Anlatacaklarım Var Sana

0
176

Bu kitabı öğrencilerime yazmaktayım. On sekiz yıldır Milli Eğitim Bakanlığında İngilizce öğretmenliği yapıyorum. Öğretmenliğin sadece öğretmek olmadığını hep bildim.Eğitim de görevimizin yarı paydası ama yetersiz kalır tanımlamamda. Çünkü biz öğretmenler devletin şefkatli, merhametli, güvenli kollarıyız. Her gün çocukların ve gençlerin yanında onlara ışık oluyor, yol gösteriyor ve onları koruyoruz.

Öğrencilere aslında yalnız olmadıklarını, hayatlarının hatırı sayılır zamanlarını geçirdikleri okullarının bir yuva olduğunu ve bu yuvanın kendilerini tanıyacakları, hayallerini gerçekleştirebilecekleri tek güvenli ve doğru adres olduğunu anlatmalıydım.

On sekiz yılda dokunduğum kalplerin yansıması büyüdü. Vatanıma ve milletime hizmetimi gönülden yapan bir öğretmen olarak birikimimi daha fazla çocukla paylaşma sorumluluğum var. Çünkü ben devletin öğretmeniyim, bu açıdan bakarsanız ben Kars’taki Fatma’nın, Trabzon’daki  Zeki’nin de öğretmeniyim.  Beş yüz kişilik okulda dersine hiç girmemiş olsam, hiç tanışmamış olsak da bir şekilde mutsuz, huzursuz, kaybolmuş çocuklarla buluşuruz.  Öyle ise neden sınırları aşıp, ihtiyacı olan tüm çocuklarla buluşmayayım?

Beni bu yolculuğumda maddi ve manevi destekleyecek gönüllü kişilere ve kurumlara ulaşabilirsem geniş kitleye dokunmuş olurum.

Ayrıca devletin öğretmeni olarak Milli Eğitim Bakanlığının beni desteklemesi durumunda öğrencilere yazılmış bu kitap okullara tavsiye edilebilir böylece öğretmenler de öğrencilerini okumaları için teşvik edebilir.

Bu kitapla birlikte şehirleri gezip, fiziksel olarak öğrencilerimle kucaklaşmak diğer bir hedefim. İşte tam da bu hedef beni cesaretlendiriyor.

Bu kitap bir farkındalık kazandırma kitabı;

Çünkü sen çok özelsin

Çünkü sen çok değerlisin

Çünkü sen teksin ve kendin oldukça güzelsin

Nereden geldiğin önemsiz, nereye varacağını bil yeter

İşte bu sebeple Anlatacaklarım var sana

Bahanelerini bırak, destek yanı başında…

‘Anlatacaklarım Var Sana’

Öğrencilerimle hikâyeleştirilmiş yaşadıklarımı, kendi okul maceralarımı, başarısızlıklarımı onlardan aldığım gücü ve başarıya ulaşma sürecimi, kendi öğretmenlerimi anlatıyorum.

Aslında şimdi onların çok şanslı olduklarını, her türlü imkana sahip olsalar da bahanelerinin onları bu farkındalıktan alı koyduğunu göstermek için öğrencilerimle yaşadığım gerçek olay ve durumları örneklendiriyorum.

Kalplerini sonuna kadar açmalarını, hayallerinin peşinden gitmeleri için gereken cesareti ve zarif gücü veriyorum.

Kendilerini, yeteneklerini keşfetmeleri için destek veriyorum ve bunu nasıl yapacaklarını anlatıyorum. Çünkü öğretmen akıl veren değil yol gösterendir.

Annelerini ve babalarını başka bir bakış açısından anlatıyorum.

Ama en temelde yine hikayelerimden yola çıkarak, örneklemelerle aslında ‘ bahaneci olduklarını’ anlatıyorum.

On sekiz yılda her çeşit çocukla çalıştım. Bana ilham veren hep engeli olan, öğrenci güçlüğü yaşayan öğrencilerim olmuştur.  Ve diyorum ki;

‘Senin tek engelin bahanelerin, gözlerine inen bir perde misali ve sana sunulan fırsatları kullanmazsan, kendi başına fırsat yaratmak zorunda kalacaksın’

Bu uyarıdan yola çıkarak bahanelerini bırakmak için yapmaları gerekenleri ve bıraktıklarında yaşayacaklarını anlatıyorum.

Ve ‘zarif güç’ ile birlikte iyi insan nasıl olunuru anlatıyorum.

 

Ayşegül Kuşçu

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız