MEHMED CELÂLEDDİN DEDE EFENDİ

0
281

Mehmed Celâleddin Dede, 1848 yılında İstanbul’da, Yenikapı Mevlevihânesi’nin hareminde doğdu. Babası aynı tekkenin şeyhi Osman Selâhaddin Dede Efendi, annesi Aktar Hacı Tâhir Efendi’nin kızı Münire Hanım’dır. Mevlevihânenin yakınında bulunan ilkokulu bitirdikten sonra Davutpaşa Rüştiyesi’ne devam etti. Mevlevihânede tecvit, kıraat, ulûm-i diniye, tasavvuf, edebiyat, Mesnevî, Füsusulhikem ve mûsikî öğrendi. Arapça, Farsça, Fransızca bilirdi. On yedi yaşında Mustafa Naili Efendi’nin kızı Nazife Hanım ile evlendi.

 

1870 yılında babasının şeyhliği fiilen bırakması üzerine, Konya çelebisinin izni ile mevlevihâneyi on sekiz yıl yönetti. Durup dinlenmeden çalışarak bir ömür sürmüş ve çok yorulmuştu. Buna bir de 1904 yılında çıkan yangında mevlevihânenin bir bölümünün, değerli kitaplarının ve eşi bulunmaz kıymetteki tezhipli mesnevilerin, tanburlarının yanması eklenmişti. Zaten bir boğaz hastalığından rahatsızdı. Dügâh makamındaki âyininin 1905’te okunuşu sırasında, hastalığı nedeni ile ayakta duramamış, geleneğin dışına çıkarak postuna çökmüştü. Geçen yüzyılın gerçek bir mûsikî bilgini olan Mehmed Celâleddin Dede, 31 Mayıs 1907 tarihinde Gümüşsuyu’ndaki köşkünde vefat etti. Mevlevihânenin mezarlığına defnedildi.

 

Tanbur çalmasını, ney üflemesini, dinî mûsikîyi, dindışı mûsikîyi çok iyi bilen Celâleddin Dede daha on sekiz yaşındayken adını kültürlü çevrelere duyurdu. Çok iyi derecede Arapça, Farsça bildiği için eski “Edvâr” kitaplarını inceleyerek müziğimizin nazariyatına eğildi; daha doğrusu bu konuyu ilk kez ele alanlardan biri oldu. Onun gayretiyle, yüzyıllardır unutulmuş olan müziğimizin bilimsel yönü ortaya çıkartıldı. Celâleddin Dede bununla da kalmadı; bugün bile kullanılan bazı mûsikî terimlerini ortaya attı.

 

Celâleddin Dede’nin bilimselliği ve üstün kişiliği kendisine üst düzeyde bir çevre sağladı ve kalıcı dostlar edinmesini kolaylaştırdı. Zaman buldukça şiir ve edebiyatla uğraşan Dede, söylediği şiirlerde “Şeyhî” mahlasını kullandı. Bir bestekâr olarak dinî mûsikîmize dügâh makamında bir âyin hediye etti.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız