Cennette mi Yaşıyorsun, Yoksa …!

0
376

Cennet gibi olan dünyayı bizler cehenneme çeviriyoruz. Cennet hayatının dünyada en güzel yaşanacağı yer aile hayatı olmasına rağmen bizler bu cennetlik yaşamı cehenneme çevirmeye çok hevesli davranıyoruz.Yaşadığımız dünya karşımıza değişik…

 

 

 

 Yazar : Erkan Uysal
enerji109@yahoo.com

 

Cennette mi Yaşıyorsun, Yoksa Cehennemde mi?

Cennet gibi olan dünyayı bizler cehenneme çeviriyoruz. Cennet hayatının dünyada en güzel yaşanacağı yer aile hayatı olmasına rağmen bizler bu cennetlik yaşamı cehenneme çevirmeye çok hevesli davranıyoruz.

Yaşadığımız dünya karşımıza değişik şekillerde çıkabiliyor. Dünya hayatında bazen rahat ve mutlu olurken bazen sıkıntılar içinde kalıp ıstırap çekebiliyoruz. Bazı kişiler dünyada cennet hayatı yaşarken, bazıları cehennem hayatı yaşıyor. Peki bizler ne hayatı yaşıyoruz? Cenneti mi yaşıyoruz, yoksa cehennemi mi? Cenneti ya da cehennemi yaşamak bizim elimizde mi?
Dünyada pek çok sıkıntı olmasına rağmen isteyen herkes dünyada cenneti yaşayabilir. Ben yaşıyorum. Çünkü dünyayı da cenneti de iyi biliyorum. Dünya ile cennet birbirine çok benziyor. Cennette çeşit çeşit meyveler var, dünyada da hemen her çeşit meyveden var. Cennette leziz içecekler var, dünyada da çeşitli leziz içecekler var. Cennette binekler var, dünyada da pek çeşitli binekler var. Cennette huriler var, dünyada da huri benzeri bayanlar var. Cennette yasak meyve var, dünyada da yasaklanmış çeşitli yiyecekler var. Ancak cennette bir şey yasaklanmışken, dünyada yasaklananlar daha fazla. Atamız Adem peygamber bir yasağı çiğnedi, cennetten dünyaya indirildi. Dünya ise cennetin bir benzeri olmasına rağmen daha az nimetlere sahip. Dünyadaki yasakları çiğneyenlerin de dünyadan cehenneme indirilmeleri pek muhtemel. Dünyadaki yasaklara dikkat edenler ise dünyadan çok daha mükemmel olan cennete kavuşacaklardır.
Mutlu olmak için cenneti beklemeye gerek yok. Dünyada da yeterince mutlu olabilir ve dünyada cennet hayatı yaşayabiliriz. Çünkü çevremiz cennet nimetleriyle dolu. Ancak bu nimetler cennet nimetlerinin birer numunesi. Bu nedenle numuneler bize asıllarının cennette vereceği doygunluğu veremezler. Ne kadar çok dünya nimetine sahip olursak olalım asla tatmin olamayız. Dünya nimetleri tadımlıktır. Bu nimetleri tadarak hem cennet hayatından bir parça yaşamış, hem de cennette bulunan nimetler hakkında bir fikir sahibi olmuş olur ve cenneti daha çok arzularız. Dünya nimetlerinin tadımlık ve geçici olduğunu bilen kişi bu nimetlerden en iyi şekilde faydalanır ve asla tatminsizliğe düşmez. Bu durumun farkında olmayanlar ise asla doyamamanın tatminsizliğini yaşarlar.
Cennet gibi olan dünyayı bizler cehenneme çeviriyoruz. Cennet hayatının dünyada en güzel yaşanacağı yer aile hayatı olmasına rağmen bizler bu cennetlik yaşamı cehenneme çevirmeye çok hevesli davranıyoruz. Dünya nimetlerinin en güzeli olan çocuğumuzun eksiklerine, bağırmalarına odaklanarak çocuk sevgisini yeterince yaşayamıyoruz. Çocuğumuzdan çok çabuk sıkılıyor ve onu yeterince iyi yetiştiremiyoruz. Dünyada savaşlar çıkararak dünyayı cehenneme çeviriyoruz. Peki iyice düşünün, gerçekten dünyada cennet hayatı yaşasaydınız hayatınız nasıl olurdu? Niçin mutluluğunuzu cennete erteliyorsunuz?
Dünya Hayatını             Boşa Geçirmemek
Atamız Adem peygamber cennetteki yasağı çiğnedi ve dünyaya gönderildi. Atamızın hayatında bizim için hiç mi ibretler yok? Bizler atamızın başına gelenleri bildiğimiz halde yasakları çiğneyerek aynı hataya düşüyoruz. O, başına gelecekleri bilmiyordu. Bizler ise yasakları çiğnediğimiz takdirde dünyadan cehenneme gönderilebileceğimizi biliyoruz.
Evet, dünyada cennetin yanında cehennem de var. Cehennemde yakıcı bir ateş var, dünyada da ateş ve kızgın yaz güneşi var. Cehennemde çeşit çeşit işkenceler var, dünyada da çeşitli sıkıntılar var. Aslında biz Atamız Adem peygamberden daha şanslıyız. Çünkü dünyada hem cenneti hem de cehennemi görebiliyoruz. Seçim bizim. Eğer cennete gitmek istiyorsak en basit kurala, yasaklara dikkat etmeliyiz. Eğer cehennem azabını tatmamak istiyorsak dünyadaki sıkıntılardan ibret almalıyız. Dünyadaki en kötü sıkıntıyı düşün ve bunu binle çarp, cehennemin kral dairesine ulaşırsın. Dünyadaki en büyük zevkleri ve nimetleri düşün ve bunu binle çarp, cennetteki en fakirin durumuna ulaşırsın. Yani elinde hem cennetten numuneler var, hem de cehennemden… Bu numuneler gerçeğiyle birebir aynı olmasa da bu numunelerin içinde az da olsa asıllarını yaşayabiliriz.
Hayatımız bitmeden bu güzelim dünya hayatını boşa geçirmeyelim ve bu hayatı cehenneme çevirmeyelim. İsteyen herkes az çok dünyada cenneti yaşayabilir. Ama kurallarına uymazsanız, cennetin aslını dünyada yaşayabileceğinizi zannederseniz hata yaparsınız. Şunları kesinlikle unutmayın:
– Cennetteki hemen her nimet ve zevk az da olsa dünyada vardır.
– Dünyadaki zevkler ve nimetler doyumluk değil, tadımlıktır.
– Birilerinin cennet olarak yaşadığı aile hayatını siz cehennem olarak yaşıyor olabilirsiniz.
– Mutluluğu cennete ertelemeye gerek yok. Çünkü gerçek mutluluğun numunesi de dünyada var. Onu tat ki cennetteki mutluluğu daha çok isteyesin.
– İyice düşünürsen dünyadayken cennetin ve cehennemin nasıl bir yer olduğunu en ince ayrıntısına kadar bulabilirsin. Çünkü elinde yeterli numune var.

Peki iyice düşünün, gerçekten dünyada cennet hayatı yaşasaydınız hayatınız nasıl olurdu? Niçin mutluluğunuzu cennete erteliyorsunuz?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız