Yanlış Alarm: Panik Atak-3

0
343

Gevşeme egzersizleri, panik anında, panik atak tedavisinde ve stresle mücadelede yardımcı olarak kullanılabilir. Başlangıçta kişinin beklenti düzeyinin yüksek tutulmaması gerekir. Çünkü egzersizler yapıldıkça etkinlik düzeyi artar. Uygulama oranında…

 

 

 

 

 Yazar : İdris Bilen  
idrisbilen@gmail.com

Gevşeme egzersizleri, panik anında, panik atak tedavisinde ve stresle mücadelede yardımcı olarak kullanılabilir. Başlangıçta kişinin beklenti düzeyinin yüksek tutulmaması gerekir. Çünkü egzersizler yapıldıkça etkinlik düzeyi artar. Uygulama oranında pratiklik gelişir. Kişi kendi kendine rahatlamayı yakalar, daha doğrusu öğrenir. Bu insanlık tarihi kadar eski bir yöntemdir.

Panik Atak Tedavisinde Gevşeme Ve Nefes  EgzersizleriGevşeme Egzersizleri:

Panik atak, kaygı, endişe ve stresle mücadelede kullanılan doğal tekniklerden bir tanesi de gevşeme egzersizleridir. Gevşeme egzersizlerinin amacı vücudun doğal yollardan, parasempatik sinir sistemine geçişini kolaylaştırmak, fiziksel olarak rahatlamak,  sonrasında da zihinsel rahatlamayı sağlamaktır. Gevşeme egzersizleri, vücudumuzun korku, heyecan, endişe gibi hislerinin, çarpıntı, kasılma gibi fonksiyonlarının yavaşlamasında, düşünce içeriğinin ağırlaşmasında yararlanılan etkili bir yöntemdir.
Kısaca bahsetmek gerekirse merkezi sinir sisteminin başlıca iki fonksiyonu vardır:
1. Sempatik Sistem: Heyecansal faaliyetlerin oluştuğu, vücuda enerji veren biyokimyasal ve hormonal salınımların olduğu kısımdır. Bu sistem panik ve stres anında aşırı etkinleşir.
2. Parasempatik Sistem: Burada sempatik sistemin oluşturduğu heyecansal reaksiyonların tersi gerçekleşir. Vücudun rahatlaması ve gevşemesi için gerekli olan biyokimyasalların oluştuğu sistemdir.

Gevşeme egzersizleri, panik anında, panik atak tedavisinde ve stresle mücadelede yardımcı olarak kullanılabilir. Başlangıçta kişinin beklenti düzeyinin yüksek tutulmaması gerekir. Çünkü egzersizler yapıldıkça etkinlik düzeyi artar. Uygulama oranında pratiklik gelişir. Kişi kendi kendine rahatlamayı yakalar, daha doğrusu öğrenir. Bu insanlık tarihi kadar eski bir yöntemdir.
Kas gevşetmesinden başlayarak gevşemenin nasıl olabileceğini sizlere hissettirecek ve diğer çalışmalarınızla düşünerek de aynı rahatlamayı sağlayabileceksiniz. Çalışmaya başlamadan evvel bu konuda istekli olmalısınız. Konuya isteksiz ve ciddiyetsiz yaklaşıyorsanız başarılı olma şansınız azalır.
Bu egzersizler oldukça çeşitlilik arz ettiği ve kişiye göre değiştiği için psikoloğunuz ile birlikte hareket ederek, yer zaman ve ne süre ile yapılması gerektiğine karar verilmesi gerekmektedir.

Nefes Egzersizleri
Sağlıklı olmanın koşullarından bir tanesi de doğru nefes almaktır. Su, hava ve yiyecek yaşamın vazgeçilmez üçlüsüdür. Yaşamımızı nefes almaya borçlu olduğumuz için bunu iyi kullanmak gerekir. Vücudumuz için doğru nefes almak, endişeyi azaltır, bedeni rahatlatır, zihni sakinleştirir. Sıkıntımız olmadığında nefes alış verişlerimizi hissetmeyiz. Kendiliğinden gerçekleşir. Sıkıntı zamanı gerginlik artıkça nefesimiz de hızlanır. Sanki havasız kalmış ya da yeterince nefes almıyormuşuz gibi daha çok nefes alıp vermeye başlarız.
Nefes alış verişindeki hızın artması kandaki oksijen ve karbondioksit dengesini bozar. İşte bu durum, vücut sıkıntılarının artmasına, reaksiyonların değişmesine ve panik hissetmenize sebep olabilir.
Nefes egzersizini yaparken rahat nefes almanız için oturma pozisyonunda olmalısınız. Tüm dikkatinizi içinizde toplayın. Nefes alış verişlerinizi dinleyin. İçinize nefesin nasıl dolduğuna dikkat edin. Nefes alırken burundan ya da ağızdan giren havanın içine aktığına; içindeki sıcak, ılık havanın nefes yollarından nasıl dışarı çıktığına yoğunlaşmalısınız.
İçine çektiğiniz havanın temiz ve taze olduğunu, bol oksijen barındırdığını düşünün. Taze çam ormanlarında, nehir kenarlarında, yüksek bir ovada, tepelerde olduğunuzu hayal edin. Ve içinizden sıcak, kullanılmış hava dışarı çıkarken tüm yorgunluklarınızı ve tükenmişliklerinizi de çıkardığınızı düşünün.
Her nefes alış verişinizle beraber içinizdeki gerginlikler dışarı çıkıyor; yerine taze ve yeni hava doluyor. Vadilerin, nehir kenarlarının tertemiz, pırıl pırıl berrak havası içinizde can buluyor.

PANİK ATAK HASTALIĞI
OLANLARIN YAKINLARINA
ÖNERİLER

– “Bir şeyin yok, evham yapıyorsun, her şey senin elinde” lafını etmemek.
– Paniğin kişinin kontrolünün dışında olduğunu bilmek ve onu anlamaya çalışmak.
– Fiziksel muayene ve tetiklerde bir şey saptanmayınca hemen psikiyatriste ve psikoterapiye başvurmasını sağlamak.
– Onu eleştirmeyin, küçük düşürücü ya da zorlayıcı davranışlarda bulunmayın.
– Hastalık kontrol altında olana kadar ona destek verin ve psikiyatristin direktiflerini uygulamada ona yardımcı olun.
– Hastayı zorlayarak korktuğu durumlarla yüz yüze getirmeyin. Örneğin, seyahate yollamak, asansöre bindirmek, kalabalık alışveriş merkezine sokmak gibi…
– Kendi kaygı ve korkularınızı iyileşene kadar ona yansıtmayın. Çünkü, panikli insan hastalık, acı, keder, felaket haberlerinden olumsuz etkilenir.
– Hastanız evhamlı yapıdaysa iyi bir fiziksel muayeneden geçirtin. Ayrıntılı Çheck-up yaptırın. Paniği açıklayan fiziksel bir neden yoksa bir daha fiziksel işlemlere başvurmayın. Hastanızın psikolojisini bilmeyen bazı hekimler, muğlâk konuşarak hastanın paniğini artırabilir.                                                                                                                                       g Hastanın yanında sağlık haberlerini okumayın, ”falan kalpten gitmiş, filan aklını oynatmış” şeklinde kesinlikle konuşmayın.
– “Yeter artık bir an önce iyileş biz de bıktık usandık” demeyin.
– Hastanızın rol yaptığını, naza çektiğini sakın düşünmeyin ve telaffuz etmeyin.
– “Ne var canım bir gün ölmeyecek miyiz, ölümden bu kadar korkulur mu?”  demeyin. Bu korku klasik ölüm korkusundan farklı ve şiddetlidir. Büyük konuşmayın ve hastanızın “İnşallah başına gelir de beni anlarsın” bedduasını almayın.
– Hastanıza “Senin için ne yapayım, nasıl yardımcı olayım” diye sorun. Onu mutlaka can kulağıyla dinleyin ve anlamaya çalışın.
– Şunu unutmayın ki, panikli insanlar yaşama çok bağlıdırlar. Kendi kendilerine acı çektirmek istemezler.
– Paniğin dini inanç eksikliği, iman zaafı olmadığını bilin. Dindar bir insan, ülser olduğu gibi, panik atak da yaşayabilir.
– Hastanızın doktorundan aldığınız bilgi ve direktiflerle hareket edin.
– Sabırlı olun panik atak mutlaka kontrol altına alınabilir bir durumdur.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız