Tembel Teneke Olma, Erdemli Karınca Ol!

0
312

Karakteristik olarak sosyal bir canlı olan insan, toplumda varlığını hissedebilmesi ve hissettirebilmesi, yaşayabilmesi için üretkenliğe katkıda bulunarak ve bunu paylaşarak hedefine ulaşabilir. Tembellik ederek vakit geçirmek, toplum…

 

 

 

Yazar : Nİyazİ F. Eres
niyazieres@yahoo.com

 

Tembel Teneke Olma, Erdemli Karınca Ol!

 

Karakteristik olarak sosyal bir canlı olan insan, toplumda varlığını hissedebilmesi ve hissettirebilmesi, yaşayabilmesi için üretkenliğe katkıda bulunarak ve bunu paylaşarak hedefine ulaşabilir. Tembellik ederek vakit geçirmek, toplum içinde saygınlığın kaybedilmesine sebep olur. Necip Fazıl Kısakürek, "Dev eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım." diyerek güçlü bir sosyal mesaj vermiştir.

Kendinize hiç sordunuz mu bazı işleri yapmak için neden bir türlü harekete geçemediğinizi? Bu sorunun cevabı; insanın yaratılışından beri insanı esir almak için fırsat kollayan ve çoğunlukla insanın bu fırsatı verdiği tembelliktir. Tembellik, kişinin karşısına kılık değiştirmiş bir şekilde ve sinice çıkar. Kötü huylu kişilerin arkadaşlığında, gereksiz ve boş faaliyetlerde, şans oyunlarında ve benzeri yerlerde gizlenir; kişiyi çalışmaktan alıkoyar.
Tembellik, zihinsel, bedensel ya da hem zihinsel hem de bedensel ortaya çıkabilir. Bazı insanlar zihinlerini, bazı insanlar bedenlerini, bazı insanlar da hem bedenlerini hem de zihinlerini çalışmaktan alıkoyarak tembellik ederler. TV'ye gereğinden fazla vakit ayırmak, gereksiz sohbetlere katılmak, kahvehanelerde maç muhabbeti yapmak gibi işlerle meşgul olan kişiler, tembellik tuzağına düştüklerinin farkında dahi değillerdir.
Mehmet Akif Ersoy, Safahat adlı eserinde ne güzel anlatmıştır: "Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası / Dostunun yüzkarası düşmanın maskarası."
Yine Safahat'ta; "Çalış dedikçe Şeriat, çalışmadan durdun" diyerek tembelliğin yüz karası bir davranış ve İslam'ın emrine aykırılık olduğunu belirtmiştir.
Çalışma imkânına sahip olduğu halde ve çalışmaya gücü ve kuvveti yeterken tembellik yapıp da çalışmayan insanları tasvip etmeyen Hz. Muhammed (sav) şöyle buyurmuştur; "Sizden birinizin ipini alıp dağa gitmesi, sırtına bir bağ odun yüklenip getirerek onu satması, böylece onun onurunu Allah'ın koruması, diğer insanlardan bir şeyler dilenmesinden daha hayırlıdır." (Buharî, Zekât, 10)
Tembelliğin Fiziksel ve
Fizyolojik Etkileri
Bedensel tembellik, vücutta zararlı maddelerin birikmesine, bedenin deri altı yağ tabakasının artmasına, kalbin ve karaciğerin yağlanmasına, kalp damar sisteminin bozulmasına, kolesterolün artarak damarların tıkanmasına sebep olur. Kaslarda güç kaybı, zayıflık, dirençsizlik meydana gelir.
Yaşlanmanın da etkileriyle eklemlerde kireçlenme, kemik yoğunluğunda azalma ve dolayısıyla sakatlıklara karşı açık olma gibi etkiler oluşur.
Tembelliğin Zihinsel Etkileri
Zihinsel olarak tembellik, zihni kontrolsüz olarak telkinlere açık bırakma, aktif düşünememe olarak açıklanabilir. Tembelliğe alışan zihin, bulanıklaşmaya başlar, zeka gerilemeye başlar ve hafıza zayıflar.
Erdemli Karınca Olmak
Çalışmayı geniş anlamıyla, yapılan faaliyet olarak ifade edersek, çalışma kavramının insan varlığının en temel ve gerekli özelliği olduğunu görürüz. Kuran-ı Kerim'de "Sizi sadece boş yere yarattığımı mı sandınız?" (Mümin Suresi, 115) ayeti, insan varlığının bir sebebe dayandığını ve faaliyet içinde olması gerektiği açıkça ifade edilmiştir.
Evrenin dinamik bir yapıda olması, insanın da bu yapının bir parçası olarak dinamik olmasını gerektirir. Durağanlık ve tembellik bu yapıya aykırıdır. Firdevsî'nin görüşünde olduğu gibi "Her iş için uygun zamanı kollamak ve akıllı dostlara danışmak iyidir. İnsan tam iş göreceği sırada tembellik eder ise o uygun zamanı bir daha bulamaz."
Tembellikten uzak durarak çalışmanın mutlak gerekliliği, peygamberlerin hayat tarzlarıyla da insanlara örnek teşkil etmiştir. Hz. Adem'den Hz. Muhammed'e kadar bütün peygamberler tembellikten uzak durmuşlar ve çalışmışladır. Hz. Adem ekin eker ve dokumacılık yaparken, Hz. İdris terzi, Hz. Nuh ve Hz. Zekeriya marangozdu. Hz. Musa ise çobanlık yapmıştır. Peygamberler sadece bir dini yaymaktan öteye sosyal açıdan da insanlara örnek olmuşlardır.
Hz. Muhammed, çalışmanın önemine dikkat çekmek üzere, çalışmayıp boş oturana karşı da açıkça tavır almıştır. Bir gün birkaç sahabeyle birlikte bir yere giderlerken yol kenarında boş oturan bir kişiyi görünce ona selâm vermemiş, geri dönüşte aynı kişiyi elinde bir dal parçasıyla toprağı eşelerken görünce selâm vermiştir. Bunun hikmeti sorulunca da, o kişinin daha önce bomboş oturduğunu, şimdi ise bir çubuk parçasıyla toprağı karıştırmak gibi basit bir şeyle de olsa meşgul olduğunu ifade etmiştir.
Âlimlerin çoğunluğuna göre de bir insanın kendinsin ve ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak için, borçlarını ödemek veya yardıma muhtaçlara yardım edebilmek için çalışması şarttır. (Mülteha, II. 229) Çalışmada şart olan, ancak doğruluk ve dürüstlük içinde çalışmaktır.
Dünyaya gelen her insanın bir amacı olduğu gibi bu insanın yapacağı çalışmanın da bir hedefi ve amacı olmalıdır. Karakteristik olarak sosyal bir canlı olan insan, toplumda varlığını hissedebilmesi ve hissettirebilmesi, yaşayabilmesi için üretkenliğe katkıda bulunarak ve bunu paylaşarak hedefine ulaşabilir. Tembellik ederek vakit geçirmek, toplum içinde saygınlığın kaybedilmesine sebep olur. Necip Fazıl Kısakürek, "Dev eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım." diyerek güçlü bir sosyal mesaj vermiştir. Çok çalışmak önemli değildir, hedef ve amaçlar doğrultusunda çalışmak önemlidir. Tembellik ise çalışma ve başarının baş düşmanıdır.
Çalışmanın Şartları
Sağlıklı ve verimli bir çalışma yaparak tembelliğin tuzağından uzak olmak için; bedenen, ruhen, aklen ve çevresel şartlar açısından elverişli bir durum olması gerekir.
Bedenen uygunluk; sağlık ve sıhhatin yerinde olmasıdır. Herhangi bir ağrı ya da sakatlık çalışmanın verimini engelleyecektir.
Ruhen uygunluk; yapılan işi sevmek, istemektir.
Aklen uygunluk; yapılan işin yolunun yordamının bilinmesidir.
Çevresel uygunluk; çalışma ortamının uygunluğudur. Çalışmanın özelliğine göre düzenlenmeyen bir çevrede verim alınamaz.

Tembellik Üzerine Kim Ne Demiş?

< "Tembellik, özgür adamı esir yapar." Firdevsî
< "İnsanı zamanından önce yıpratan bir şey varsa; o da tembelliktir." Hz. Ali
< "Çalışmak zahmet ise, boş durmak da fesattır." Hz. Ömer
< "Tembellik, ölümün küçük kardeşi; sefalet, hayatın büyük düşmanıdır."  Namık Kemal
< "Ekin ekmiş olanlar, harman zamanı mahsullerini alırlarken, ekmemiş olanlar da tembellik ettiklerini anlayacaklardır." Sadi
< "İrade terbiyesi ve nefis mücadelesinin en ahlaki ve insani ifadesi çalışmaktır." Ali Fuat Başgil
< "En büyük keramet çalışmaktır." Hacı Bektaş-ı Veli
< "Çalışanlar, kötülük düşünmeye vakit bulamazlar; çalışmayanlar ise, kendilerini kötülükten kurtaramazlar." Hz. Ali
< "Sakın oturduğunuz yerde, Allah'ım rızkımı ver demeyin. Biliyorsunuz ki, gökten ne altın yağar ne de gümüş." Hz. Ömer
< "Çalışmak en hayırlı sermayedir." Hz. Ömer
< "Ekilmeden biçilen tarla nerede var? M. Akif Ersoy
< "Gözyaşından ne çıkar, neden ter dökmediniz?" M. Akif Ersoy
< "Kurtuluş yok sürekli çalışmaktan, ilerlemekten bugün / Yer çalışsın, gök çalısın, sen sıkılmazsan otur!" M. Akif Ersoy
< "Tohum saç, bitmezse toprak utansın / Hedefe varmayan mızrak utansın." N. Fazıl Kısakürek
< "İnsan emeğini takdir etmeyen kişiye, insan dememelidir; o, hayvana benzer." Yusuf Has Hacip
 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız