Ne Zaman Küçüldük?

0
108

Uçurtmamın kuyruğuna tutunup, çıkmaya çalıştım gökyüzüne. Yüklerim ağır geldi; çıkamadım…

 

Nasıldı hafif olmak, hiç yaşamış mıydım?

Eskiden de gülmeye çekinir miydim sokaklarda, tasasız oldum mu hiç?

Koştum mu hiç etrafımda birileri var mı diye bakmadan… yoksa hep böyle çekingen miydi adımlarım?

Kaçar oldu kuşlar; ne zamandan beri bir canlıya korkunç görünmeye başladım?

Çocuktum ben… siz, biz, hepimiz… kocaman bir çocuktuk.

Gökkuşağının altından geçebilecek kadar uzunduk.

Ayaklarımız kelebeklere yetişecek kadar büyüktü.

Avuçlarımız kâinata değecek kadar geniş…

Kulaklarımız yaşamı duyacak kadar hassas…

Kuşlarla oynaşacak kadar sevimliydik, gökyüzünde süzülecek kadar hafif…

Ne zamanki adımlarımız büyüdü, ulaşabileceğimiz yerler azaldı.

Ne zamanki boy attık, avcumuzdaki yıldızlar hızla uzaklaştı.

Kalemlerimiz gibi hayallerimiz de griye boyandı…

Büyüdük derken, küçüldük işte… Ne zaman ki önemli biri olduğumuzu zannettik, işte o an minicik kaldık…

Uçsuz bucaksız dünyasında bir çocuğun, yeniden kendimizi bulmalı belki de… Kimi zaman bulutlara yükselip, kimi zaman misafir olmalı köstebek evlerine…

Kimi zaman suların içinde yakalamalı masum neşemizi, kimi zaman bir kedinin gözlerinde…

Belki boyalar alıp avuçlarımıza, bir çocuğun hayallerinde canlanmalı rengarenk.

Belki bir salıncağa sığdırmalı dünyalara sığamayan varlığımızı.

Yükselen sesimizi kısıp; huzur veren, dinlendiren olmalı.

Ve büyüklüğümüzü küçültüp, küçük yüreklerde hep büyük kalmalı.

*

Gonca Anıl

goncanil@gmail.com


 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı yazınız