Her An Her Yerde Rahat Olun!

0
717

Daha önce bulunmadığımız, havasını solumadığımız her yer konfor alanımız dışındadır. Yeni bir okul, yeni bir iş hatta yeni bir sosyal ortam. Yapmamız gereken bilinçli bir şekilde hareket etmek ve olabildiğince rahat tavırlar sergileyerek bu yeni alanları en…

 

 

 

 

Yazar : Ömer Ata Akın  
omerakin86@hotmail.com

Daha önce bulunmadığımız, havasını solumadığımız her yer konfor alanımız dışındadır. Yeni bir okul, yeni bir iş hatta yeni bir sosyal ortam. Yapmamız gereken bilinçli bir şekilde hareket etmek ve olabildiğince rahat tavırlar sergileyerek bu yeni alanları en kısa sürede konfor alanlarımıza dâhil etmektir.

Kişi en çok bildiği, alışkın olduğu, daha önce yaşadığı, havasını soluduğu yerlerde kendini güvende hisseder ve en çok buralarda rahattır, huzurludur. Konfor alanları olarak nitelendirilen bu yerler, bizim sınırsız rahatlığı yaşadığımız yerlerdir.
Daha önce hiç bulunmadığımız yabancı bir ortama girdiğimizde kendimizi ister istemez tedirgin hissederiz. Birden bire ayak uyduramayız ve adaptasyon sorunu yaşarız. Bu sorun kimileri tarafından hızlı bir şekilde çözülebilir. Bu durumun üstesinden çok hızlı bir şekilde gelebilir bazılarımız. Kimileri ise adaptasyon sorununun çözümü için uzun bir sürece ihtiyaç duyabilir. Bu durum kişinin yapısı ile ilgilidir. Ancak ne kadar rahat bir yapıya sahip olursak olalım, ilk defa bulunduğumuz bir ortamda sıkıntı yaşayabiliriz. Zaten bu durum da normaldir, olağan kabul edilir. Önemli olan bu yeni ortama en kısa sürede alışıp, adaptasyon süresini minimize etmektir. Yani bir bakıma bu ortamın havasını, en kısa sürede sahiplenmektir.
Yeni bir ortama girdiğimizde pek çok ruh halini bir arada yaşarız ve yansıtırız. İlk etapta en olağan ruh haliyle hareket ederiz yeni dâhil olduğumuz alanda. Tedirginizdir. Değişkenlik gösteren bu ruh haliyle kimimiz soluduğu havayı bile kuşkuyla çeker içine. Gözlerinden mimiklerine kadar yansıtır ruh halini. Hemen anlayabilirsiniz endişesini. Bu endişe belli bir gerilime bile neden olabilir bulunduğu ortamda. Çünkü tedirginken gergindir de. Aynı zamanda meraklıyızdır ve kâşif bir kimliğe bürünürüz. Yeni yaşam alanı hakkında bir sürü soru gelir aklımıza ve bu soruların birçoğunun cevabını de kendimiz veririz. Ki genelde mecbur kalırız cevaplamakta. Çünkü soramayız. Kimimiz acelecidir. Yapılacak bir iş varsa bir an önce halledip çıkmak ister bu yeni ortamdan. Belki de farkında değildir, çıkmak için attığı adımın kaybetmeye yönelik olduğundan. Kimimiz de kalıcıdır. Yaşadığı sıkıntıya rağmen alışmaya çalışır yeni yerine. Bu kitle bilir ki, belli bir alışma sürecinin ardından bu yeni alan da konfor alanlarının kapsamına dâhil olacaktır. Aslında birçoğumuz için geçerlidir bu durum. Pek çoğumuz zor da olsa, girdiği yeni alanı konfor alanına dönüştürür. Ancak kişinin ruh yapısı, istekliliği, bu yeni alanların konfor alanlarına dönüşme sürecinin uzun ya da kısa olmasını etkiler. Kimisi kısa sürede bu yeni ortamla konfor alanını genişletirken kimisi için zordur bu durum. Ancak unutmamalıyız ki; yeni konfor alanlarına ihtiyacımız var. Konfor alanımızın sabit kalması demek, hayat standartlarımızın sabit kalması demektir. Hatta bu düşünce aşırı iyimser olur. Çünkü herkes konfor alanını genişletirken siz genişletmezseniz sahip olduğunuz standartlarında altında kalacaksınız demektir. İvmeli bir biçimde hızını artıran bir otomobilin arkasında sabit hızla hareket ederseniz, aranızdaki mesafe sürekli artar.
Daha önce bulunmadığımız, havasını solumadığımız her yer konfor alanımız dışındadır. Yeni bir okul, yeni bir iş hatta yeni bir sosyal ortam. Elbette bu yeniliklere adapte olmak kolay olmayacaktır. Ancak işin içinde mecburiyette varsa bu durum kendiliğinden gerçekleşecektir. Yapmamız gereken bilinçli bir şekilde hareket etmek ve olabildiğince rahat tavırlar sergileyerek bu yeni alanları en kısa sürede konfor alanlarımıza dâhil etmektir.
Aslında hepimiz farkındayız; kişinin statüsü konfor alanlarının çokluğuyla doğru orantılıdır. Daha önce havasını solumadığınız pek çok yer konfor alanınız olmak için sizi bekliyor. Ne olmadığınız değil, ne olamadığınız, ne yapmadığınız değil ne yapamadığınız sizi üzer. Kâşif bir ruh haliyle açılın yeni diyarlara. Açılın ki dünyalar sizin olsun…

“Dışarıya bakan, rüya görür; kendi içine bakan uyanır."
C. Jung

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız