Kitap tavsiyeleri

0
345

Bilgi de sevgi ve mutluluk gibi paylaştıkça çoğalmaz mı? Kitaplar öylesine kutsallar ki, paylaştıkça çoğalıp beynimizi ve ruhumuzu doyuruyor. O zaman okumaya devam!

Buyurun kitap önerilerime,

Kitap Adı: Aziz Dullar, Yazar: Ingrid Noll

Genç yaşta dul kalmış iki kadının “sıradan” gibi görünüp “sıra dışı” olan hayatları, “Aziz Dullar” romanında ustalıkla işlenmiş. Ingrid Noll’un bu romanında, Maja ve Cora adlı iki Alman karakter neler yaşamıyor ki! Cinayet tanığı olmaktan, cinayette parmakları olmaya; hırsızlıktan, uyuşturucuya kadar her şeye bulaşan bu kadınların maceraları okuyucuyu sararken, “Yok artık!” nidaları da sayfalara güzel bir fon oluyor.

Kitap Adı: Işığı Arayanların Karanlık Yanı, Yazar: Debbie Ford

Karşımızdaki insanın bir özelliğini neden sevmeyiz? Örneğin “O, çok tembel olduğu için onu sevmiyorum” şeklinde bir cevap verdiğimizde, kendimizin tembel bir veçhesi olduğu için karşımızdakini sevmediğimizi anlıyoruz. İnsan evladı, kendinde olan ve beğenmediği, sıkı sıkı ört bas etmek istediği özelliklerini bir başkasında gördüğünde o insana karşı negatif duygular besleyebiliyor.

Debbie Ford, “Işığı Arayanların Karanlık Yanı” adlı kitabında danışanlarıyla yaşadıklarını da örnekleyerek, insanın insana ayna vazifesi yaptığını akıcı bir dille anlatmış.

Her bölüm sonunda, okuyucuya kendini sınatan alıştırmalar da bu kitabın okunması için güzel bir neden.

Kitap Adı: Devrim Ayetleri, Yazar: Eren Erdem

Kitap kapağına baktığımızda başlığın altında bir cümle ile karşılaşıyoruz: “Egemenlerin İslam’ı Değil Ezilenlerin İslam’ı”. Kitabı neredeyse tamamen özetleyen bir cümle olduğunu son sayfayı da okuduktan sonra anlıyorsunuz.

Eren Erdem, “Devrim Ayetleri” adlı kitabında Kuran’ı Kerim’i yorumlarken, ayetlere ve hadislere atıfta bulunup, kelime kelime açıklayarak, aslında İslam’ın Devrim niteliğinde bir din olduğunu ve anti kapitalist bir yapıda olduğunu belirtiyor.

Tüm kulların eşit yaratıldığı ve Allah’ın tüm kaynaklarını eşit olarak kullanmaları gerektiğini belirtirken, Hz. Ali’nin pazarda gezerken bir satıcının iki ayrı hurmayı ayrı fiyatlandırmayla sattığını görüp tezgahı dağıtırken, “Sen utanmıyor musun Allah’ın kullarını sınıflandırmaya? Hepsini karıştırıp tek fiyattan satacaksın, herkes rızkını yiyecek” diye bağırması şeklinde örnekle de İslam’ın ne kadar eşitlikçi bir din olduğunu belirtiyor. (Sf. 170)

Maun Suresi’ne sık sık atıfta bulunan kitapta, okuyucuyu farklı bir yorum bekliyor.

“Dini yalan sayanı gördün mü?

Odur yetimi itip kakan, yoksulu – miskini doyurmaya özendirmeyen.

Yazıklar olsun onun kıldığı namazlara ki.

Kıldığı namazdan gafildir.

En ufak bir yardımı bile esirger…”

Eren Erdem, eserinde sadece “dini vecibeler” yerine getirilerek dinin yaşanmayacağını, dinin ancak diğer kulların hakkına saygılı olup eşitlikçi olarak yaşanacağını belirtiyor.

Okumaya ve paylaşmaya devam!

 

*

Seren Muyan

serenuyan@gmail.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız