SUSANNA TAMARO ile Yüreğimizin Götürdüğü Yere Doğru

0
464
“Yüreğinin Götürdüğü Yere Git” isimli kitabı ile pek çok okuyanını yüreğiyle buluşturan İtalyan yazar Susanna Tamaro, İtalya’da büyük yankılar uyandırmış, yıl boyunca en ‘çok satan kitaplar’ listesinin zirvesinde yer almıştı. Zorlu bir çocukluk dönemi geçirir Tamaro. Doğumunun hemen sonrasında anne-babası ayrıldığı için anneannesi büyütür onu. 21 yaşında yazmaya başlar. İlk kitap denemeleri yayınevlerince ilgi görmez ve geri çevrilir. Ancak o, yazıya asla küsmez ve yazı yazmak için yaşar adeta….
Çeviri: Özlem Kocukeli

 

 

“Yüreğinin Götürdüğü Yere Git” isimli kitabı ile pek çok okuyanını yüreğiyle buluşturan İtalyan yazar Susanna Tamaro, İtalya’da büyük yankılar uyandırmış, yıl boyunca en ‘çok satan kitaplar’ listesinin zirvesinde yer almıştı. Zorlu bir çocukluk dönemi geçirir Tamaro. Doğumunun hemen sonrasında anne-babası ayrıldığı için anneannesi büyütür onu. 21 yaşında yazmaya başlar. İlk kitap denemeleri yayınevlerince ilgi görmez ve geri çevrilir. Ancak o, yazıya asla küsmez ve yazı yazmak için yaşar adeta. “Tek Bir Ses İçin” adlı kitabı büyük ses getirir. “Yüreğinin Götürdüğü Yere Git” 80 yaşındaki bir büyükannenin, uzaklardaki torununa yazdığı mektuplardan oluşuyor. Oldukça sade, gündelik konuşma diliyle yazılmış olan bu sevgi dolu mektuplar, hem bir iç döküş, hem de bir bilgenin vasiyeti niteliğinde…

Edebiyat çevrelerinden uzakta kalmayı tercih eden, basında ve televizyonda görülmek istemeyen ve tam bir doğa tutkunu olan Tamaro, Orviteo yakınlarındaki kırsal arazide küçük bir evde yaşıyor. Bir de çiftliği var. Çiftliğinde ise keçileri, köpekleri, inekleri, atları…
Susanna Tamaro’nun onu başarıya götüren, hem acıyla hem de umutla dolu olan hayat hikayesini yıl yıl kendi ağzından dinlemek isteyenleri aşağıdaki satırlara davet ediyoruz.

Doğum Tarihinde Saklı Mükemmeliyetçi Ruh
1957. 12. ayın 12. gününde, saat 12’yi 12 geçe İtalya-Trieste’de dünyaya geldim. Doğum yılımın sonundaki 5 ile 7’yi topladığımızda da 12 sayısını veriyor. Peki tüm bunlar ne anlama geliyor?: “Mükemmeliyetçilik” Tatlı bir rüzgar esiyor, yağmur yağıyordu. Benden 3 yaş büyük Stefano adında bir ağabeyin kardeşiydim. Annem Anna, babam ise Giovanni…
1963. Okula başladım. Kırmızı tuğlalarla örülü kocaman bir bina. İki ayrı girişi var. Biri kızlar, diğeri erkekler için… Okulun heyecan verici olacağını düşündüm, fakat hayal ettiğim gibi olmadı. İlkokulun ilk yılında şefkatli bir öğretmenim vardı; Ms. Soldati. Onun yardımlarıyla, belki de sadece onun sayesinde yazı yazmaya başladım. Ne yazık ki ikinci yılımda emekli oldu. O gittikten sonra okul benim için can sıkıcı, sıradan bir yerdi artık…
1976. Haziranda öğretmenlik sertifikası aldım. Eylül ayında Roma’daki Deneysel Sinema Merkezi’ne devam etmek için burs kazandım. Böylece başkente doğru hareket ettim. Okul, kapalı olduğu bir dönemin ardından yeni açılmıştı. Kaos hüküm sürüyordu yıllarda. Terörizmin, çocuk kaçırma olaylarının ve ekstrem ideolojilerin dönemiydi. Öğretmenim Valerio Zurlini’den tekstleri senaryolaştırmayı öğrendim. Yönetmenlik üzerine çalıştım ama Audiovisual İletişim Mühendisliği diploması aldım; çünkü o dönemde “yönetmen” (İngilizce karşılığı ile “director”) politik anlamda sakıncalı olarak algılanıyordu. Tez çalışması olarak “Günün ve Gecenin Kökenleri” isminde, bir İnka efsanesine dayanan bir hikayeyi anlatan bir kısa film hazırladım.
1977. Yaz boyunca Trieste’de yönetmen Salvatore Samperi’nin asistanı olarak çalıştım. O sıralarda Umberto Saba’nın eserinden uyarlanan Ernesto filmini çekiyordu. Birkaç yıl boyunca birlikte çalıştık.

İlhamla Gelen Yazı Tutkusu ve Geri Çevrilen Kitaplar
1978. Bir mayıs sabahı, Sisto köprüsünden geçerken aklıma düşüveren birkaç sözle sarsıldım. Hemen küçük bir defter satın aldım ve yazdım. O gün, yazıya başladığım gündü. Özeldi…
1981. İlk kitabımı yazdım. İsmi İllmitz idi. Kitabı yazdığım yerin ismiydi bu; Avusturya ve Macaristan arasındaki küçük bölgede büyük bir yağmur alanı… Kitabı 1 ayda bitirmiştim. Bu süre boyunca dünyadan tamamen soyutlanmıştım. Tamamladığımda şok halindeydim ve elimdeki bu metinle ne yapacağımı bilemiyordum. Claudio Magris’den (Trieste Üniversitesi’nde profesör ve yazar) okumasını istedim. Beğenince yayıncılara gönderdim. İlk kitabımın bir diğer gönüllü okuyanı, benim gibi yazmayı seven ve doğaya düşkün olan Giorgio Voghera (İtalyan yazar ve gazeteci) idi. İlerleyen yıllarda yayınevlerince kabul edilmeyen başka pek çok kitap yazdım. Ancak karar vermiştim, yazmak hayatımın ta kendisi olacaktı bundan böyle…
1980-1989. Bu yıllarda geçici işlerde çalıştım. Ulusal bir İtalyan televizyonunda programcı olarak çalıştım. Bu yıllarda yeni açılan bir ulusal televizyon kanalı yeni program yapımcılarını ve yönetmenleri seçmek üzere büyük bir yarışma düzenlemişti; ancak benim mezun olduğum okulun diploması bu yarışmaya katılmam için yeterli değildi. Bu dönemde İtalya Devlet Okulu’nda yönetmenlik üzerine çalıştım.

Federico Fellini’nin Motive Eden Sözleri
1989. Marsilio Yayınevi, henüz hiçbir kitabı çıkmamış olan yeni yazarlara yönelik bir kitap çalışmasına başlamıştı. Bu yayınevi kitabımı La testa tra le nuvole (Aklı Bir Karış Havada) ismiyle yayınlamayı kabul etti. Şehrin kirli havasının da etkisiyle ardarda astım krizlerine yakalanınca Roma’dan ayrılmaya karar verdim. Şehir dışında köyde yaşayan bir arkadaşımın yanına taşındım.
1990. Per Voce Sola (Tek Ses İçin) isimli kitabımı kaleme aldım. Bir sonraki yıl, yine Marsilio Yayınevi tarafından basıldı. Yağmurlu ve kasvetli bir öğleden sonra sıkıcı ev işleriyle uğraşıp sıra ütüye gelmişken Federico Fellini olduğunu söyleyen bir kişiden telefon geldi. Bir arkadaşımın şaka yaptığını düşündüm tabi ki. Yanılmışım. Grip nedeniyle evde dinlendiğini, bu arada Per Voce Sola’yı bitirdiğini belirtti ve “Sadece Dickens beni bu kadar şaşırtmıştı” diye ekledi. Bu dakikadan sonra Fellini benim motivasyon kaynağım olmuştu. Onun cesaretlendirmesi olmadan kitap büyük ihtimalle fark edilmeyecekti.
1991. İlk çocuk kitabım Cuore di Ciccia’yı yazdım. 1992’de Mondadori Junior Yayınevi tarafından yayınlandı.

“Yüreğinin Götürdüğü Yere Git” Okurla Buluşuyor
1993-94. Va’ dove ti porta il cuore (Yüreğinin Götürdüğü Yere Git) isimli kitabımı yazdım. 1994’te Baldini & Castoldi Yayınevi tarafından basıldı. Papirofobia (Kitaplardan Korkan Çocuk) ve Il Cerchio Magico isimli iki çocuk kitabım daha yayınlandı.
1995-98. Anima Mundi’yi kaleme aldım. Ocak 1997’de bu kitabım yayınlandı. 1997 ve 1998 arasında Famiglia Cristiana isimli haftalık bir dergide köşe yazıları yazmaya başladım. Bu yazılarım daha sonra kitap haline getirildi. Yazmak yorucu ancak harika bir deneyimdi artık benim için. Medyaya yansımayan oldukça yapıcı ve yenileyici bir gerçeklikle yüz yüzeydim artık.
1998. 23 Eylül 1998’de Tobia e l’angelo (Tobia ve Melek) yayınlandı. Aynı gün babamı kaybettim. Zavallı babam, medya çakallarına görünmemek adına cenazesinin böylesine hızlı ve gizlilik içinde kaldırılacağını tahmin etmemişti.
1999-2006. Ares Yayınevi yaptığım 2 konuşma ve uzun bir röportajımdan oluşan bir kitap yayınladı. Kasım 2000’de Rizzoli Yayınevi yayınlanan kitaplarımın yeni baskılarını yaptı. 16 Ekim 2000 tarihinde Zürih’te Tamaro Vakfı kuruldu. Ocak 2001’de Rispondimi isimli kitabım Rizzoli Yayınevi tarafından yayınlandı. Bu tarihten sonra basılan kitaplarım farklı yayınevlerince tekrar yayınlandı. 27 Eylül 2006’da Rizzoli Yayınevi yeni kitabım Ascolta la mia voce’yi (Sesimi Dinle) yayınladı. Bu kitap, Va’ dove ti porta il cuore (Yüreğinin Götürdüğü Yere Git) karakterlerin kaderi ve sırları hakkında…
Kaynaklar: http://www.susannatamaro.it/
http://www.italica.rai.it/eng/principal/topics/bio/tamaro.htm
members.aol.com/Mtgchic/lifequotes.html – 12k –
www.ymchee.com/quotes.php – 29k –

Susanna Tamaro’dan Mesajlar

4Yapmaya değecek tek yolculuk, içimize yaptığımız yolculuktur; o özgün çağrıya kulak vermeli, yüreğimizin götürdüğü yere gitmeliyiz.
4Eğer hayat bir yolsa, yokuş yukarı bir yoldur.
4Anlayış alçakgönüllülükten gelir, bilginin kibrinden değil.
4Ve sonra, önünde pek çok yol açılıp sen hangisini seçeceğini bilemediğin zaman, herhangi birine, öylece girme, otur ve bekle. Dünyaya geldiğin gün nasıl güvenli ve derin derin soluk aldıysan, öyle soluk al, hiçbir şeyin senin dikkatini dağıtmasında izin verme, bekle ve gene bekle. Dur, sessizce dur ve yüreğini dinle. Seninle konuştuğu zaman kalk ve yüreğinin götürdüğü yere git.
4Bir elektrik ampulünün güneşe oranı neyse, mutluluğun huzura oranı da odur. Mutluluk her zaman bir dışsal bir nesneye bağlıdır. Öte yandan huzur, bir nesneye bağlı değildir. Herhangi bir sebebe ya da şeye bağlı olmaksızın bulursun onu. Güneş gibidir huzur… Güneşin de ısısı ve ışığı bir yakıt kaynağından değil, kendi kalbindendir.
4Herkes hata yapar, fakat onları fark etmeden bu dünyadan göçersen, boşuna yaşamışsın demektir.

 

Kendi Dilinden Kısa Kısa Susanna Tamaro

Ayırt edici özelliklerim: Vampiri andıran sivri dişlerim…
Özel yeteneğim: Kulaklarımı ileri geri kımıldatabiliyorun.
En sevdiğim yiyecek: Pizza, patates kızartması ve çikolata.
En sevdiğim renkler: Sarı, turuncu ve yeşil.
Tatil tercihim: Deniz kıyısında ya dağ köylerinde tatil yapmayı severim. Çadırımı alıp İtalya civarında istediğim yerde gecelemekten büyük keyif alıyorum.
Neyden hoşlanmam?: Sıkan her şeyden… Ayakkabı, kıyafet, duygu, düşünce, mekanlar ve insanlar…
Hobilerim:Karakalemle hayvan resimleri çizmek bana büyük keyif veriyor. Flüt çalmak da çok hoş. Keçilerim ve atlarım da bundan çok hoşlanıyor. Ancak kedilerim ve köpeklerim dayanamıyor. Kış gecelerinde en büyük eğlencem dikiş dikmek ve origami.
Yemek pişirme keyfim: Yemek yaparken kolay pişirilen ve doğal yiyecekleri tercih ediyorum. Makarna ve çorba yapmayı severim. Et yemiyorum, fanatik bir vejeteryan değilim, sadece et yemekten hoşlanmıyorum. Yaşayan her canlıya saygı duyuyorum, pirzola ya da köftenin harika olduğunu söyleyenlere de… Uzun kış gecelerinde bisküvi ya da kek yapmayı, yazın ise domates sosları hazırlamayı ve reçel yapmayı severim. Dut, kestane, mantar ve zeytin toplayıp bunları kış için saklarım. Aralık-mart arası hariç her mevsim toplayacak bir şeyler oluyor. Bu aylarda yazı yazarım. Yabani meyvelerden ve şifalı otlardan likör yapmak da favorilerim arasında.

 

www.gencgelisim.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız