CEM SULTAN

0
270

(1459- 1495)

Cem Sultan, Fatih Sultan Mehmed’in küçük oğludur. 1459 yılında doğdu. Annesi Çiçek Hatun’dur. İlk terbiyesini saray hocalarından aldı. Beş yaşına gelince, bir hocaya verilerek Kastamonu sancakbeyliğine gönderildi. Eğitim ve öğrenimine burada devam etti. Fatih Sultan Mehmed, büyük oğlu Mustafa’nın vefatı üzerine Cem’i Karaman eyaletine gönderdi. Cem Sultan Konya’da kaldığı müddet zarfında, tahsilinin yanı sıra ata binmek ve her türlü silâhları kullanmakta büyük bir maharet kazandı.

 

Mısır Seferine çıktığı tahmin edilen Fatih Sultan Mehmed Gebze’de hastalanarak vefât edince, babasının yerine tahta çıkan II. Bayezid’e kardeşi Cem Sultan muhâlefet etti. 28 Mayıs’ta yapılan savaşı kazanan Cem Sultan Bursa’da padişahlığını ilan etti. Kendi adına hutbe okutarak para bastırdı. Çok geçmeden Sultan II. Bayezid’e bir mektup gönderen Cem Sultan, Osmanlı topraklarını eşit olarak paylaşmayı teklif etti. Kabul edilemeyecek bu teklif karşısında harekete geçen Sultan II. Bayezid, ordusuyla birlikte Cem Sultan’ın üzerine yürüdü. Savaşı kaybeden Cem Sultan, yanına ailesini de alarak Kahire’ye doğru yola çıktı.

 

Oradan Mekke’ye geçen Cem Sultan hac farizasını yerine getirdi. Karaman beyi olan Kasım Beyin tahriklerine kayıtsız kalamayan Cem Sultan II. Beyazid’e karşı tekrar harekete geçti. Onun Kudüs’te oturmasını teklif eden Sultan II. Bayezid’e karşılık Cem Sultan, Osmanlı topraklarında hâkim olacağı bir bölgenin kendisine tahsis edilmesinde ısrar ediyordu.

Konya’yı kuşattı. Ancak başarılı olamadı. Mısıra tekrar dönmeyi amaçlayan Cem Sultan, bütün yolların tutulduğu haberini aldı. Bu sırada Rodos şövalyelerinden Pierre d’Aubusson Cem Sultanı Rodos’a davet etti. Rodos’a giden Cem Sultan, yapılan antlaşma gereğince istediği zaman adadan ayrılacağını düşünüyordu. Ancak sahtekâr şövalyeler buna hiçbir zaman izin vermediler ve Cem Sultan esir hayatı yaşamaya başladı. Cem Sultan’ın Rodos şövalyelerinin eline düşmesi, hem kendisi hem de Osmanlı tarihi için talihsiz bir olay olmuştur.

 

Cem Sultan daha sonra, Fransa’ya gönderildi. Cem Sultan’ın Fransa’dan başka bir ülkenin eline geçmesini Osmanlı Devleti açısından sakıncalı gören Sultan II. Bayezid, Fransa’ya bir elçi göndererek Cem Sultan’ın Fransa’da tutulmasını istedi. Cem Sultan’ı kullanmak isteyen Papa VIII.Innocent, Osmanlılara karşı bir haçlı seferi düzenlenmesini istiyordu. Ancak bunda başarılı olamayınca Cem Sultan’a Hıristiyan olma teklifinde bulundu. Buna karşılık Cem Sultan ona şöyle cevap verdi: “Değil Osmanlı Saltanatı, hatta bütün dünyanın padişahlığını verseniz dinimi değiştirmem”. Cem Sultan’ın bakım masrafları için Papa, Sultan II. Bayezid’den yılda 40.000 altından fazla para kopartmayı başarmış, Cem Sultan’ı serbest bırakma tehditleriyle de Osmanlı fetihlerini durdurmuştu.

 

Rumeli’den tekrar Osmanlı topraklarına gelmek isteyen Cem Sultan, 13 yıl esir hayatı yaşadı. En son Papa’nın elinden Fransız Kralı tarafından kurtarılmış, ancak büyük bir ihtimalle zehirlendiği için bir hafta içinde 25 Şubat 1495’de vefat etmiştir. Vefatından 4 yıl sonra Cem Sultan’ın cenazesi Osmanlı topraklarına getirilerek Bursa’da kardeşi Şehzade Mustafa’nın yanına gömüldü. Böylece yıllar süren macerası sona erdi ve en azından cenazesi kendi topraklarına defnedildi.

 

 

Cem Sultan, abisi Sultan II. Bayezid’e yazdığı bir şiirinde ona şöyle seslenir:

 

“Sen bister-i gülde yatasın şevk ile handan,

Ben kül döşenem külhan-ı mihnette sebeb ne”

 

(Sen gül döşenmiş yatakta neşeyle gülerek yatarken,

ben zahmet ve eziyet içinde küle batayım, neden)

 

Sultan İkinci Bayezid ise ona şöyle cevap verir:

 

“Çün rüz-i ezel kısmet olunmuş bize devlet,

Takdire rıza vermeyesin böyle sebeb ne,

Haccacü’l-Haremeynüm deyüben da’va kılarsun,

Ya saltanat-i dünyeviye bunca taleb ne”

 

(Bize ezelden saltanat kısmet imiş,

sen ise kadere rıza göstermedin buna sebep ne,

Hacca gittin kendini temizlemek davasına düştün,

peki dünya saltanatı için bunca hırs niye”

 

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız