BİLİSİZLİĞİN EMİ BİLGELİKTİR / Şiir

0
237

cahil, cahil olduğunu bilmez ki

ki  bilirse ona cahil denilmez ki

 

İnsanı insan yapan düşünmektir

Düşünmek ise farkı fark etmektir

 

Hayatta en büyük felaket

Ne kör ne topal ne de şu bu olmaktır

Hayatta en büyük felaket

Aklı olduğu halde akletmemektir

 

İnsan için en büyük mutluluk düşünmektir

Düşünmek ise sorun çözmektir

 

Akıl ki bilene en güzel armağandır

İnsan ki her gün yeniden doğandır

 

Cahil odur ki kendi aklına hain olandır

Hain ise azabı seçtiğinden bi haber olandır

 

hey arkadaş, hele bir dur, şöyle bir düşün

düşün ki bu alemden nice binler gelip geçmiş

ve fakat insanlara yararlı bir şeyler bırakanlar

sanki gür saçlar içinde tek bir tel gibi kalmış

 

cahil için yeni bir şey aramaya gerek yoktur

çünkü onlar bulunacakları çoktan bulmuştur

 

sen ki hakikatı gündüz gece ara dur

oku, pür dikkat gözle, anlamaya çalış

canını dişine tak, alın terleri, akıl terleri dök

ve bu yolda yorulacağın kadar yorul

bildikçe bilmediklerin çoğalıp dursun

yani istediğin kadar düşün, anlamaya çalış

ama onlar ki şöyle bir bakmaya görsünler
röntgene, mikroskopa, hatta teleskopa ne gerek var

onlar ki bir bakışta ciğerlerde olup biteni

ve de beyinlerden gelip geçeni “şıp” diye bilirler

bir bu kadar mı?

değil, değil tabii

bir de gaipleri bile bilirler

ola ki bilemediler, o zaman efendileri bilirler

 

bak arkadaş, bak ya

o koca bilge adam, ne demiş?

Ne mi demiş?

“bildiğim bir şey varsa, o da hiçbir şey bilmediğim”

Evet, aynen böyle demiş

Öyledir, insan bildikçe bilmemenin açlığını duymalı

anladıkça cahilliğinin sırıttığını görmeli

Ve zaman geçtikçe de eksikliğini anlamalı

bilenler bilir ki “kesin doğru” olmaz

kesin gibi görünen şeyler, şimdilik doğrudur

evet, bu böyledir

onlar ki tam bir düş gezginleridir

onlar ki bildiklerinden pek de emindirler

onlara iyi, çok iyi bak, ibret al ve çok düşün

onlar ki bir bu dünyayı değil, öteyi de çok iyi bilirler

sanki gidip de gelmişler gibi, pek de iyi bilirler

 

onlar ki içlerine doğan  her şeyden emindirler

bir de atalarından duyduklarından oldukça emindirler

mesela onlar için bir çocuk çok çocuk olmuş ne fark eder ki
“doğurdum saldım çayıra, varsın mevlam kayıra”

gelecek melecek, o da ne ki?
önemli olan kafadaki süregelen düzendir

bundan gayrisi boştur yani laf-ı güzaftır

 

onlar ki yaşadıklarından her daim rahattırlar

yani rahat ve asudedirler

her daim leylim leydirler
aşk mı, geç onu bunu

sen, sen ol, işine gücüne bak

aşk maşk karın marın doyurmaz

sen, sen ol, işine gücüne bak

 

ben ki

bütün bunlara, evet bütün bunlara

boşver, aldırma gitsin diyemem ki

herkes yapıp ettiklerinin bir sonucudur diyemem ki

onlar ki akıllarıyla oynanmış bi çarelerdir

onlar ki yanlış rehberlerin çarptıkları çarpılmışlardır

onlar ki kendi kendilerine yetmeyen yetimlerdir

hey arkadaş

şimdi, şöyle bir güzel beni dinle

hastane kapılarında hemen hep onlardır
en çok kader kurbanları onlardır ve zindan yolları onlara aittir
hele de şu kahvehaneler onlar için sanki birer sağaltım yeridir
izbe sokaklar da, parklar da, köprüaltları da en çok onlara aittir
evlerinde ama en çok da evlerinde birbirlerine karşı hasım ve cehennemdir
“kahpe felek, ah be kader, hayat işte!” diye diye tükenip gidenler onlardır
ne yaparsan yap “at ile avrat yiğidin bahtınadır !”diye sızlananlar hep onlardır
onlar için “allah yürü ya kulum!” demese bundan gerisi boştur
var ise bir kuru ekmek, bir tas su, bu alem de olmak pek de hoştur
onlar ki her bir şeyi tam tamamına bilirler
üstelik de bilmediklerini de bilirler

hey gidi arkadaşım hey!
olur da ancak bu kadar olur
onlar ki iman edip kutsadıkları kitabı bile bilmeden ölüp ölüp gidenlerdir
ama din ve kutsal hakkında bilmedikleri de olmayanlardır
her gün soludukları anayasanın bir maddesini bile bilmeyenlerdir
ve fakat oylamaya giderken birbirlerine mırın kırım edip gidenlerdir
onlar ki bilmedikleri hiç bir şey yoktur
her zaman her yerde kafaları bi hoştur

hey gidi dostum hey!
onlar ki bir ömür boyu yaşayacakları

yaşayacakları eşlerini, işlerini çoğu kez kendileri seçmezler
hele de bazıları var ki

eşlerinin gözlerinin rengini bile bilmeden ölüp giderler
hatta en çok duydukları adlarının anlamını bile bilmeden ölüp giderler

hey gidi arkadaşım hey!
onlar için gerçeği bilmek, bilgelik belleklerine bir koca yüktür
hemen her konu da vehmedip atıp tutmak bir doyumsuz hazdır
hele de bir tek ölümlüye bağlanıp kalmak en garantili imandır
en çok ağlayanların ve de bağıranların adamı olmak adamlıktır
yattı balık yan gider, böyle gelmiş böyle gider, en büyük tesellidir

onların ki en büyük temel felsefeleri

her kim ne derse desin, aman aldırma gitsin
bu dünyada en güzel şey acıkıp acıkıp da yemek yemektir

bekar kalıp kalıp da sevişmektir

ve de sıkışıp sıkışıp keneflere gidip boşalmaktır
yani bir yandan dolup bir yandan boşalmaktır
onlar için güzelin en güzeli

“iç bade, sev güzel, var ise aklı şuurun

dünya var imiş, yok imiş ne umurun. ”
bilimmiş, milimmiş, geç onu bunu aldırma

şu gel geç dünyada ona da, buna da aldırma
sen ki uy gitsin kalabalıklara, uy gitsin

uy ki hayat hep akıp gitsin, gönlün rahat etsin

 

hey arkadaş, sözün özü şudur!

bu böyle gelmiş ama böyle gitmez diyebilmektir

insan gerçekten iyinin ne olduğunu anlamışsa iyi olur

iyi olmanın ölçütü elden geldiğince iyilikler yapmaktır

yapıp ettiğin ve yapıp edeceğin iyiliklere iyimser bakmaktır

bilgelikle iyi olmak mutluluğun en baş yakıtıdır

yakıtıdır ve herkes yapıp ettiğinin karşılığıdır

*

Ekmel Ali OKUR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız