Aşkta Unutmak mı Kolay, Affetmek mi?

0
392

Zihnimizi şu soru sıklıkla kurcalar: Affetmek mi daha kolaydır, unutmak mı? Eşleri tarafından aldatılanlar eşlerinin kendilerini kandırmış olmasını affedebileceklerini ancak ihanete uğramış olmayı asla unutamayacaklarını söylüyorlar. Buna hak vermemek elde değil. Ancak yaşadığımız bir ihanetin izleri zihnimizden silinmiyor, unutmayı başaramıyorsak tam anlamıyla affetmiş sayılmayız. Unutmayı reddederek acı çekmeye devam ederek affettiğimizi söylesek de arzuladığımız huzuru bulma konusunda kendimizi kandırırız.
Unutmanın gerçek anlamda mümkün olup olmadığını merak ediyorsunuzdur. Bu, tamamıyla olmasa da büyük ölçüde mümkün.
Hepimiz unutmak ve affetmek konusunda oldukça yüksek bir donanım ve yetenekle geliriz dünyaya. Küçük çocukların birbiriyle kavga ettiklerine, “bir daha seninle oynamayacağım” sözlerinin üzerinden beş dakika  …

 

 

CHUCK GALLOZZI
gallozzi@interlog.com

 

Zihnimizi şu soru sıklıkla kurcalar: Affetmek mi daha kolaydır, unutmak mı? Eşleri tarafından aldatılanlar eşlerinin kendilerini kandırmış olmasını affedebileceklerini ancak ihanete uğramış olmayı asla unutamayacaklarını söylüyorlar. Buna hak vermemek elde değil. Ancak yaşadığımız bir ihanetin izleri zihnimizden silinmiyor, unutmayı başaramıyorsak tam anlamıyla affetmiş sayılmayız. Unutmayı reddederek acı çekmeye devam ederek affettiğimizi söylesek de arzuladığımız huzuru bulma konusunda kendimizi kandırırız.

Unutmanın gerçek anlamda mümkün olup olmadığını merak ediyorsunuzdur. Bu, tamamıyla olmasa da büyük ölçüde mümkün.
Hepimiz unutmak ve affetmek konusunda oldukça yüksek bir donanım ve yetenekle geliriz dünyaya. Küçük çocukların birbiriyle kavga ettiklerine, “bir daha seninle oynamayacağım” sözlerinin üzerinden beş dakika geçmeden tekrar birbirleriyle oyuna daldıklarına şahit olmuşsunuzdur. Bu, yaşananları unutmaya karşı doğuştan gelen bir yeteneğimiz olduğuna güzel bir örnek.
Ancak birer yetişkin olduğumuzda çevremizdeki insanların üzerimizdeki kontrolü arttıkça doğuştan gelen bağışlama yeteneğimiz bastırılıyor, dizginleniyor.

Halbuki kin beslemek zorunda değiliz. Alınganlığa, kırılganlığa, içerlemeye gerek yok. Her şeyi affetmek kolay olmasa da, affedememenin bir yararı da kaydedilebilmiş değil.

Bağışlamaya Hazırlanmak

Fikir çatışmaları, görüş ayrılıkları ve hayal kırıklıklarıyla karşılaşmak kaçınılmazdır. Eğer bazı şeyleri yaşamaya hazırlıklı olursak bağışlamak daha kolay hale gelir. Bu, yolun üzerinde her an karşınıza çıkabilecek bir tümseğe hazırlıklı olmak gibidir.
İlk aşık olduğunuz zamanı düşünün. Tutkunun kıvılcımları gözlerimizi kör etmiştir ve sevdiğimiz kişinin kusurlarını görmeyiz. Tutkumuz dindiğinde ve kendimize geldiğimizdeyse onun da hataları olduğu gerçeğiyle yüzleşiriz. Bu durum karşısında oldukça sarsılmamız ve şaşırmamız ise başlangıçtaki beklentilerimizi yüksek tutmaktan kaynaklanmaktadır.

Bizim de hatalarımız olacağını kabullendiğimizde, gerçekler karşısındaki bu afallama ortadan kalkacaktır. Kusurlarımızı lanetlemek, yermek yerine onları birer fırsat olarak değerlendirmeliyiz. Çünkü onlar büyük aşklara giden kapıların muhafızıdırlar. Hatalarımızla, kusurlarımızla başa çıkmayı öğrendiğimizde ve sevdiğimiz bizi, değiştiremeyeceğimiz kimi kusurlarımızla kabul ettiğinde gerçek aşkın kapısını aralamış olacağız. Ruhsal ve duygusal olgunluğa eriştiğimizde önce hoşgörülü olmayı, sonra bağışlamayı ve en sonunda da hataları oldukları gibi kabul etmeyi öğreniriz.

Ünlü psikanalist Karl Menninger’in söylediği gibi ‘İnsan aşka düşmez, aşka doğru büyür ve aşk onda büyür.’ Sizin ve sevdiğiniz kişinin farklılıklarını, karakteristik özelliklerini sevmeyi öğrenmelisiniz. Çünkü insanı tek, özel, benzersiz ve ilginç kılan, kabul edilmesi zaman zaman zor olan  hasletleridir.

Sevginin Kuralları

Fikirlerimiz ve inançlarımız hayatımızın ilk dönemlerinde şekillenir ve bunlar zamanla değişmez sert kurallara dönüşür. Bu bize etrafımızdakilere farklı bir yönden bakma yolları keşfedebilme olanağı sağlar. Sevdiğiniz kişinin sizinle anlaşmazlığa düştüğü her seferde vizyonunuzu geliştirmeyi ve olayları farklı bir ışık altında görmeyi öğrenirsiniz. 

Anthony Robbins şöyle söyler: “Bir ilişkiyi tehdit eden unsurlardan en büyüğü insanın bir ilişkinin başlangıcında bir şeyler elde etme beklentisi içinde bulunmasıdır. Kendimizi iyi hissettirecek birisinin arayışındayızdır. Aslında bir ilişkiyi sürdürmenin yolu onu bir şeyler alacağınız değil, bir şeyler vereceğiniz bir yer olarak görmektir.” 

Başarılı bir ilişki için aşkımızı istikrarlı ve tutarlı bir şekilde ifade etmeliyiz. Bunu bir örnekle daha iyi açıklayabiliriz. İş yerinde oldukça bunalan bir kişi, patronundan çıkaramadığı öfkesini evde karısından çıkarmaya yönelebilir. Yemekten, odanın sıcaklığından ya da çocukların gürültüsü gibi sudan bahanelerden yakınmaya başlar. Bu, tutarsız ve çelişkili bir ilişki yaratır.

İletişim, sağlıklı bir ilişkinin kurulması ve ayakta kalması için en önemli unsurdur. Yanlış anlaşılmalar ve problemler iletişim kurarak ve konuşarak çözüme kavuşturulur. İletişim sadece sözlerle sağlanmaz. Herkes “seni seviyorum” der. Önemli olan sevdiğiniz kişiye ihtiyacı olan zamanlarda duygusal destek sağlayabilmek, onun yanında olduğunuzu hissettirebilmektir.

Aşkı İnce İnce Dokumak Gerek

St. Augustine şöyle der: “İnsanlar dağların yüksekliklerine, denizlerin dalgalarına, nehirlerin akışına, okyanusun enginliklerine, yıldızların dairesel hareketlerine hayret etmek için uzaklara giderler. Ama kendi kendilerinin yanından hiç hayrete düşmeden geçip giderler.”

İnce iplikler itinayla örüldüklerinde güçlü bir ağ oluşturdukları gibi, birbirine aşkla bağlı herhangi iki insan da kolay kolay yıkılamayacak bir bağ oluşturmuş olur. Bu bağlamda psikolog Barbara De Angelis şu tavsiyede bulunuyor: “Sevdiğiniz kişiyle sadece bedenler arasında değil, zihinleriniz, kalpleriniz ve ruhlarınız arasında da bağlar oluşturursanız, ilişkiniz daha sıkı ve sağlam bir şekilde dokunur.”

Aşkı yakaladığınız zaman ona hak ettiklerini verin. Ona kıymet verin, şefkat gösterin, onu nazikçe tutun ve koruyun. Böylece sevdiğinize olan aşkınız, aşka olan ihtiyacınızdan daha fazla olacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız