DADALOĞLU

0
277

(178?-186?)

 

 

19. yüzyılda yaşamış ünlü Halk şairlerinden Dadaloğlu’nun doğum ve ölüm tarihleri hakkında kesin bir bilgi yoktur. Güney illerinde dolaşan ve Toroslarda yaşadığı söylenen Türkmenlerin Avşar aşiretine bağlı olduğu bilinmektedir. Dadaloğlu’nun asıl adı Veli’dir. Babası da bir aşiret şairi olan Âşık Musa’dır. Dadaloğlu’nun yaşamı hakkında yazılı bir belge bulunmamaktadır. Halktan aktarılan rivayetler ve şiirler az da olsa ozanın yaşamıyla ilgili ipuçlarını oluşturur. Bu durum hemen hemen bütün halk şairleri için geçerlidir. Göçebe bir yaşam sürmeleri ve ikamet ettikleri mekânların sadece halka yönelik olması ozanların yaşamıyla ilgili detaylı, yazılı belgelerin olmasına olanak bırakmamıştır. Saz şairlerinin şiirleri dilden dile dolaşmış, günümüze kadar sözlü gelenek sayesinde gelmiştir. Dadaloğlu’da bunlardan biridir.

 

Güneyde yaşayan ve Osmanlı Devletine karşı sık sık isyan girişimlerinde bulunan aşiretlerle, yönetim arasındaki mücadele uzun süre devam etmiştir. Kozanoğlu aşireti bunların arasındadır. Dadaloğlu bu aşiretin saz şairlerindendir. Ozan elinde sazı dağlarda isyana katılmış ve devlet aleyhinde birçok şiir dillendirmiştir. Şiirlerinde sert bir üslup kullanan ozan; “Hakkımızda devlet etmiş fermanı/ Ferman padişahın, dağlar bizimdir.”diyerek tavrını gizlememiştir. Göçmen grupların Anadolu’nun çeşitli illerine ikamet ettirilmeleri isyan durdurmuş, Kozanoğlu aşireti Sivas dolaylarına yerleştirilmiştir.

 

Okuryazarlığı olmayan ozan, yiğitlik üzerine söylediği şiirlerle tanınmış, dağlarda padişaha meydan okuyuşuyla bilinmiştir. Yaşadığı dönemin olaylarını, cenklerini şiirleştirmiş, günümüze birden fazla kahramanlık türküsü bırakmıştır. Dadaloğlu’nu yaşatan şey, dağlardan beslendiği cenkler ve yiğitlik söylemleridir. Daha sonra zorunlu tutulan yerleşim şartları onu derinden yaralamış, bir türlü dağlardan kopamamıştır. Nitekim yaşamının sonlarına doğru tekrar dağlara dönmüş ve kısa bir zaman sonra burada ölmüştür.

 

Dadaloğlu şiirlerinde o günün şartlarını, toplumun yapısını ve yaşananları kendi duygularıyla harmanlamış sade bir dil kullanarak, unutulmayan sanat eserleri ortaya koymuştur. Halkın acılarını, özlemlerini, aşklarını elinde sazıyla bestelemiş, onların düşüncelerine ses olmuştur. Ozan sadece cenk şairi değil, bütün güzelliklere vurgun bir aşk şairidir de. Güneydeki halkın hikâyelerini, deyişlerini ve törelerini yörenin üslubuyla dile getirmiş, tabiata olan sevgisi sazında hayat bulmuştur.

 

 

 

Dadaloğlu Şiirleri

 

 

 

 

DADALOĞLU

 

N’olaydı da Kozanoğlu’m n’olaydı

Sen ölmeden bana ecel geleydi

Bir çıkımlık canımı da alaydı

Böyle rüsvay olmasaydık cihanda

 

Neyledik de Hakka büyük söyledik

Ne akılla kahbeleri dinledik

Cahil idik n’ettiğimiz bilmedik

Aciz çıktı bak adımız her yanda

 

Beğim gelir arkasından bin atlı

Cümlesi de sanki kuştur kanatlı

Ölürsek derdimiz olur bin katlı

Yâr yetimi kalır mıydı meydanda

 

Derviş Paşa gayri kına yakınsın

Böbür böbür dört bir yana bakınsın

Emme bizden gece gündüz sakınsın

Öç alırız ilk fırsatı bulanda

 

Dadaloğlu söyler size adını

Şimdiden yok bilsin hasım kendini

Bağlasalar parçalarım bendimi

Yatacağım bilsem bile zindanda

 

 

 

 

KALKTI GÖÇ EYLEDİ AVŞAR İLLERİ

 

Kalktı göç eyledi Avşar elleri

Ağır ağır giden eller bizimdir

Arap atlar yakın eyler ırağı

Yüce dağdan aşan yollar bizimdir

 

Belimizde kılıcımız kirmanı

Taşı deler mızrağımız temreni

Sultan hakkımızda etmiş fermanı

Ferman padişahın dağlar bizimdir

 

Dadaloğlu’m yarın kavga kurulur

Öter tüfek davlumbazlar vurulur

Nice kocyiğitler yere serilir

Ölen ölür kalan sağlar bizimdir

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız