İngilizcede Temel Kavramlar PDF  Array Yazdır Array  E-posta

İngilizcede Temel Kavramlar

Aşağıda halihazırda İngilizce öğrenmekte olanlar için yararlı olacağına inandığım bazı bilgiler yer almaktadır. Bunlar İngilizce eğitim hayatınızda size kolaylık sağlayacak ve öğrenmekte olduğunuz konuları daha net analiz etmenize yardımcı olacaktır.

Sizlere yararlı olması inancımla,


Erhan SARIOĞLU


1. İngilizcede Ana Cümle Formülü

İngilizcede istisnai durumlar dışında hiçbir şart ve konumda cümle yapısında oynama yapamazsınız. Yani cümle içinde kelimelerin yerlerini Türkçede olduğu gibi değiştirerek devrik cümleler elde edemezsiniz. Bu da İngilizce öğrenenler için inanılmaz kolaylıklar sağlayarak her şeyin matematik mantığı içinde kalmasına yol açar.

İngilizce bir cümle yapılırken ;


ÖZNE + YÜKLEM  +  NESNE  +  BELİRTEÇ   +  YER    +   ZAMAN
Kim                           Neyi            Nasıl         Nerede    Ne zaman

sıralaması uygulanır. Örneğin ;

Tom bahçede masayı bir fırça ile saatlerce temizledi                cümlesi


Tom temizledi masayı bir fırça ile bahçede saatlerce mantığı ile yapılır
Ö        Y            N            B               Y             Z

Yüklem = temizledi
Kim = Tom
Neyi = masayı
Nasıl = bir fırça ile
Nerede = bahçede
Ne zaman = saatlerce

temizliyor
temizleyecek
Tom temizliyordu masayı bir fırça ile bahçede saatlerce
temizleyebilir
temizlemeli


İngilizce içinde bir cümlenin yüklemi değişmesine rağmen malzeme olarak adlandıracağımız cümlenin sabitleri değişmemektedir. Yani cümle standardı her konumda aynıdır ve tek formüle göre yapılır.


2. İngilizcede Eklerin Kullanım Mantığı

Bir ikinci nokta da, İngilizce içinde Türkçede olduğu gibi kelimelerin sonuna gelen ekler yoktur. Başka bir ifade ile kelimeler daima yalın haldedir. Biz bu takıları Türkçeye çevirirken dolgu malzemesi olarak kulağa hoş geldiği şekilde sonradan kendimiz ekleriz. Türk insanının en çok zorlandığı konu da burasıdır. Hep kelime aralarına bir şeyler ekleme ihtiyacı hisseder. Oysa yaptığı şey olmayanı koyma çabasıdır.

baba-cığım                          =             benim baba
gide-cegini                          =             gidecek
sev-diğimi                           =             seviyorum
hasta olduğumuzu            =             hastayız

Sizi biraz daha aydınlatabilmek için aşağıda
ingilizce örnekler verilmiştir. Lütfen dikkatlice inceleyiniz.

Give me.                  Bana ver.                      
me  =   bana

Take me.                 Beni götür.                    
me   =   beni

I like her.                 Ondan hoşlanıyorum.     
her  =   ondan          “from gelmez.”

I hate you.               Senden nefret ediyorum.  
you  =   senden        “from gelmez.”

I will paint the wall.    Duvarı boyayacağım.       
the wall  =   duvarı

Don’t touch the wall.   Duvara dokunma.           
the wall  =   duvara    “to gelmez.”

3. İngilizcede Fiillerin Diziliş Mantığı

İngilizce bir cümle yapılırken eğer cümlede birden fazla fiil varsa, bir cümlede sadece tek yüklem olur kuralı gereği yüklemden sonra gelen tüm fiiller Türkçe çevirilerindeki eklere bakılmaksızın hep mastar olmak zorundadır. ( Yapısal istisnalar haricinde.)

S  V yüklem + mastar( to V ) + Nesne +  Belirteç  +  Yer  +  Zaman

Eğer cümlede bir yüklem varsa ve " yüzmek, yüzmeyi, yüzmeye, yüzmek için, yüzmekten, yüzecek ..." kelimeleri, cümle içinde ikinci veya çokuncu fiil olarak kullanılacaklarsa, ingilizce cümle dizilişi içinde hep mastar yani " to swim " olarak yer alırlar. Bizlerse kelime sonlarına ingilizcede olmayan " -yi, -ye, -için, -mekten, -ecek " gibi ekleri koymaya çalışarak ingilizce içinde anlamsız cümleler ortaya çıkartırız.

yüzmek          =   to swim         yüzmek istiyorum.
yüzmeyi         =   to swim         yüzmeyi seviyorum.
yüzmeye        =   to swim         yüzmeye çalış.
yüzmek için    =   to swim         yüzmek için hazırım.
yüzmekten     =   to swim         yüzmekten nefret ederim.
yüzecek         =   to swim         yüzecek zamanım yok.

I want to swim Yüzmek istiyorum.                  
to swim  =   yüzmek

I like to swim. Yüzmeyi seviyorum.                
to swim  =   yüzmeyi

Try to swim. Yüzmeye çalış.                       
to swim  =   yüzmeye

I am ready to swim. Yüzmek için hazırım.               
to swim  =   yüzmek için

I hate to swim. Yüzmekten nefret ediyorum.    
to swim  =   yüzmekten

I don’t have time to swim.  Yüzecek zamanım yok.            
to swim  =   yüzecek 


AddThis Social Bookmark Button
Yorumlar
Yeni Ekle
+/-
Yorum yaz
E-posta:
 
 
:angry::0:confused::cheer:B):evil::silly::dry::lol::kiss::D:pinch:
:(:shock::X:side::):P:unsure::woohoo::huh::whistle:;):s
 
Ltfen resimdeki gvenlik kodunu giriniz.

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
RocketTheme Joomla Templates