Yahya Efendi, Divan şairi ve Sultan III. Murad dönemi şeyhülislamlarındandır. 1553 yılında İstanbul’da doğdu. Şeyhülislam Ankaralı Zekeriya Efendi’nin büyük oğludur. Medrese öğrenimi gördü, Arapça ve Farsçayı da öğrendikten sonra uzun süre Müderrisliklerde ve Kadılıklarda bulundu. Anadolu ve Rumeli Kazaskerliği yaptı. Şeyhülislam Yahya Efendi 1621’de, Sultan Genç Osman’ın öldürülmesi olayında görevinden feragat eden Esat Efendi’nin yerine şeyhülislam oldu. Sadrazam Kemankeş Ali Paşa’ya rüşvet almaması için nasihatte bulunması üzerine Paşanın IV. Murad’a şikâyeti üzerine azledilmişse de Padişah sadrazamın haksızlığını anlayınca 1624’te Onu tekrar şeyhülislamlığa getirmiştir. Şeyhülislam Yahya Efendi, zorbaların isyanı sırasında bu görevden ayrılıp saklanmak zorunda kaldı. Şeyhülislam Yahya Efendi, 1633’te üçüncü defa aynı göreve getirildi.
Revan ve Bağdat seferlerinde Sultan IV. Murad’la birlikte bulundu ve Onun iltifatını gördü. Sultan İbrahim’in zamanında da Şeyhülislamlıkta kaldı ve ölümüne kadar bu görevini sürdürdü. Mezarı, babası Zekeriya Efendi’nin Çarşamba’daki mezarı yanındadır. Divanı “Asarı Müfide Kütüphanesi” serisi arasında basılmıştır. Divanından başka Feraiz manzumesi şerhi, Kasidei Bür’e tahmisi, Nigaristan Tercümesi, fetvaları, bir de İkinci Osman zamanına dair bir tarihçesi vardır ama basılmamıştır.
Şeyhülislam Yahya Efendi’den
Sun sâgarı sâkî bana mestâne disünler
Uslanmadı gitti gör o dîvâne disünler
Peymânesini her kişi doldurmada bunda
Şimden gerü bu meclise mey-hâne disünler
Dil hânesi yık koma taş üstüne bir taş
Sen yap anı iler ana vîrâne disünler
Gönlünde senin gayr ü sivâ sureti n’eyler
Lâyık mı bu kim Kâ’be’ye büt-hâne disünler
Yahyâ’nın olup sözleri hep sırr-ı mahabbet
Yarân işidüb söyleme yabane disünler













