SULTAN I. İBRAHİM

0
325

Babası: Sultan I. Ahmed

Annesi: Kösem Sultan (Mahpeyker)

Doğumu: 05 Kasım 1615

Ölümü: 18 Ağustos 1648

Saltanatı: 1640- 1648

 

 

Sultan I. İbrahim İstanbul’da doğdu. Babası Sultan I. Ahmed, annesi Kösem Sultan’dır. Sultan İbrahim uzun boylu, zayıf ince yüzlü, açık tenli, kuvvetli vücutlu, kumral gür bir sakallı ve ince bıyıklıydı. Kaftan giyer ve sorguç takardı. Annesi onun yetiştirilmesi için çok gayret gösterdi. Ağabeyi Sultan IV. Murad’ın ani vefatı, zaten ölüm düşünceleriyle harap olmuş Şehzade İbrahim’i çok sarstı ve padişah olduğuna inanmak bile istemedi. Annesinin ve devlet erkânın ısrarlarından ve ağabeyi Sultan IV. Murad’ın cenazesini gördükten sonra abisinin vefatına kesin olarak inandı. Sadrazam Kara Mustafa Paşa, Taht Odası’na geçen Sultan I. İbrahim’in başına, Hırka-i Saadet Dairesi’nden getirilen, Hz. Ömer’in Sarığı’nı yerleştirdi. Sultan I. İbrahim tahta oturdu ve ellerini açarak dua etti:

 

“Elhamdülillah. Ya Rabbi! Benim gibi zaif bir kulunu bu makama layık gördün. Saltanat günlerimde milletimi hoş-hal eyle ve birbirimizden hoşnud eyle.”

 

Sultan I. İbrahim on sekizinci padişah olarak tahta çıktığında 25 yaşındaydı. Şehzadeliğinde çok sıkı bir saray hayatı yaşamış, kardeşleri öldürüldüğünden korku içinde büyümüştü. Bu sırada sadrazamlık koltuğunda bulunan Kemankeş Kara Mustafa Paşa devlet işlerini en iyi şekilde yürüttü. Kemankeş Kara Mustafa Paşa, İranlılarla Kasr-ı Şirin Antlaşması’nı imzalayıp, İstanbul’a geldikten sonra, giriştiği mali işlerde de başarılı oldu. Ocaklı sayısını indirip maaşlarının düzenli olarak verilmesini sağladı. Bu olumlu faaliyetler sonunda devlet bütçesi denkleşmiş oldu. Donanma işleriyle de ilgilenen Mustafa Paşa, her yıl belirli miktarlarda kadırgalar yapılıp donatılmalarını sağladı.

 

Devletin doğu sınırlarındaki olaylar, Kasr-ı Şirin Antlaşması’nın imzalanmasıyla sona ermişti. Yine batıda Avusturya ile ilişkiler bir düzene girmiş, daha önce imzalanmış olan Zitvatorok Antlaşması, yerine 9 madde ilave edilerek yenilenmişti. Böylelikle devlet hem doğuda hem de batıda, kısa bir süre için bile olsa savaşsız bir dönem geçirmişti. Devletin iç huzurunun sağlanması, malî durumunun düzeltilmesi için önemli çalışmalar yapılmış, para basılmadan para ayarının düşürülerek ve vergilerin adil bir şekilde toplanarak hazinenin güçlendirilmesine çalışılmıştı.

 

Sultan I. İbrahim, tahta geçtiği ilk yıllarda sinir hastalığı yüzünden sık sık kriz geçiriyordu. Ancak, daha sonraki yıllarda devlet işleriyle bizzat ilgilenmeye başladı. Sultan I. İbrahim tahta çıktığında soyunun tek şehzadesi o kalmıştı. Bu yüzden ilk oğlu Şehzade Mehmed (Sultan IV. Mehmed) doğduğunda ülkede şenlikler düzenlendi. Sultan I. İbrahim, çok cömert ve lütufkar bir padişahtı. Fakirlere ve kimsesizlere yardım etmeyi çok severdi. Çıkardığı fermanlarla açlık ve kıtlığın önlenmesine çalıştı. Saltanatı sırasında, annesi Kösem Sultan’ın etkisinde çok kaldı. Sekiz yıl dokuz ay padişahlık yaptıktan sonra, 18 Ağustos 1648 tarihinde boğularak şehit edildi.

 

Çocukları: Ümmü Gülsüm Hatun, Peykan Hatun, Atike Hatun, Ayşe Hatun, Gevherhan Hatun, IV. Mehmed, II. Süleyman, II. Ahmed, Orhan, Bayezid, Cihangir, Selim, Murad.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız