FUZÛLÎ

0
236

AŞK İMİŞ ÂLEMDE HER NE VAR

 

Kendi ifadesine göre, şairler içinde kendisi gibi bir dahi olmadığını ve cihana bir benzerinin gelmeyeceğini söyleyen Fuzûlî, hem söyleyiş gücü hem de anlam derinliğiyle bezm-i şuarayı kendisine hayran bırakmıştır. Türk Edebiyatı’nın en büyük şairi kabul edilen Fuzûlî’nin hayatına ilişkin günümüze kadar fazla bilgi ulaşmamıştır. Asıl adı Mehmet’tir. Doğum tarihi ve doğum yeri tam olarak bilinmemektedir. Bazı kaynaklara göre 1480’de Kerbela’da doğmuş ve 1556’da aynı yerde salgın bir hastalıktan vefat etmiştir.

 

Şiirlerinde “Fuzûlî” ismini kullanmasının sebebi, başka şairlerin şiirleriyle kendi şiirlerinin karışmamasıdır. Bunun yanında kelime olarak “işe yaramayan” anlamına gelen “Fuzûlî” şairin özel bir tercihinin ürünü. Kimsenin beğenmeyeceğini ve bu sebeple hiçbir şekilde kullanmayacağına inandığı bu isim aynı zamanda “fazilet sahibi” anlamına da gelmektedir. Şiirlerinde bir mısrada birden fazla anlamı içeren tutumuyla Fuzûlî’nin tercih ettiği isimle çizdiği yol arasında bir bağ kurmak mümkün. Yaşadığı süre içinde Irak’ın dışına çıkmayan şair, Hz. Ali’nin Necef’teki kabrine hizmet etmiş ve bunun karşılığında cüzi bir maaş almıştır. Birçok hükümdara ve devlet erkânına şiirler yazan Fuzûlî’nin ne Safevi döneminde ne de Osmanlı’nın Irak’ı hâkimiyetinde değeri bilinmemiş, yalnız ve parasız yaşamıştır. Fuzûlî’nin o dönemin Nişancı paşasına gönderdiği şikayetnâme’sinden anlaşıldığına göre, Fuzûlî kendisine vaat edilen bu aylığı hiçbir zaman alamamıştır.

 

Su Kasidesi

Azeri Türkçesiyle şiir yazan Fuzûlî, gazellerindeki sanatsal incelik, zengin anlam içeriği ve dâhiyane söyleyiş tarzıyla Türk şiirinin zirve şairlerinden biri haline geldi. Fuzûlî, yeryüzünde sevginin yüceliğini kabul etmiş, hemen hemen bütün şiirlerinde aşk temasını işlemiştir.“Aşk imiş âlemde her ne var ilm bir kıl u kal imiş ancak”. Fuzûlî, yüreğindeki aşk ateşinin hiçbir zaman sönmesini istememiştir: “Ya Rab, belâ-yı aşk ile âşinâ kıl meni/ Bir dem belâ-yı ışkdan kılma cüda meni”. Tasavvufi şiirleriyle de dikkat çeken Fuzûlî, ilahi aşkı konu alan yüzlerce şiirle tasavvuf edebiyatında da seçkin eserler bıraktı. Gelmiş geçmiş en iyi naatlardan biri sayılan “Su Kasidesi” ile Peygamber Efendimize olan sevgisini, özlemini dile getirdi.

 

Fuzûlî’ye göre divan edebiyatındaki şiir türlerinin en önemlisi gazeldir. Bu nedenle kendisi de gazeli seçmiştir. Fuzûlî, divan şiirinin bir özelliği olan söz sanatlarını en ustaca kullanan şairlerden biridir. Gazelleri ve şiirleri hayli süslü ve anlaşılması çok zor şiirler nitelendirilir. İyi şiirin yalnızca ilimle elde edilebileceğine inanan Fuzûlî, bu düşüncesini Türkçe Divanının önsözünde “İlimsiz şiir, temeli yok duvar gibi olur, temelsiz duvar da sonunda itibarsız olur.” şeklinde dile getirir. Fuzûlî, Eski Türk Edebiyatı’nda ünü ve etkisi en yaygın olan şairlerden biridir. Arapça, Farsça ve Türkçe olmak üzere üç farklı divan kaleme alan Fuzûlî’nin ondan fazla eseri vardır.

 

 

 

Eserleri: Divan-1838, Sıhhat ve Maraz-1940, Enisü’l-Kalb-1944, Terceme-i Hadis-i Erbain-1951, Beng-ü Bâde-1956, Hadikatü’s-Süedâ(Mutluların Bahçesi)-1955, Leylâ ve Mecnun- 1955, Rindü Zahid- 1956, Divan (Arapça)- 1958, Mektuplar- 1958, Divan (Farsça)- 1962, Heft Câm- 1962.

 

 

 

 

 

Fuzuli’den Seçme Beyitler

 

 

Canı canan dilemiş vermemek olmaz ey dil

Ne nida eyleyelim ol ne senindir ne benim

 

*

Ya Rab, belâ-yı aşk ile âşinâ kıl meni

Bir dem belâ-yı ışkdan kılma cüda meni

 

*

Ne yanar kimse bana ateş-i dilden özge

Ne açar kimse kapım bad-ı sabadan gayrı

 

*

Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı

Felekler yandı âhımdan murâdım şem’i yanmaz mı

 

*

Mende Mecnûn’dan füzûn âşıklık isti’dâdı var

Âşık-i sâdık menem Mecnûn’un ancak adı var

 

*

Eylesen tûtîye tâlim-i edâ-yı kelîmât

Sözü insan olur ammâ özü insan olmaz

 

*

Gel derse Fuzuli ki güzellerde vefa var

Aldanma ki şair sözü elbette yalandır.

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız