Kendi Kendinle Barışık Kalma Sözleşmesi

0
333

Kendi Kendinle Barışık Kalma Sözleşmesi

Madde 1: Sevdiklerinin peşini bırakma

Sevmek kolay sanırız da değildir aslında. O yüzden sevdim mi birini, onun yakasına sıkı sıkı yapışacağım. Sevdiysem vardır bu işte de bir hayır deyip, o benim hayatımı nasıl güzelleştiriyorsa ben de onunkini çiçeklendireceğim. Bu kişi, kadirşinas bir lise arkadaşım olabilir ya da otobüste tanıştığım bir yaşlı teyze… Arayıp bulacağım, halini hatırını soracağım. Kanım kaynadıysa, bunu kalbimden gelen bir sinyal olarak değerlendireceğim ve seveceği de seveceğim.

Madde 2: Sevdiklerine kalbini aç ki kalplerinde yer bulasın

Kalbim tek hazinem. En güzeli de, içindekileri dağıttıkça sağa-sola, daha da bollaşıyor içimin altınları. Hazinemden hediye ettiklerim, fakir de olsalar zengin de, kendi hazinelerinden veriyorlar düşünmeden. Hem de ışık hızından bile süratle. Bazen hayallerim kırılmıyor değil. Ellerim boş geri dönüyorum; ama bu kez bir başka el tutuyor elimi ve güzel bir hediye bırakıyor avucumun içine. İşte bu yüzden, kalbimi açtıkça, doluyorum yeni kalplere…

Madde 3: Hatanı kabul et, yoluna devam et

Hatalar yapabilirim. Beşerim, şaşabilirim. Ama bu hatalarımı yolumu engelleyen kösteklermiş gibi itip kakmayacağım. Onlar benim düşmanım değil öğretmenim olacak. Yeni durumlarda, hatalarımın bana verdiği dersler aklımın bir köşesinde, bilinçli bir şekilde hareket edeceğim. Yeri gelecek, hatalarımı koluma takacağım ve onlarla birlikte yeni hataların yolunu keseceğim. Zamanla daha az hata yapmayı, yanlışı daha kısa sürede düzeltmeyi öğreneceğim. Hatalarımın kurbanı değil öğrencisi olacağım.

Madde 4: Vücuduna iyi bak, yoksa bir avuç ilaçla seni cezalandırır

Ufacık bir diş ağrısı ya da ayaktaki bir nasır insana nasıl da zehir eder dünyayı. En tatlı lokum zehir, en şık ayakkabı hurda olur gözümüzde. Vücut ölümlüdür; yıllara, acılara direnemez pek. Bu yüzden bakımımıza ihtiyaç duyar. Allah nasıl bana tastamam verdiyse onu, ben de öyle temiz, öyle sağlıklı iade etmeliyim ona. Kötü alışkanlıklardan uzak durmalı, çer-çöpü buyur etmemeliyim içime. Sağlıklı beslenmeli, aldığım her nefesi hediye bilmeliyim.

Madde 5: Ruhuna iyi bak, yoksa elini tutmaz bir daha

Ruhum bazen uysal bir kedi gibidir, sıcak bir soba yanı en büyük sefam olur. Bazen de yer gök dar gelir, hiçbir yere sığamaz. Sırlarla doludur yani, anlamak zordur. En iyisi onunla dost olmak, ihtiyaçlarını bilgi ve hikmetle karşılamaya çalışmaktır. Okumak, öğrenmek, şükretmek, sabretmek, merhamet etmek, dua etmek, kin gütmemek, kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapmamak, kendine yapılmasını istediğin şeyi başkalarından esirgememek… Tüm bunlar ruhumu temizleyecek, başka ruhlarla aramda köprüler kuracaktır.

Madde 6: Güzel şeyler düşün, güzel olsun

Düşünmek, bir nevi duadır. İyi düşünürsem iyiliklere, kötü düşünürsem kötülüklere duacı olurum. Olumlu düşünce güzel olaylara davetiye, olumsuz düşünce ise kötü olaylara bir çağrıdır. Aklıma gelmesin ki başıma da gelmesin. Her şey güllük gülistanlık olacak değil elbet, dünyanın bin türlü hali var. Ama benim en büyük silahım ne alacağım tedbirler, ne yapacağım planlar, ne de köşeye yığacağım ganimetlerdir. Sadece olaylara güzel bakma ve böylece onları güzelleştirme gayretimdir.

Madde 7: Siyah da görsen beyaz da, rüyalarını hayra yor

Ben ne düşünürsem hakikatim de odur. Kendimi güzel gördüğüm kadar güzelim. Hudutlarım, ben nereye çizdiysem oraya kadar uzanır. Yeteneklerim, keşfettiklerim kadardır. Güçlük, ben onun adını öyle koyduğum için güçlüktür. Kolaylık da ben öyle algıladığım için öyledir. Güzel, bana göre güzeldir. Çirkin, benim hoşuma gitmediği için çirkindir. İşte bu yüzden rüyalarım, siyah da görsem beyaz da, ancak hayra yorarsam iyiye işarettir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız