SEYDİ ALİ REİS

0
300

(1498 – 1562)

 

 

Seydi Ali Reis, büyük bir Türk amirali, coğrafya ve matematik bilginidir. 1498 yılında İstanbul, Galata’da doğdu. Sinoplu bir aileden gelmedir. Dedesi, II. Mehmet zamanında tersane kethüdalığında, babası Hüseyin ağa da darüssınaa kathüdalığında bulunmuşlardı. Kendisi de tersanede reis olarak çalıştı. Barbaros Hayreddin Paşa’nın yanında yetişti.

 

Seydi Ali Reis, tersane kethüdası olduğundan bir deniz harekâtında bağımsız olarak kumandanlık yapmadı. Rodos’un fethine ve daha sonra Akdeniz’de cereyan eden bütün deniz savaşlarına Barbaros’un yanında katıldı ve batı Akdeniz bölgesini çok iyi öğrendi. Preveze Deniz Savaşında Osmanlı donanmasının sol tarafına komuta ederek büyük yararlıklar gösterdi ve bu savaştan sonra adı daha çok duyulmaya başlandı. Trablusgarp’ın fethiyle biten harekâtta Kaptan-ı Derya Sinan Paşa ve Turgut Reis emrinde çalıştı.

 

Kanuni Sultan Süleyman tarafından, Portekiz donanmasıyla girdiği deniz savaşını kaybeden Murat Reis’in yerine Hint kaptanlığına atandı ve Basra’daki donanmayı Süveyş’e getirmekle görevlendirildi. Bu olay onun yaşamının da dönüm noktası oldu. 15 gemiyi derhal tamir ettirerek uygun deniz mevsimi için beş ay bekledi ve donanması ile Basra’dan ayrıldı. Basra’dan aldığı 15 kadırga ile Süveyş’e doğu yol alırken Horfakan şehri açılarında 25 parçalık Portekiz donanmasıyla karşılaştı. Yapılan çarpışmada Portekizliler bir gemi kaybedip geri çekilince yoluna devam etti.

 

Maskat yakınlarında 34 parçalık bir Portekiz donanmasının saldırısına uğradı. Güney Arabistan sahillerinde dağların denize dik inmesinden faydalanarak, gemilerini Portekiz donanmasıyla kıyı arasına soktu, savaş başladığı zaman dağların kestiği rüzgar sebebiyle Portekiz donanmasının yelkenli gemileri hareketsiz kaldı, kürekli gemileriyle hızlı hareket ederek düşmanın sayı üstünlüğünü yok etmeye çalıştı. Yapılan savaşta Portekizlilerin altı gemisi batırıldı, Osmanlı donanmasının da beş gemisi battı, biri de yandı. Geri kalan gemilerdeki top ve levazımı bırakarak Seydi Ali Reis elindeki altı gemiyle Surat limanına girdi; çünkü Portekiz donanması onu yakalamak için dolaşıyordu.

 

Seydi Ali Reis buradan Gucerat’ın başkenti Ahmedabad’a gitti. Harap gemilerle Süveyş’e ulaşmak imkansız olduğundan, kalan gemiler satılıp karadan İstanbul’a dönülmesine karar verildi. Seydi Ali Reis önce Sind memleketinin başkenti Multan’a, oradan Lahor’a, bu şehirden de Delhi’ye gelerek Timuroğulları’ndan Hümayun Şah’ın huzuruna çıktı.Hümayun şahın ölmesi üzerine Afganistan – İran yoluyla Anadolu’ya hareket etti. Bundan sonra Kabil, Semerkant, Buhara, Meşhet şehirlerinde hükümdarları gördü.

 

Buhara civarında Özbeklerin saldırısına uğradı ve yaralandı. İran da Meşhet valisi tarafında tutuklandı, daha sonra serbest bırakılarak Şah I.Tahmasp’a gönderildi. Bir süre göz hapsinde kaldıktan sonra Anadolu’ya geçmesine izin verildi ve Şah’ın Kanuni’ye yazdığı bir mektubu da alarak Kazvin’den ayrıldı. Aynı yıl Bağdat’a ulaştı. Böylece Basra’dan çıkışından 3 yıl 7 ay sonra tekrar Osmanlı ülkesine dönüyordu. Seydi Ali Reis Edirne’de bulunan hükümdarın yanına gitti. Süveyş donanmasının uğradığı kayıptan dolayı padişahtan af diledi. Dolaştığı yerlerde görüştüğü hükümdarların verdiği 18 nameyi sundu; Ali Reis mahvolmuş bir donanmanın sorumlusu olmakla beraber, başına gelen olağanüstü olaylar kabul edilerek suçlu görülmedi, önce Müteferrika yapıldı, sonra Diyarbakır tımar defterine tayin edildi. Bir süre şehzade Selim’in hizmetinde çalıştı; Galata Hassa gemi reislerinden biri oldu. 1562 yılında İstanbul’da yaşama veda etti.

 

Denizcilikteki ününün yanı sıra denizcilik, coğrafya, astronomi gibi konularda da yetki sahibi bir bilim adamı olan Seydi Ali Reis’in bu konularda bıraktığı eserler şunlardır: Mirat-ı Kainat (Kainatın Aynası), Hulasat el-Heyyet (Kısa astronomi), Kitap el-Muhit fi İlm el-Eflak ve’l-Buhur (Felekler ve Denizler biliminde okyanus kitabı), Mir’at el-Memalik (Ülkelerin Aynası)

Son iki eser batı dillerine de çevrilmiştir. Gucerat devletinin başkenti Ahmedabad’ta yazdığı Muhit basılmamıştır. Ali Kuşçu’nun matematiğe ait kitabını Hülasat-ül-Heyyet adıyla Türkçe’ye çevirdi. “Katibi” mahlasını kullanan Seydi Ali Reis’in şiirleri de bulunmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız