AHMED MİTHAT EFENDİ

0
330

 

(1844-1912)

Ahmed Mithat Efendi, devrin büyük gazetecisidir. II. Abdülhamid zamanında yazdığı romanlar ve yazılarla ün kazandı. 1844 yılında İstanbul’un Tophane semtinde doğdu. Babasını çok küçük yaşlarda kaybetti. Çocuk yaşta çalışmaya başladı. Çocukluğu ve gençliği sıkıntılar içinde geçti. Bir ara Mısır Çarşısında aktar çıraklığı da yapan Ahmed Midhat, Taşhane’deki Sıbyan Mektebinde ve bir müddet de Rüşdiyede okudu. Rüşdiyeyi Niş’te tamamladıktan sonra Rusçuk’a bir devlet dairesine memur olarak atandı.

 

Çalıştığı dönemde Fransızcayı öğrendi ve bu nedenle Tuna Vâlisi Mithat Paşa’nın takdirini kazandı. Bunun üzerine asıl adı olan Ahmed’in yanına Mithat da eklenerek, bu şekilde anılmaya başlandı. Midhat Paşa tarafından vilayette çıkarılan Tuna Gazetesinin başyazarlığına getirildi. Bu gazetede kendini yetiştiren Ahmed Midhat Efendi, Bağdat’ta bulunduğu sırada da Zevra Gazetesini kurdu. Bu gazetede iki yıl çalıştı. Bağdat’ta hem gazete yönetmenliği yaptı hem de sanat okulu öğrencileri için ders kitabı hazırladı.

 

Ahmed Mithat Efendi, ailevî sebeplerden dönmek zorunda kaldığı İstanbul’da evinde kendi matbaasını kurdu ve eserlerini bastırdı. Çıkardığı Dağarcık adlı dergide yazılarını yayınlamaya başladı. Ceride-i Askeriyye Gazetesinin başyazarlığını yaptı. Dergide çıkan bir yazısından dolayı Namık Kemal ve Ebüzziya Tevfik ile birlikte Rodos’a gönderildi. Sultan Abdülaziz’in ölmesi üzerine İstanbul’a geri döndü ve tekrar gazeteciliğe başladı.

 

Ahmed Mithat Efendi, Üss-i İnkılab adlı eseri ile Sultan II. Abdülhamid Hanın takdirlerini kazandı ve Matbaa-i Amirenin ve Takvim-i Vekayi Gazetesinin müdürlüklerine getirildi. Ona en büyük ün sağlayan çalışması ise 1878 yılında yayınlamaya başladığı Tercüman-ı Hakikat Gazetesidir. Ahmed Mithat Efendi Avrupa’da toplanan şarkiyatçılar kongresinde Türkiye’yi temsil etti. Bu görev dolayısıyla üç ay kadar Avrupa’da kaldı ve bir çok yeri dolaştı. Görüp incelediklerini Avrupa’da bir Cevelan adındaki kitabında anlattı. Ahmed Mithat Efendi, İstanbul Darülfünunu Tarih öğretmenliğine tayin edildi ve burada bir süre pedagoji okuttu. Tekrar yazı yazmak istediyse de, zamanın değişmesine ayak uyduramadığından yazamadı. 28 Aralık 1912’de nöbetçi olduğu okulda kalp sektesinden yaşamını yitirdi.

 

Ahmed Midhat Efendi’nin yazıları belli bir alan içinde kalmadı. Nesir çeşitleri olan hikaye, roman, seyahat, hatıra ve tiyatro dallarında bir çok yazı yazdı ve eserler verdi. Ayrıca tarih, felsefe, din, biyoloji, coğrafya, astronomi, fizik, iktisat alanında da bir çok eser ve tercümeleri vardır. Edebiyatımıza iki yüze yakın eser kazandırdı. İlk roman ve hikaye yazarlarımızdan olan Ahmed Midhat Efendi, bu iki tür arasında pek ayrılık gözetmemiştir. Aynı zamanda halk romancısı olarak da isim yapan Ahmed Midhat, halkın seviyesine inmeyi başardı. Romanlarını, ilgi çekici, ders verici ve eğlendirici özellikte olmasına dikkat ederek yazmış, yer yer kendisini ortaya koyarak öğütler vermiştir. Romanlarında geçen olayları daha çok kendi zamanından seçmiştir. Bununla beraber tarihi ve gelenekle ilgili romanları da vardır.

 

Eserlerinden bazıları: Parlamento Rezaletleri, Hasan Mellah,, Hüseyin Fellah, Pariste Bir Türk, Üss-i İnkılab, Henüz On Yedi Yaşında, Dürdane Hanım, Gönüllü, Jön Türk.

 

 

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız