Küçük Dünyanızı Cennete Çevirmek Elinizde!

0
332

Şiddetten Kaçının
Şiddetin büyük bir kısmı ne yazık ki aile içinde yaşanıyor. İnsanların öğrenim düzeyinin yükselmesi de aile içinde uygulanan şiddeti tamamen yok edemiyor; saygı sınırlanın aşılmasıyla, karşılıklı sarf edilen rencide edici, küçük düşürücü sözlerle aile içi şiddetin bir başka boyutu yaşanıyor. İç dünyamızı cennete çevirmenin ilk unsuru eşlerin birbirine anlayış, hoşgörü ve saygı çerçevesi içinde davranmasıdır.
Böylesi güzel davranışların sergilendiği ailelerde de zaten sözlü ya da bedensel şiddet görüntülerinin yaşanması mümkün olmayacaktır.
Herkes İdeal Bir Eş İster
Ev işlerinde eşlerin birbirine yardımcı olması sadece görev paylaşımı …

 

Betül Erdoğan
betul@gencgelisim.com

 

Şiddetten Kaçının
Şiddetin büyük bir kısmı ne yazık ki aile içinde yaşanıyor. İnsanların öğrenim düzeyinin yükselmesi de aile içinde uygulanan şiddeti tamamen yok edemiyor; saygı sınırlanın aşılmasıyla, karşılıklı sarf edilen rencide edici, küçük düşürücü sözlerle aile içi şiddetin bir başka boyutu yaşanıyor. İç dünyamızı cennete çevirmenin ilk unsuru eşlerin birbirine anlayış, hoşgörü ve saygı çerçevesi içinde davranmasıdır.
Böylesi güzel davranışların sergilendiği ailelerde de zaten sözlü ya da bedensel şiddet görüntülerinin yaşanması mümkün olmayacaktır.
Herkes İdeal Bir Eş İster
Ev işlerinde eşlerin birbirine yardımcı olması sadece görev paylaşımı olarak değil, bu davranışların karşı tarafa verilen değer ve önemin belirtisi olarak da görülmelidir. Kimi zaman kişinin yemek sofrasında eksik olan küçük bir şeyi eşten istemek yerine kalkıp kendisinin alması bile güzel bir jest olacak, aradaki samimiyetin güzelliğini ortaya koyacaktır.
Muhakkak ki herkes ideal bir eşe sahip olmak ister. Erkek, eşinin her konuda en iyisini yapmaya çalışan bir kadın olmasını isterken, aynı zamanda güneş gibi şefkatiyle kendisini ısıtmasını da arzu eder. Kadın da kocasının güvenilir, güçlü bir kişilik sahibi ve her türlü ihtiyaçlarını temin edebilecek bir insan olmasını diler.
Her iki taraf da kendi beklentilerine ulaşma yolunda karşı tarafın isteklerine kayıtsız kalmamalıdır. "Davranışlar davranışları doğurur." prensibiyle isteklere ve beklentilere karşı tavır oluşturmalıdır.

Eşinizle Mutluluk Resmi Çizmenin Sırları
<  Dış dünyanızda yaşadığınız huzursuzlukların nedeni eşiniz değildir, bu nedenle dış dünyaya duyduğunuz öfkeyi eşinizden çıkarmayın.
<  Dış dünyanızın verdiği beden ve zihinsel yorgunluğu eşinizle huzura ve sakinliğe dönüştürün.
<  Eşinize sevdiğinizi söylemek için özel bir zamanı ve mekânı beklemeyin, bunu her fırsatta dile getirin.
<  Sevdiğinizi ve verdiğiniz değeri sadece söze değil davranışlarınıza da dökün.
<  Hayata olumsuz gözlerle bakarken, eşinizin size çizmeye çalıştığı mutluluk resmini görüp mutlu olmaya çalışın.
<  Her türlü şiddetin aile içi sevgiyi ve saygıyı temelden sarstığını unutmayın.
<  Ev işlerinde eşinize yardımcı olun ve bunu yapmaktan duyduğunuz mutluluğu eşinize yansıtın.
<  Kısa süreli ayrılıklar ilişkileri güzelleştirebilir ancak bu süreyi asla uzatmayın.
<  Küçük ve büyük her kusurda incitici ve kırıcı tenkitten titizlikle sakının.
<  Yaşanan tartışmaları çıktığı noktada tutmaya çalışın, geçmişte yaşanan olumsuz durumlarla tartışmanın alevlenmesine fırsat vermeyin.
<  Kılıç yarası geçer, dil yarası geçmez. Aile içi tartışmalarda yaralayıcı sözler söylemekten kaçının.
<  Çocuğunuz, aile büyükleriniz ya da arkadaşlarınız, yanınızda kim olursa olsun eşinizle tartışmaktan kaçının. Sorunlarınızı tek başınıza kaldığınızda tartışın.
<  Aile içi problemlerinizi akraba, komşu ya da arkadaşlarınıza açmaktan mümkün olduğu kadar kaçınıp, sorunlarınızı kendi içinizde çözümlemeye çalışın.
<  Yersiz kuşku ve kıskançlıktan kaçının, düşündüklerinizin gerçekle ilişkili olup olmadığını anlamadan karşı tarafı kırıcı davranışlarda bulunmayın.
<  Mutlu bir beraberlik için karşı tarafın huy ve davranışlarını iyice öğrenmeye ve anlamaya çalışın.
<  Hiçbir anlaşmazlığın uzun süreli olmasına izin vermeyin.
<  Eşinizin geçmiş ilişkilerinden, deneyimlerinden, hatıralarından söz edilmesine, sohbet konusu olarak kullanmasına izin vermeyin.
<  Eşinize güven duyun ve duyduğunuz güveni hissettirin.
<  Aşırı idealist olmaktan kaçının, doğal yaşayın ve karşı tarafın dört dörtlük olmasını beklemeden kusurlarını kabul edin.
<  Hatalarını ya da kusurlarını düzeltmesi için sabırlı ve hoşgörülü olun, ona bunlar için zaman tanıyın.
<  Kendiniz için istediğiniz güzel şeyleri eşiniz içinde isteyin, kendinizi düşündüğünüz kadar onu da düşünün.
<  Almak kadar vermeyi de bilin. Sürekli verdiğinizden daha fazlasını almaya, ya da vermeden almaya çalışmayın; bencil ve egoist olmayın.
<  Hayatınızda eksik olan maddi ya da manevi değerler için eşinizi suçlamayın, konuya daha insaflıca bakmaya çalışın.
<  Yalnız bugünü yaşayın; ne geçmişin üzüntülerini yaşayın ne de gelecek için kaygılarda bulunun.
<  Evlilik hayatında pek çok kararın eşlerin ikisini de ilgilendirdiğini ve bu konularla ilgili karşılıklı istişare yapılması gerektiğini unutmayın. Aksi durumda taraflardan biri kendini değersiz hissedecektir.
<  Evin bir köşesine çekilip tek başına oturmayı adet haline getirmeyin, mümkün olduğu kadar eşinizle ilgilenin.
<  Eşinizin sevdiği arkadaşları ya da akrabaları geldiğinde hoşlanmayacağı tutumlar sergilemeyin, onları ağırlamada örnek bir tutum sergileyin.
<  Sürekli görüş ayrılığı, zamanla gönül ayrılığını da doğurur. Her zaman kendi haklılığınızı kanıtlama çabasında olmayın.
<  Birbirinize ayıracağınız zamanı sizden çalabilecek televizyon ve bilgisayar gibi teknolojik aletleri yerinde ve kararı kadar kullanın.   

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız