ÖMER SEYFETTİN

0
283

(1884-1920)

 

28 Şubat 1884’te Gönen’de doğdu. 6 Mart 1920’de İstanbul’da yaşamını yitirdi. Ömer Seyfettin, Çağdaş Türk öykücülüğünün, “Milli Edebiyat Akımı”nın kurucularındandır. Kafkas göçmenlerinden Yüzbaşı Ömer Şevki Bey’in oğludur. Öğrenimine Gönen’de başladı. Babasının görevi nedeniyle sürekli yer değiştirmemeleri için annesiyle birlikte İstanbul’a gönderildi. Aksaray’daki Mekteb-i Osmaniye’ye yazdırıldı. Daha sonra Eyüp’teki Baytar Rüşdiyesi’ni bitirdi. Edirne Askeri İdadisi’nden sonra 1903’te İstanbul’da Mekteb-i Harbiye’den mezun oldu. Mülazim (teğmen) rütbesiyle orduya katıldı. İzmir Zabitan ve Efrat Mektebi’nde bir süre öğretmenlik yaptı.

 

Ömer Seyfettin, Selanik’teki üçüncü Ordu’da görevlendirildi ve Balkan Savaşı çıkınca askerliğine devam etti. Sırp ve Yunan cephelerinde savaştı. Yanya Kalesi’nin savunması sırasında Yunanlılara esir düştü. Bir yıl süren tutsaklıktan sonra İstanbul’a döndü. Kısa bir süre “Türk Sözü” dergisinin başyazarlığını yaptı. Kabataş Lisesi’ne edebiyat öğretmeni olarak atanan Ömer Seyfettin ölümüne dek bu görevi sürdürdü.

 

Yazmaya Edirne’deki öğrenciliği sırasında başlayan Ömer Seyfettin’in, ilk şiiri ‘Hiss-i Müncemid’i, Mecmua-i Edebiye’de yayınlandı. İlk öyküsü, İhtiyarın Tenezzühü ise Sabah gazetesinde yer aldı. İzmir ve Makedonya’da görevliyken yazdığı şiir, öykü ve makaleler çeşitli dergilerde çıktı. Askerliğe ara verdiği dönemde ise yazıları “Rumeli” gazetesi ve çeşitli dergilerde yayınlandı.

 

Ömer Seyfettin Selanik’te yayınlanan “Genç Kalemler” dergisindeki yazılarıyla ünlendi. Derginin ikinci dizisinin ilk sayısında Nisan 1911’de yayınlanan “Yeni Lisan” başlıklı yazısı “Milli Edebiyat” akımının başlangıç bildirgesidir. Yazılarında, yalın, halkın konuştuğu ve anladığı bir dil kullanmak gerektiğini savundu. Türkçenin kendi kurallarına uygun yazılmasını, Arapça ve Farsça sözcüklerden arındırılmasını istedi. Milli Edebiyat akımının öncülüğünü Ziya Gökalp ve Ali Canip Yöntem’le birlikte sürdürdü.

 

Ömer Seyfettin, I. Dünya Savaşı yıllarında “Yeni Mecmua”da yayınlanan öyküleriyle ününü iyice yaygınlaştırdı. Öykülerini kişisel deneyimlerine, tarihsel olaylara ve halk geleneklerine dayandırdı. Günlük konuşma dilini kullanması, öykülerine canlı ve etkileyici bir özellik verdi. Çok değişik konular işledi. Bunları anlatırken yergiye, polemiğe, komik durumlara ve toplumsal yorumlara da yer verdi. Ölümünden sonra, öykülerini önce Ali Canip Yöntem derledi, ardından bir çok yayınevi derleme şeklinde yapıtlarını yayınladı. Son olarak Bilgi Yayınevi, “Bütün Eserleri” adıyla tüm öykülerini 16 kitapta topladı. İnceleme kitaplarında “Tarhan”, “Ayın Sin” rumuzlarını kullandı.

 

Eserleri: Ömer Seyfettin Şiirleri,

Roman: Ashâb-ı Kehfimiz, Efruz Bey, Yalnız Efe

Öykü: Harem, Yüksek Ökçeler, Gizli Mabed, Beyaz Lale, Asilzâdeler, İlk Düşen Ak, Mahçupluk İmtihanı, Dalga, Nokta, Tarih Ezelî Bir Tekerrürdür.

İnceleme: Milli Tecrübelerden Çıkarılmış Ameli Siyaset, Yarınki Turan Devleti, Türklük Mefkuresi, Türklük Ülküsü.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız