NEDİM

0
372

(1681- 1730)

 

Merzifonlu Mehmed Efendi’nin oğlu olan Nedim’in asıl adı Ahmed’tir. Nedim, 18. yüzyıl divan şairlerindendir. 1681 yılında İstanbul’da doğdu. Medrese eğitimine daha küçük yaşlarda başladı, Arapça öğrendi, müderrislik ve mahkeme naipliği yaptı. Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, Nedim’i önce muhasipliğe sonra da kütüphanesinde hafizı kütüb görevine getirdi. Şiirlerini çok seven Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın sayesinde Sultan III. Ahmed’in de bulunduğu toplantılara katıldı ve Sultanın beğenisini kazandı. Bir çok farklı eserin çevirisinin yapıldığı kurullarda yer aldı ve birçok farklı medresede müderrislik yaptı. Ölümü hakkındaysa çeşitli iddialar vardır ki bunlar arasından gerçeğe en yakın olanı, 1730’da Patrona Halil İsyanı sırasında bir evin damından düşerek öldüğüdür.

 

Lâle Devri şairi olan Nedim, neşeli şarkılar ve gazeller kaleme aldı, eserlerinde sık sık aşk, şarap ve zevk mefhumlarını işledi. Kuşkusuz bunda dönemin aşk, şarap, zevk ve eğlence ortamlarında bulunmasının etkisi çoktur. Aynı zamanda, şiirlerinde İstanbul’a yer verdi ve İstanbul’a olan aşkını sık sık dile getirdi. Divan edebiyatında İstanbul’u belki de en güzel betimleyen şair kendisidir. İstanbul’u betimlerken Sâdabad’dan, Altın Boynuz’dan bahsetmiştir. Şiirlerini kıvrak ve yalın bir dille kaleme aldı, aruz kalıplarına bağlı kalmadı. Aynı zamanda divan edebiyatına şarkı türünü ilk kazandıran şâir Nedim’dir.

 

Nedim, Sadrazam Ali Paşa ve Nevşehirli İbrahim Paşa tarafından korundu. Bütün zevk ve eğlence meclislerinde sadrazamın ve bazı devlet büyüklerinin nedimi oldu. Ramazan aylarında, sadrazam İbrahim Paşa huzurunda verilen tefsir derslerine katıldı. Nedim dinin bazı yasaklarını hafife almış, bu da onu tasavvufi düşüncelerden uzaklaştırmıştır. Nitekim şair de eserlerinde kadın, içki gibi şuhane unsurları işlemiştir. Ona göre yaşamanın temel amacı dünya zevklerini tatmak, eğlenmekti.

 

Başlıca eseri Nedim Divanı’dır. Mahallileşme akımının öncüsüdür. Divan edebiyatındaki soyut sevgili ve mekânlar Nedim’in şiirlerinde somuta dönüşür. Yani sevgilisi hem beşeri aşkı anlatır hem de gerçektir. Zevk, eğlence, içki şiirlerinin temelini oluşturdu. Soğuk ve yapmacı anlatımdan kaçındı ve anlatmak istediklerini içten bir şekilde şiirlerine döktü. Bunları da daha çok gazelleriyle anlatmıştır.

 

Büyük şair Nedim, divan şiirinin katı kurallarına herkes gibi uysa da, bazı yenilikler yapmaktan geri durmadı. Örneğin bazı eserlerinde aruz yerine hece ölçüsü kullandı. Nedim divan şiirinde çığır açmış büyük bir şairdir. Ne var ki onun değeri öldükten çok sonra anlaşılmıştır. Şair ayrıca İstanbul aşkıyla da tanınır. Zaten İstanbul şivesi akımının da öncüsü Nedim’dir.

 

 

Seçme beyitler

 

 

Bakıp o şûh ile nâz û niyâza meşk ederiz

Gülün tebessümüne bülbülün terânesine.

 

*

Bir şeker hândeyle bezm-i şevkâ câm ettin beni

Nîm sun peymâneyi sâkî tamam ettin beni.

 

*

Ayağın sakınarak basma aman sultânım

Dökülen mey kırılan şişe-î rîndân olsun.

 

*

Yetmez mi sana bister ü bâlin kucağım

Serd oldu hava çıkma koyundan kuzucağım.

 

*

Pek istedi efendimi iydin üçüncü gün

Lütfeyle gel Nedimi´ne kurbânın olduğum.

 

*

Ben dedikçe böyle kim kıldı Nedîm´i nâ-tüvân

Gösterir engüşt ile meclisdeki minâ seni.

 

*

Leblerin mecrûh olur dendân-ı sîn-i bûseden

Lâlin öpdürtmek bu haletle mûhal olmuş sana.

 

*

Yok bu şehr içre senin vasfettiğin dilber Nedim

Bir perî-sûret görünmüş bir hayal olmuş sana.

 

*

Düşmen ne denlü sahd ise de şâd ol ey Nedim

Seng üzre gösterir zer-î kâmil ayarını.

 

*

Ey Nedim ey bülbül-ü şeydâ niçin böyle hâmûşsun

Sende evvel çok nevâlar güft ü gûlar var idi.

 

 

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız