Aşkın Psikolojisi

0
384

Aşk her zaman mutluluk getirmez, coşkulu bir sevinç kasırgası etkisi yapmaz. Aşkın insana haz vermesi ve farklı heyecanlar yaşatması, insanı büyülü bir atmosfere sokması ve güzelliklerle dolu yepyeni bir yaşamın kapılarını açması her aşk için geçerli değildir.
Aşk birden fazla boyuttan oluşur. Aşkın içinde birden çok ve birbirine zıt duygular vardır. Bu sebeple her âşık, aşkını farklı yaşar ve aşkı farklı algılar. Başka bir söyleyişle aşk, kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Aşktan dolayı kimi çok mutlu olurken, kimi daha az mutlu olur; kimi tek taraflı yaşar, kimi de âşık olduğuna bin pişman olur.
Aşk iyi bilinirse ve âşık olunan kişi iyi tanınırsa, daha açık bir ifadeyle aşkın hedefinde doğru kişiler birbirini bulursa, aşkın yaşanış sürecinde mutluluktan bahsedilebilir. Mükemmel görünen bir aşk ilişkisinde, çevresel koşulların da lehte olması durumunda bütünüyle mutluluktan söz edilebilir; çünkü kimi zaman aşkı başlatan her iki taraf tam bir uyum içinde olabilir.

 

ÇETİN ÖZBEY
bilgi@gencgelisim.com

Aşk her zaman mutluluk getirmez, coşkulu bir sevinç kasırgası etkisi yapmaz. Aşkın insana haz vermesi ve farklı heyecanlar yaşatması, insanı büyülü bir atmosfere sokması ve güzelliklerle dolu yepyeni bir yaşamın kapılarını açması her aşk için geçerli değildir.

Aşk birden fazla boyuttan oluşur. Aşkın içinde birden çok ve birbirine zıt duygular vardır. Bu sebeple her âşık, aşkını farklı yaşar ve aşkı farklı algılar. Başka bir söyleyişle aşk, kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Aşktan dolayı kimi çok mutlu olurken, kimi daha az mutlu olur; kimi tek taraflı yaşar, kimi de âşık olduğuna bin pişman olur.

Aşk iyi bilinirse ve âşık olunan kişi iyi tanınırsa, daha açık bir ifadeyle aşkın hedefinde doğru kişiler birbirini bulursa, aşkın yaşanış sürecinde mutluluktan bahsedilebilir. Mükemmel görünen bir aşk ilişkisinde, çevresel koşulların da lehte olması durumunda bütünüyle mutluluktan söz edilebilir; çünkü kimi zaman aşkı başlatan her iki taraf tam bir uyum içinde olabilir. Ancak çevrenin onay vermemesi ve dışarıdan gelen tepki sesleri bu aşkı baltalayabilir ve âşıkların aşk yaşamlarını zehir edebilir.

Aşkı paylaşanların yaşları, kişilik yapıları, değer yargıları ve ortam koşulları bireylerde aşk duygusunun farklı hissedilmesine etki eder ve farklı aşkların ortaya çıkmasına neden olur.

Bu aşk çeşitleri şöyle özetlenebilir:

Zehir zemberek aşklar, sevgililer birbirlerini çok sevdikleri halde, olur olmaz nedenlerden dolayı devamlı tartışmaların olduğu ve küskünlük süresinin dört-beş gün sürdüğü aşklardır.

Çocukluk aşkları, hemen hemen her çocukta oluşabilir. Bir yanıyla oyuna benzer. Belli bir süre sonra sevgili, çocuk için bir anlam ifade etmeyebilir. Kimi çocuk, çocukluğu süresince birden çok aşk yaşayabilir; hatta bir anda iki kişiye âşık olduğunu hissedebilir. Âşık olunan kişinin, kendi yaşıtı olup olmamasının pek önemi yoktur.

Tek kişilik aşklar, uzakta yaşanan ve karşılık bulmayan aşklardır. Daha çok ilk gençlik dönemlerinde ve aşkı ilk yaşayanlarda görülür. Kimi çabuk söner, kimi sessiz sedasız ilerler, kimi de felaketli bir son getirir.

Paranoyalı aşklar, kişinin aşk ilişkisini paranoyalı bir hale getirdiği aşklardır. Kıskançlığı hat safhaya ulaşır ve sevgilisine göz açtırmaz, sürekli takip eder. Zihninde aldatma senaryoları oluşturur.

Felaket aşklar, kişinin ayrılığı taşıyamaması sonucu kendisinin, sevdiğinin ve üçüncü kişilerin yaşamına son verdiği aşklardır. Felakete sebep veren diğer bir aşk ise, aşkına karşılık alamayan birinin sevdiğini zorla elde etmeye çalışması, sevdiğine ve yakınlarına zarar vermesidir.

Dikenli aşklar, ara sıra tartışmaların olduğu ve kısa süreli küskünlüklerin meydana geldiği aşklardır. Sevgililer çok basit (kıskançlık gibi) nedenlerden dolayı bir-iki gün küs kalırlar, ardından birinin harekete geçmesiyle barışma gerçekleşir. Bu aşklar ‘gül ve diken’ sözünün gereğini yerine getirir.

Geçici aşklar, ulaşılamayan ve ulaşmanın imkansız olduğu aşklardır. Aşkı yaşayan aşkını iç dünyasında taşır. Bu aşkları, tek kişilik aşklardan ayıran özellik sevilen kişinin ulaşılmaz olmasıdır. Örneğin, sanatçılara ve öğretmenlere duyulan aşklar…

Sanal aşklar diye sözü edilen aşklar, internet ortamında gerçekleştiği için aşk kategorisine alınamazlar; çünkü ortada ne aşktan ne de sevgiden söz edilemez. Ancak internette tanışıp sonra gerçek yaşamda arkadaş olan ve arkadaşlıklarıyla beraber aşka adım atanlar olabilir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız