Sıradışı Bir Mucit: Nikola Tesla

0
538

Selçuk Alkan

selcukalk@hotmail.com

www.gencgelisim.com

 

Nikola Tesla, 700’ün üzerinde patentli icadı olan, x ışınlarını, evlerimizde kullandığımız 220 voltu, flüoresan lambayı, mikro dalgayı, radyoyu, uzaktan kumandayı, neon ışığını, otomobillerdeki hızölçeri ve ateşleme sistemini, radarı, elektron mikroskobunu bulan ve bunların haricinde daha nice icadı olan, Niagara Şelalesi’nden elektrik üreten sıradışı bir mucittir. Sıradışıdır, çünkü elektrik arklarıyla oluşturduğu ışık demetleriyle adeta oynamakta ve gösteriler yapmaktadır. Sıradışıdır, çünkü geliştirdiği bobin vasıtasıyla kablosuz olarak elindeki gaz dolu tüplerin ışımalarını sağlamıştır. Sıradışıdır, çünkü dünyanın çevresine bir halka geçirip, dünyanın dönme hızından yararlanarak hızlı ve konforlu bir şekilde bir ülkeden diğerine gidileceğini iddia etmiştir. Sıradışıdır, çünkü cisimlerin görünmezliği üzerine çalışmalar yapmış ve bunun gerçekleştiği de dilden dile günümüze kadar gelmiştir. Ve belki de meslek hayatını karartan sıradışı bir iddiaya daha sahiptir: Kuracağı bir elektrik enerjisi üretim merkezi ile iyonosferin dalga yansıtma özelliğinden faydalanarak tüm dünyaya kablosuz ve bedelsiz elektrik enerjisi dağıtacağı fikri… Bu iddiasından sonra, tüm dünyaya yüksek bedellerle elektrik enerjisi dağıtan büyük şirketlerin hışmına uğrayarak perişan bir hale geldiği söylenir.

Tesla’nın sıradışılıkları bunlarla sınırlı değildir tabi… O, devrin teknolojik şartlarının ve insanların teknolojiye olan bakış açılarının bugünkü seviyeden çok daha dar olduğu bir dönemde, insanları hayal güçlerini zorladıkları sınırların da ötesine sürüklemeye cesaret eden bir dâhidir. İcatlarını patent dairesine sunduğunda, hiçbir hata bulunamadan kabul edilen patentlere sahip uçuk bir bilim adamıdır. İcatlarını, beyninde çakan şimşek hızındaki bir fotoğrafta gören, çok kısa süre içerisinde bu fotoğraftaki tüm detayları hatırlayarak hesaplarını yapan ve icadını gerçekleştiren olağanüstü gelişmiş bir yeteneğe sahiptir.

Şimdiki Hırvatistan’da, Smiljana köyünde 10 Temmuz 1856’da doğan Nikola Tesla’nın babası bir papazdır ve oğlunun da kendisi gibi bir papaz olmasını istemektedir. Nikola’nın kafasında geçenler ise bambaşka şeylerdir. Anlatılanlara göre Nikola’nın doğması, o gece şiddetli bir sağanak yağmura eşlik eden çok güçlü bir şimşeğin çakması anına denk gelir. Ve doğduğu andan itibaren elektrikle adeta arkadaş olan bu üstün yetenek, babasının kendisini papaz yapmak istemesine de içten içe itiraz etmektedir. Çünkü o, bir mühendis olmak istemektedir. Bu dönemde salgın bir hastalığa yakalanır. Babası buna çok üzülür ve eğer iyileşirse oğlunu tahsilinde serbest bırakacağını söyler. Teklif çok cazip gelir Tesla’ya ve bu yüksek moralle iyileşir çabucak.

Tesla-Edison Rekabeti

Sağlığına kavuşur kavuşmaz matematik, fizik, mekanik ve elektrik alanlarında tahsil görerek kendisini yetiştirir. O dönemde elektrik enerjisi henüz emekleme devresini yaşamaktadır. Tesla, Graz Teknik Üniversitesi ve Prag Üniversitesi’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra bir süre Budapeşte’de bir telefon şirketinde çalışır. Bu süre içerisinde doğru akım motorları ve dinamolar hususunda kendini epeyce yetiştirir. Bu çalışmaları esnasında dikkatini çeken bir şey olur. Çağdaşı ve o tarihlerde ampulü icat ederek popülaritesi tavan yapmış olan Thomas Edison’un kullandığı doğru akım elektriğinin (DC) yetersiz kaldığını, özellikle uzun mesafelere elektrik iletiminde gücün gittikçe zayıfladığını görür. Bu olumsuzluğu gidermek için her mil karede bir güç santrali inşa edilmektedir o tarihlerde. Tesla, bunun daha farklı, verimli ve az maliyetli olabileceği bir yöntem üzerine çalışır günlerce ve alternatif akımı (AC) bulur. Ancak bu buluşu buralarda işe yaramayacaktır. Bir şekilde ABD’ye gitmesi gereklidir.

Tesla’nın asıl hayat hikâyesi ABD’ye gittikten sonra başlar. 1884 yılında buralara geldiğinde cebinde sadece 4 cent vardır. Bir süre parasız kalır, yer kazarak harçlığını çıkarmaya çalışır. Bu arada bir şekilde Edison ile tanışır. Edison o sıralarda doğru akım elektrik sistemiyle problem yaşamaktadır. Tesla’ya sistemdeki hataları gidermesi karşılığında büyük paralar teklif eder. Tesla, bu işin altından kalkar ancak kendisine vaat edilen parayı alamaz. Bunun üzerine işi bırakır ve düşmanlığa varan boyutlarıyla birlikte günümüze kadar gelen Edison-Tesla rekabeti böylece başlamış olur. Bazı kaynaklar, Edison’un Tesla’yı ezmek için her türlü yolu denediğini söyler.

Tüm bunlara rağmen çalışmalarına devam eder Tesla ve özellikle alternatif akımlı motorlar üzerine olan çalışması büyük şirketlerin dikkatini çeker. Westinghouse şirketi bu fırsatı değerlendirir ve Tesla ile satılan her Kilowat AC elektrik için 2.50 dolar ödenecek şekilde bir anlaşma imzalar. Artık Tesla, hayal ettiği tüm deneylere başlamak için gereken paraya kavuşmuştur. Ancak Tesla’nın alacakları milyon dolarları gösterdiğinde şirket bunları ödeyemez ve anlaşma iptal edilir. Tüm bunlar da yıldırmaz Tesla’yı. Bu arada şehrin ortasına büyük bir yapay havuz yaptırarak içerisine uzaktan kumandalı bir bot yerleştirir ve sağa-sola, ileri-geri hareket ettirir, ışıklarını yakıp söndürür uzaktan kumanda ile. Bugün çok basit gibi görünen bu tekniği o yıllarda henüz kimse bilmemektedir ve bunu bulup ilk uygulayan Tesla’dır. Yani uzaktan kumandalı uçaklar, arabalar, botlar, hatta televizyonlar için de Tesla’ya teşekkür edebiliriz.

Onlarca Buluşun Gizli Babası

Tesla, bugün kullandığımız Wireless olarak anılan, kablo kullanılmaksızın iletişim sağlama ve bilgi transferini amaçlayan sistemin de babasıdır. Bu amaçla 1990 yılında yatırımcı Morgan ile bir anlaşma yapar. Buradan sağladığı 150 bin dolarla, Long Island’da dev bir kule inşa ettirir. Aslında Tesla bu projeyi bir adım daha öteye götürerek, iyonosferden yansıtma suretiyle tüm dünyaya bedava elektrik enerjisini kablosuz olarak iletmeyi düşünmektedir. Bunu fark eden Morgan, bedava enerjinin, rant kaybı demek olduğunu düşünerek Tesla’dan desteğini çeker. Telefunken Wireless Station isimli kule de 1917 yılında Alman ajanları tarafından kullanılabilme ihtimali gerekçesi ile yıkılır.

1915 yılında Edison ile birlikte Nobel ödülüne layık görülen ama bunu kabul etmeyen Tesla, para yönetiminde hiçbir zaman başarılı olamamıştır. Hayatının son yıllarını borç içinde geçirmiştir. 7 Ocak 1943 tarihinde 86 yaşındayken New Yorker Oteli’nin bir odasında kalp krizi sebebiyle hayata veda ettiği söylense de bazı kaynaklar öldürüldüğünden bahseder. Öldükten sonra bütün dokümanlarına hükümet tarafından el konulduğu, belgelerdeki gizli projelerin bugün bile geliştirilerek gizli savaş teknikleri olarak kullanıldığı üzerine rivayetler vardır.

Nikola Tesla’nın Bilinen Diğer Çalışmaları

· 1901’de patentini aldığı kriyojenik (mutlak sıfıra yakın sıcaklıklarda) sıvılarla ve elektrikle olan deneyler (süper iletken teknolojisi)

· Elektron altı yükleri olan parçacıkların varlığını ortaya koyan deneylerden bahsetmiştir. (1977’de keşfedilen kuarklar)

· Radyo (Her ne kadar radyoyu Marconi’nin icat ettiği söylense de ABD Yüksek Mahkemesi 1943 yılında radyonun Marconi değil Tesla tarafından keşfedildiğini açıkladı.)

· Colorado’daki laboratuvarda, yüksek frekanslı elektromanyetik alan oluşturmak için devasa bir bobin inşa etti ve 40 km uzaklıktaki 200 ampulü yakmak için 10.000 Watt gücündeki elektriği hava yoluyla göndermeyi başardı.

· Gemilerin tespiti için enerji dalgalarının kullanımını (bugün radar dediğimiz şey) önerdi. Bu fikir komik bulunarak reddedildi ve böylece dünya radarın bulunması için bir 25 yıl daha beklemek zorunda kaldı.

· Manhattan’daki laboratuvarında kurduğu sistemle yapay deprem gerçekleştirdi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız