İş Yaşamında İnsan Ruhu

0
250

İş yaşamının sarsılmaz kuralları ve bu kurallar ile yaşam arasında bocalayan iş insanları vardır. Bu düzensizlik içinde hırpalanan insan ruhu bir arayışta olmalıdır.
Kendi bakışındaki duruluk ve arınma için bu arayış gereklidir. Aksi taktirde kulaklara korkulu sesler çalınmaya başlayacaktır. Korkulardan azat olmak, kişinin kendisine yaklaşımına bağlıdır.
İş yaşamı, içinde bulunulduğunda göründüğünden çok daha farklı olduğu anlaşılan bir yapı arz ediyor. Öyle kitabî verilerle tanımlanan, yahut teorik bilgilerin varsayımları ışığındaki tariflere uymaz iş yaşamı. Ancak içine girip rekabet, organizasyon, planlama, düşme, toparlanma kokan havasını soluduğunuzda anlarsınız iş dünyasının kaç bucak olduğunu.
İş yaşamı denildiğinde, yönetici dayatmalarıyla oluşan teorik sapmalardan, işletme ilkelerindeki tuhaflıklarla dolu yapıya kadar insan ruhunu içine alıp cenderesinde öğüten bir yaşam diliminden …

 

ABDÜLLATİF ERDOĞAN
abdullatiferdogan@hotmail.com

 

İş yaşamının sarsılmaz kuralları ve bu kurallar ile yaşam arasında bocalayan iş insanları vardır. Bu düzensizlik içinde hırpalanan insan ruhu bir arayışta olmalıdır.

Kendi bakışındaki duruluk ve arınma için bu arayış gereklidir. Aksi taktirde kulaklara korkulu sesler çalınmaya başlayacaktır. Korkulardan azat olmak, kişinin kendisine yaklaşımına bağlıdır.

İş yaşamı, içinde bulunulduğunda göründüğünden çok daha farklı olduğu anlaşılan bir yapı arz ediyor. Öyle kitabî verilerle tanımlanan, yahut teorik bilgilerin varsayımları ışığındaki tariflere uymaz iş yaşamı. Ancak içine girip rekabet, organizasyon, planlama, düşme, toparlanma kokan havasını soluduğunuzda anlarsınız iş dünyasının kaç bucak olduğunu.

İş yaşamı denildiğinde, yönetici dayatmalarıyla oluşan teorik sapmalardan, işletme ilkelerindeki tuhaflıklarla dolu yapıya kadar insan ruhunu içine alıp cenderesinde öğüten bir yaşam diliminden bahsedilmelidir. Öğrendiklerinin uygulamalarla ne kadar büyük ayrılık oluşturduğunu izleyen insan ruhu, öyle karmaşık duygularla şekillenebiliyor ki!…

İnsan, kendi ruhunu tanımlayamamış, kendisiyle ilgili birçok çelişki oluşturmuş ve bu çelişkilerini hayatında belli bir yere oturtamamış ise iş hayatıyla baş gösteren iç çatışmalarının da sonu gelmiyor. Kendisiyle çelişiyor. Kendisine yabancılaşıyor. Değerlerindeki sapmaları hayretle izliyor. Kendindeki kopuşların gittiği nokta bazen öyle bulanıklaşıyor ki, kişi bitmeyen bir kara deliğe yuvarlanırken buluyor kendisini.

Patron ya da yönetici kişi, kendi anlayışına göre şekillendirdiği bir yapıyla iş dokusunu şekillendiriyor. Çalışan kişinin o konudaki uzmanlığı ve yetkinliği kabullenilmemişse kendi yeteneklerini sorgulayan bir insan tipi karşımıza çıkıyor.

İnsan ruhu çok nazik. Çok alıngan. Çok hassas. Sıkılmaya, daralmaya ve daraltılmaya gelmiyor. Kurallarla dolu bir yapı, değiştirilmeye ve değişime direnebiliyor. İş yaşamı kendi kurallarıyla oynanmasını dayatıyor ve insan ruhunu da bu konuda sıkıştırıyor. Çelişkilerle dolu bir sorgulama karşısında yıpranan insan ruhu için iş yaşamının kurallarından kopmadan sağlıklı bir ‘korunma programı’ gereklidir. İnsan, iş yaşamında belirlediği hedeflere, yollarına çıkan engellere takılı kalmadan çözüm odaklı bir anlayışla yaklaşarak ruhunu onarma arayışında olmalıdır.

İş hayatı da hayatımızdan bir parçadır. Yaşamınızdan ayrı göremediğimiz bu parçadaki farklı fotoğraf kareleri bizlere iş hayatının ruh sağlığını anlatacaktır. An be an değişecektir fotoğraflar. Her şey birbiri üstüne serilecek, parçalar biraya gelecektir. Kendi aynamız olan bu fotoğraf karelerindeki ruh sağlığının ‘ürkütücü’ olup olmaması, tamamen bir seçim meselesidir.

İş yaşamında, iç yaşamının dinginliği ve dengesiyle doğru orantılı olan bir başarıdan söz edilebilir. İç yaşamınızdaki görüntülerinizle şekillenecek bir iş yaşamı, sarsılmaz kurallarına rağmen sizi cenderesine alamayacak, bunaltamayacak, kendinizden geçiremeyecek, sizi eline geçirip oyuncağı edemeyecektir.

Size gereken ilaç ise sadece ‘iç yaşamın duruluğu ve temizliği’ olacaktır. Bu ilacı almayı ihmal etmeyin. Pahalı değildir. Değer kaybı oluşturmaz. Enerji verir. Yan etkisi yoktur. Değerinizi artıran ve hayatınızı anlamlı kılan bir kazançla katkı sağlayan bir etkiye sahiptir bu ilaç.

İş dünyasının tartışılır olan ve fakat sarsılmaz bir yapıyla karşımıza çıkan kurallarına rağmen insanın iç dünyasına özel dinamiklerinin diri tutulmasındaki duruş kalitesi üzerinde değerlendirme yapılmalıdır.

‘İç’ ve ‘iş’ birbiriyle her türlü düğümden ve sorundan uzak kılınarak yoğrulmalı. Birbirine güçlü bir bağla bağlı olan ve ayrı düşünülemeyen bir yapı içeren bu ikili, hayat ikliminde birbirlerinden bağımsız ve özgür kalamıyorlar. İş hayatının da bir iç yapısı var. Bu iç yapının bilinmesi, tanınması, tanımlanması ve sağlıklı bir düzeye getirilmesine ihtiyaç duyuluyor. ‘İç’te ne kadar güzellik, yalınlık, sadelik, ferahlık, rahatlık olursa, ‘iş’te de başarıdan ve mutluluktan söz etmek o denli güçlü olacaktır.

İnsan ruhu her türlü iç ve dış etkenlerle saldırıya uğruyor. Her taraftan hesap edilerek yahut edilmeksizin gelen bu saldırılar ruhu daraltıp yorar, dermansız bırakır. Bu yorgunluğa dikkat etmeli. Bu yorgunluk ‘bitiş’ ve ‘çöküş’ yaşatabilir insana.

İnsan ruhu bakılmaya, özene ve ilgiye muhtaç. Ne kadar güzel bakılırsa o kadar uzun bir ömür sürer. Kendisine ne kadar özen gösterilirse o kadar verimli bir hal alır. Özenle bakılmış ruhlara sahip insanlarla daha güzel iş yaşamlarının oluşturulabildiği sağlıklı bir dünya en büyük arzumuz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız