DİSİPLİN-YASAK-ÖDÜL-CEZA-OTORİTE

0
482

Başlıktaki kavramlara hemen hemen hergün rastlıyoruz. Bu kavramlar, birbirlerinin yerine kullanılıyor. Ödül dışındakiler, çocuklar için zor kavramlar olarak görülüyor. Ebeveynlere ise daha kolay gelebiliyor, uygulanış açısından… Burada tabii ki yanlış uygulanması nedeniyle hep kızgın, bağıran, çocukla birlikte bağrışan modeller gözümün önüne geliyor. Hep, çocuklara istediğimizi yaptırabilmek için bu çabaları sarfediyoruz. Anne- baba olarak yaklaşımımız; onların iyiliği…

Ebeveynlerin çocukları için kötü şeyler düşünmeleri hiç aklıma gelmiyor. Ara sıra da olsa, olumsuz örneklere raslayabiliyoruz. Bunlar da genel olanı değiştirmez. Ceza ile ödül birbirlerinin karşıtı kavramlar. Yapılan olumsuz davranıştan sonra, ceza hemen aklımıza geliveriyor. İyi, beğendiğimiz davranışlarda da ödül bizlere yabancı görünmüyor. Ancak, ceza daha çok kullanılan, bilindik bir sözcük. Ödül ise, daha çok karne zamanlarında gündeme gelen kavram. Genelde de en gözde ödül, bisiklet oluyor. Ekonomik durumla ilişkili olsa da aile ne yapıp yapıp; iyi bir karneden sonra bisikleti ihmal etmiyor.

Çocuklar için artık başka teknolojik hediyeler de gündemde. Ödül denince aklımıza hemen büyük ödüller geliyor. Bir öpücük, bir başını sevme, aferin deme, övgü gösterme, güzel sözcüklerle destekleme gibi küçük ama etkili ödüller unutulmuş durumda. Ödüller, mutlaka maddi olmalı gibi bir yaklaşım var, ailelerde.

Ödül, davranışın zamanı çok geçmeden verilmeli ya da uygulanmalı. Ödül, çocuğun yaşına uygun olmalı, davranışıyla yakışır olmalı, ödülün verilişi de dikkatli olmalı. Ödül, her olumlu davranış sonunda uygulanırsa, önemini yitirebilir. Artık bir sürprizi, özelliği kalmaz. Çocukta her onay gören davranışta bir ödül beklentisi oluşur.

Disiplin, belli kavramları, davranışları, eğitimi kazandırabilmek için olması gereken tutarlılık ve davranış biçimidir. Disiplin olmadan herhangi bir öğreti gerçekleştirmek mümkün görünmemektedir. Disiplin, kararlılıktır. Çocuğa uygulanan kararlılıkla eğitimi rahatlıkla ve çocuğa güç gelmeden kazandırabiliriz. Bunun dışında olan çabalar, etkili ve verimli olamaz.

Otorite denince aklımıza, en sert yaptırım biçimi geliyor. Eğitim üzerinden düşünecek olursak, baskılayıcı, egemenlik altına alıcı, emredici ifadelerin kullanıldığı bir sistem … Otorite, belli bir dalda uzmanlığı olan kişi, kurum vb.dir

Bu anlamda düşünüldüğünde, otorite olan dan iyi bir şekilde yararlanma söz konusu olabilir. Söz geçiriciliği, alanında uzmanlığını kullanması ile ilgili olmalıdır. Ailede, çocuğa verilen eğitimde, baskılayıcı, emredici olunmamasına dikkat edilmelidir.
Yasak kavramı ile ilgili olarak, çocuğumuzun önüne yasakları koyarak set çekici bir tavır içinde olmamalı; ancak, belli kurallar dahilinde çocuk, yapmaması gerekeni bilmelidir. Burada çocuğa otokontrol kazandırılmalıdır. Çocukla konuşarak neyin ne zaman yapılacağı ya da yapılmasının uygun olmayacağı belirlenmelidir. Fazla yasak koyucu tavır, çocukta birtakım problemlerin çıkmasına, asi kişilik gelişimine, içine kapanık, özgüven kazanamamış kişilik geliştirmesine neden olur.

Tüm bunlar uygulanırken, kararında olmak, çocuğa uygunluğunu saptamak, süresini belirlemek, yaşına ve bireysel özelliklerine dikkat ederek karar vermek önemlidir. Ebeveynler, ailenin yapısal özelliklerine de dikkat ederek, bilinçlenmeli, gerekirse uzman desteği alarak, çocuklarının kişiliğini geleceğe güvenle taşımalıdırlar. Çocukların benliklerinde iz bırakacak ve unutulmayacak yaşantılar çocukluktaki yaşantılardır. Bu yaşantılar, onun geleceğini ve yetişkinliğini şekillendirir.

Öznur Simav
Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı
Çocuk-Aile-İletişim Danışmanı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız