Çocuğunuzla Nasıl Güven Temelli İlişki Kurarsınız?

0
67

Koşulsuzca Sevin

Evcil hayvan besleyen okuyucularımız bilir. Örneğin; bir köpeğiniz varsa sizi beklentisizce sevdiğini bilirsiniz. O size “seni seviyorum” diyemez ama bunu hissettirir. Beş dakikalığına evden ayrılıp geri geldiğinizde sanki günlerdir görmüyormuş gibi sevinir ve mutlu bir şekilde size sarılır. O gün güzelmişsiniz, çirkinmişsiniz, çok para kazanmışsınız kazanmamışsınız, ona mama getirmiş misiniz getirmemiş misiniz bunları önemsemez, o sadece sever sizi. Şimdi düşünün, çocuklarınıza neyin karşılığında sevgi veriyorsunuz? Ben çocuğumu beklentisizce seviyorum, diyebilir misiniz?

Sevdiğinizde kalbiniz tamamen açık olur. Hayat sevginin çiçek açması için bir fırsattır. Her şeyi değiştiren tek güç sevgidir. Sevin. Sevdiğinizi gösterin, hissettirin ve söyleyin. En başta da söylediğimiz gibi, sevgi bir simya sürecidir. Siz birini sevdiğinizde hemen onun değiştiğini fark edersiniz. Ancak bu sevgi koşulsuz olmalıdır.

 

 Açık İletişim Kurun

“Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.”

Rumi

Açık bir iletişimci olun ve her konuda yeterince açık olun. Bir şeyleri gizlemeyin ya da yalan söylemeyin. İçten ve samimi olun. Örneğin; aile bütçeniz konusunda saydam olursanız çocuğunuz bunu anlayacaktır. Herkesin en son model telefon kullandığını düşündüğü için size ısrar etmeyecektir. İçinizdeki ses, her konuda saydam olamayacağınızı söyler. Siz sağduyunuzla ne kadar saydam ve açık olacağınızı bilebilirsiniz.

Gerçek bir iletişimci olmak için çaba sarf edin. Dinleme konusunda ustalaşın. Gerçek dostlarınızın sizi en çok dinleyenler olduğunu fark edin. Çocuklarınıza hak ettiği iletişimi verin. Dinleyin, sorular sorun, sorduğu sorulara yaşına uygun ve gerektiği kadar cevap verin. Duygularını anlayın ve yansıtın. Gerektiği yerde doğru geribildirimler verin. Bu kitapta öğrendiğiniz koçluk becerilerini içselleştirin.

 Beklentilerinizi Netleştirin

Çocuklarınızla netleştiremediğiniz beklentileriniz, düş kırıklığına ve güven kaybına yol açacaktır. İiletişim sözleşmeleri, beklentilerinizi netleştirmek için size bir kaynak görevi görebilir. Beklentilerin netleştirilmesi belki zamanınızı alacaktır ancak üstü örtülü beklentilerin ortaya çıkardığı basit anlaşmazlıklar güven kaybına yol açar. Evlerde, işyerlerinde, her yerde örtülü beklentiler nedeniyle insanlar, kendini büyük iletişim çatışmaları içinde buluyor.

“Ben senden bu bardağı getirmeni mi istedim?”

“Evet, yani ben öyle zannettim.”

“Hayır, ben senden büyük cam bardak istedim.”

“Ama bunu söylemedin!”

“Söylemedim mi? Sen de sormadın? Ayrıca çocuksun sen, anneye nasıl hesap soruyorsun?”

Beklentilerin netleşmesi için herkes üzerine düşen görevi yapmalıdır. Şimdi lütfen bir an durup düşünün. Hangi örtülü beklentiniz yüzünden, çocuğunuz, eşiniz ya da bir arkadaşınız ile ilişkileriniz zedeleniyor? Ya da sizden beklenenleri görmezden mi geliyorsunuz?

 

 Çocuğunuzu Anlamak

Çocuğunuzu anlamak belki de yapabileceğiniz en önemli güven adımıdır. Onun için neyin önemli olduğunu ancak onu çok iyi anlayarak bilebilirsiniz. Sizin için onunla ilgilenmek, zaman geçirmek, sevdiğinizi hissettirmek olarak görülen bir şey “ödevine yardım etme, sinemaya gitme, para verme, maça götürme” gibi onun hiç de sevmediği bir şey olabilir ve bu, güven kaybına yol açabilir.

Bu nedenle güvene dayalı ilişkinizi kurarken çocuklarınızın önem verdiği şeyleri anlamaya çalışın. Onun için önemli olan bir şey sizin için de önemli olmalıdır. “Ben bu tarz filmleri seviyorum.” diyerek kendi sevdiğiniz tarzda bir filme götürmek, onunla iyi vakit geçirmek için bir adım atmak değil, hatta güveni zedeleyen bir davranıştır. Bazen size oldukça saçma görünen bir şey, 6 yaşındaki kızınız için çok önemli olabilir. Onunla söylediği şeyi gerçekleştirdiğinizde, siz tüm işinizi bırakıp planlarınızda esnek olarak büyük bir adım atmış olursunuz.

Verdiğiniz Sözleri Tutun

Güven kazanmanın en önemli unsurlarından biri, sözler verdiğinizde bunları tutmaktır. Tutmamak ise büyük bir güven kaybıdır. Bu nedenle, söz verirken çok dikkatli olmalısınız. Tutamayacağınız sözler vermemeyi bir ilke hâline getirin. Eğer bir nedenle sözünüzü tutamazsanız bunu çocuğunuza iyice açıklayın. Kendinize verdiğiniz sözleri de tutun. Çocuğunuz sizi modelleyerek değerlerini oluşturacaktır. Sizin hem kendinize hem de diğerlerine verdiği sözleri tutan bir kişi olduğunuzdan emin olan çocuğunuz, ileride danışman olarak kendine sizi seçebilecektir.

Küçük Şeylerle Nazikçe İlgilenin

Kişinin yaşı ne olursa olsun bir kalbi vardır. Sizin hiç önemsemediğiniz bir şey, çocuğunuz için oldukça önemli olabilir. Seanslarımızdan birisinde, bir danışanım, büyük oğlunun kendinden iki yaş küçük olan oğlu ile ilgili bir durumda ne kadar mutsuz olduğunu anlatmıştı. İki yaşında olan kardeşi, doğal öğrenme sürecinde yemeğini bazen çatalla bazen ise elle yemek istemektedir. Anne buna izin vermektedir. Bir gün öğle yemeği sırasında 4 yaşındaki oğlu, annesine şöyle demişti: “Bazen elle yemek yemek istiyorum. Ama sen sadece ona izin veriyorsun.” Anne bu duruma çok üzüldüğünü anlatmıştı ve küçük gibi gözüken bir durumun, büyük oğlu için ne kadar büyük olduğunu anlamıştı.

Küçük gibi gözüken doğal durumlar bazen çocuklarınız için çok büyük bir güven kaybına sebep olabilir. Bunun farkında olmak, ancak anda yaşamakla mümkün olabiliyor. Küçük şeylerle ilgilenmek ve nezaket göstermek için neler yapabileceğinizi düşünün. Gün ortasında sevdiğinizi söylemek, mesaj göndermek, defterine küçük notlar koymak, işini kolaylaştıran birkaç küçük davranışta bulunmak, ihtiyacı olduğunda yardım etmek, takdir ve sevginin ifade edilmesi ve tabii ki içten bir kucaklama. Sarılmanın, insana verdiği pozitif duyguları hepimiz biliyoruz. Küçük nezaketler herkes için büyük etkiler yaratır.

 Sadakat Gösterin

Doğruyu söyleyin, dürüst olun ve başkalarının yanında, orada olmayan kişiler hakkında konuşmayın, dedikodu yapmayın. Dedikodu yapıldığını duyan, yalan söylendiğini fark eden çocuk, kendisinin olmadığı yerlerde kendisi hakkında konuşulduğunu düşünecek, yalan söylemeye de başlayabilecektir. Başkaları, orada olmayan kişiler hakkında konuştuğunda dahi onların orada bulunmaması sebebiyle söze girmeyi uygun bulmayabilir ya da sohbetin sonlandırılmasını isteyebilirsiniz. Çocuklarınıza her konuda olduğu gibi sadakat konusunda da model olun.

Örneğin; çocuğunuzun büyükannesi hakkında, bu kişi yanınızda değilken, “artık bizi biraz rahat bıraksa” diye konuşurken, büyükanne yanınızdayken, “belki bizimle yaşamayı düşünebilirsin” demek, eğer fikriniz gerçekten ve çok hızlı değişmediyse, çocuğunuzun gözünde ikiyüzlülük olarak algılanır. Bu da aranızdaki güven ilişkisini zedeler. Eğer bunun olmasını istemiyorsanız yanınızda olmayan kişilere sadık olun. Birinin sizin hakkınızda böyle konuştuğunu duymak, size kendinizi nasıl hissettirir? Haksızlığa uğradığınızı düşünür müydünüz? Güvenildiğinizi ve onaylandığınızı hisseder miydiniz? En önemlisi, bir daha o kişiye güvenebilir miydiniz? Aynı şekilde çocuğunuz hakkında başkalarıyla yaptığınız konuşmalara da dikkat edin. Konuşacaksanız da sanki yanınızdaymış gibi olumlu yanlarını görerek saygı çerçevesinde konuşmalısınız. İyi niyetli bile olsa orada olmayanlar hakkında olumsuz ya da saygısız konuşmak, cevap verme hakları olmadığından, çocuğunuzla kurduğunuz güven ilişkisine zarar verir.

 Özür Dileyin

 

Maalesef toplumumuz, kötü özürler toplumu. Oysa gerçek bir özür, sadece kendine güvenen insanlar tarafından dilenir. Gerçek bir özür, telafi gerektirir, samimiyet gerektirir. Güven düzeyini zedeleyecek davranışlarda bulunduğunuzda mutlaka özür dileyin. Bu sizi çocuğunuzun gözünde daha zayıf yapmaz, aksine güçlendirir. Eğer çocuğunuzun; “sürekli özür diliyorsun” diyerek artık özrünüzün bir kıymetinin kalmadığını söylemesini istemiyorsanız, güven düzeyini zedeleyecek bir davranışta bulunduğunuzda içtenlikle özür dileyin ve mutlaka telafi edin. Bahaneler üretmeden ya da örtbas etmeden telafi etmenin yollarını arayın.

Şimdi durun ve düşünün. Kimden içtenlikle özür dilemeniz gerekiyor?

Özlem Aktaş İnci Aktaş

Çocuğunuzun Koçu Olun kitabından

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız