktır. Kadınların çoğunun yaptığı şey, aynanın karşısına geçip kendilerini incelemek. İster zayıf, ister kilolu, ister kaslı, ister uzun, ister kısa boylu olsun, bu hiç değişmez. Aslında her birimizin bir diğerimize benzemeyen güzellikleri var. Hayali bir güzelliğin peşinde koşmaktansa kendimizde var olanları nasıl ortaya çıkarabiliriz, öncelikle bunu düşünmeliyiz. Çünkü kusursuz güzellik yoktur.
Bazı şeyleri sağlayabilmek elimizdedir. Öncelikle kendimize canlı, sağlıklı, derli toplu ve esnek bir vücut armağan ederek başlayabiliriz. Çünkü sağlıklı olursak güzelleşmek hiç de zor değildir. Bunun için de düzenli egzersiz programları yaparak belki de büyük veya küçük olan göğüslerimize, kalın veya ince belimize, uzun veya kısa bacaklarımıza daha çok sahip çıkabiliriz. Tabi bunun yanı sıra doğru makyaj, doğru kozmetik ürünleri ve doğru tespit edilmiş bir giyim stili ile kendinizi pekiştiren bir imaj yaratabilirsiniz.
Aynaya bakmaktan hiç korkmayın. Kendinizi nasıl güzelleştireceğinizi hayal edin, saklayacağınız değil de ortaya çıkarabileceğiniz özelliklerinize odaklanın. Estetik operasyonlara dikkat edin; daha genç, daha dolgun ve gergin derken kişinin ifadesinin çözülemediği donuk bir hale bürünülüyor. Oysaki zamanla değişen biçimimiz bir gerçektir ve bunu göz ardı edemeyiz. Annelerimizden duyduğumuz bir cümleyi hatırlatayım: "Aah, ah ben evlenirken 45 kiloydum."
Zaman içerisinde yaşadıklarımızla yoğrulur, yeniden şekilleniriz. Bunu reddederek güzelleşmek hem umutsuz hem de anlamsız bir çabadır ve insanı kaosa götürmekten başka bir şeye yaramaz.
Şimdi kendimize sahip çıkmamızı sağlayacak birkaç yöntemden bahsedeyim:
1- Derin Nefes Egzersizleri: Vücudumuzdaki karbondioksit ve oksijen dengesini ayarlamak için derin nefes egzersizlerine ihtiyaç duyarız. Yavaş bir şekilde burnunuzdan aldığınız derin nefesi yine yavaşça ağzınızdan dışarı verin. Beş defa tekrarlayacağınız bu egzersizi en az iki-üç kez açık havada yaparsanız çok daha etkili olacaktır. Bununla ilgili ilginç bir araştırma sonucunu da sizlerle paylaşayım. Derin nefes alan insanların o anda başka hiçbir şeye odaklanmadıkları ortaya konmuştur. Ne iş, ne evdeki sorunlar ne de başka bir şey… Kafanızın içinde o an hiçbir sorun yaşamıyorsunuz. Derin nefes sonrasında, unutulan sorunlar daha olumlu bakabileceğiniz bir şekilde aklınıza geliyor. Daha az stres yaşıyor ve kendinizi daha canlı, güçlü ve mutlu hissediyorsunuz.
2- Hareket Şart: Günde 30 dakika zaman ayıracağınız bir egzersiz sayesinde ruhunuzu ve vücudunuzu birbiriyle bütünleştirebilirsiniz. Zaman yok demeyin, bu bazen gün içerisindeki bütün telefon konuşmalarından kısacağınız 10 dakika, gardırop önünde 5-10 dakika kadar acaba ne giysem, diye düşündüğümüz bir zaman, beş dakikalık bir abur cubur molası, beş dakikalık bir makyaj tazeleme gibi toplamlarından feragat edilerek veya güne yarım saat erken başlayarak, vücudunuzu bu gereklilikten mahrum bırakmazsınız.
Unutmayalım, vücudumuzun hareketi sayesinde cildimiz ve hücrelerine daha fazla oksijen ve daha fazla besleyici besin hareketi sağlarız. Ciğer kapasitemiz yükselir ve içimize daha fazla oksijen alabilmemiz sayesinde stresimizi azaltır, daha canlı bir hale gelebiliriz.
3- Beslenme Bilincimizi Yitirmeyelim:  Özellikle sabahları protein değeri yüksek bir kahvaltı yapmanın önemini unutmayın. Proteinler enerji verir. Formül çok basit, vücudumuzun sağlıklı kan şekeri dengesini korur, insülin gibi bazı hormonları kontrol edip sınırda tutar.
4- Güzele Odaklanın, İyiyi Hedefleyin: Küçük bir deftere gün sonunda sizi iyi hissettiren olayları maddeler halinde yazın.  Stresinizi azaltıp böylelikle de kendinizi daha canlı hissedeceksiniz.
5- Teneffüse Çıkma Vakti: Gün içerisinde bütün derslerimizi yapmaya çalışıyoruz. Ama bu toplantıların, koşuşturmaların, satışların veya alışların durduğu bir an olmalı, yani teneffüs zilini çalmayı bilmeliyiz. Size en yakın parka gidin, 20-30 dakikalığına telefonunuzu kapatın, kravatınızı gevşetin, ayakkabılarınızı hatta çoraplarınızı da çıkartıp çimlerin üzerinde dolaşırken ayaklarınızın altındaki rahatlatıcı ıslaklığı hissedin.  Böylece tüm stresiniz gidecek ve beyninizin canlanması da vücudunuz olumlu yönde etkileyecektir.
6- Uyku En Büyük Gıdanız: Kendinize en güzel ninnileri söyleyin. Cildinizi yatağa girmeden önce temizleyip kreminizi sürün. Daha sonra dairesel hareketlerle cildinize yumuşakça dokunarak masaj yapın, böylece hem kan dolaşımınızı harekete geçirmiş hem de kendinize birazcık şefkat göstermiş olacaksınız. Rahatlatıcı bir bitki çayı veya ılık bir süt içip yatağınıza girin ve uyumaya konsantre olun. Gün içerisinde zihniniz yeterince uyanık, onu gece serbest bırakın. Ay ışığını en tepeye çıkarın, uykuya odaklanın. Emin olun 12 koyundan sonrasını sayamayacaksınız. Sabah aynaya baktığınızda gözlerinizdeki ışığı ilk önce siz görün; çünkü ancak o şekilde etrafı aydınlatacaksınız.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız